Feuerbach’ın o dönemdeki devrimci iddiasına göre tüm tanrılar insan yaratıları, insanın kusursuzluk anlayışının yansımalarıydı —kabaca bir ifadeyle “rol modelleri”ydi.
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Young
“Doğaüstü dünya kuruntusuna” saldırarak bu kuruntunun “insanlığı doğal dünya karşısında yanlış bir konuma götürdüğünü” iddia eder: Metafizik Hıristiyanlık, kutsal olan her şeyin mekanını doğaüstü yaparak doğal, aktüel dünyanın değerini düşürür, “tanrısallıktan uzaklaştırır”. Hıristiyanlığın bu şekilde çok “yanlış anlaşılması” “halkların çocukluğunun” ürünü olan naif bir durumdur, çünkü “Tanrı'nın insan olması insanın saadeti ebediyette değil dünyada araması gerektiğini gösterir sadece”. Ardından Fritz (Nietzsche) şöyle der: “İnsanoğlu ancak şüphe ve mücadele yükünü taşıyarak insanlığına ulaşabilir: dinin başlangıcını, ortasını ve sonunu kendi içinde tanır.”
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Young
Gerçek İsa ahlak öğretmeniydi, daha ziyade Buda'ya benziyordu ki Buda da evrensel ve koşulsuz sevgiyle bir içsel barış haline ulaşmayı öğretiyordu. Hiç metafizik inancı yoktu –“cennetin” doğaüstü ölüm-sonrası bir menzile dönüşmesi İsa'nın öğretilerinin Aziz Pavlus tarafından saptırılmasından kaynaklanıyordu. Burada anlatmaya çalıştığı nokta şudur: Hıristiyan olmak sevgi ahlakını yaşama meselesidir, hayatı yöneten doğaüstü bir kuvvete inanma meselesi değildir.
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Young