“Yüce dağ başından aşırdın beni neydem neydem yâr beni
Tükenmez dertlere düşürdün beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Madem soysuz gönlün bende yok idi neydem neydem yok idi”
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Nazım Hikmet Ran
“Ansızın yüreğine çöreklenen ona yabancı çok tuhaf bir duyguyla sarsıldı; bir okun insan etini delip geçmesi gibi bir şeydi bu sanki. Belki de bedenine isabet eden yüzlerce okla delik deşik olmak, acı içinde şuurun açık, ama ölmeden saatlerce yatıp kalmak gibi.”