Rahatına düşkün olanların, yaşamın diğer şeylerinde olduğu gibi, sözcük ve düşünceleri de sonuna kadar kullanma alışkanlıkları olduğundan, bir an düşündükten sonra tekrar etti: “Çenesi öyle düşük ki.”
ben şimdi, unutulmuş olanda unutulmaz olanı yazmak, görünür olanda görünmeyeni kaydetmek istediğim için, genç insanların umudu ve yaşlanmış olanların bütün umutsuzluğuyla, olup bitenin ve halen olmakta olanın anlamını, geç olmadan yakalamak istiyorum.
İnsanoğlu sürekli değişmektedir:
Saçları, eti, kemiği, kanı, bütün bedeni, bir yandan yenileşir, bir yandan ölür. Yalnız beden değil, can da değişir. Tabiat, huy, inanışlar, arzular, zevkler, dertler, kaygılar, bunların hiçbiri kimsede aynı kalmaz, biri ölürken, bir yenisi doğar. İşin en tuhafı, bilgilerimiz bile bir yandan doğar, bir yandan ölür, bilgi bakımından da hiç aynı kalmayıp hep değişir bildiklerimiz.