B

B
“Истинно великие люди должны ощущать на свете великую грусть.” —F. D.
303 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Sofistler ve Kritisizm
“Sofistlerin en belirgin özelliklerinden biri de onların hemen her şeye karşı geliştirmiş oldukları eleştirel tavırdır. Söz konusu kritisisizm, modern ve Kantçı anlamda insanın bilgi güçlerine ilişkin bir eleştiricilikten ziyade, Yunan toplumunda o zamana dek hiçbir şekilde sorgulanmamış olan kurumlara, toplumun siyasi ve hukuksal temellerine ve dine yöneltilen bir eleştiri ve sorgulama faaliyetinden meydana gelir.”
Sayfa 69 - Say Yayınları
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İnsanlar ölümlülüğün bilinciyle yaşama bakımından eşsizdir, der Schopenhauer. Sadece insanlar günün birinde erecekleri “hiçliğin [das Nichts]” ışığında yaşarlar ki bu hiçliğin (bilhassa Hıristiyanlık sonrası çağda) “mutlak” ya da “boş” olmasından da şüphe ederler. Ölüm korkusu doğuştan gelir ve evrenseldir, biyolojik olarak programlanmış “yaşama istencimizin” öbür yüzüdür sadece. Ölümün son olmamasının teminatı her büyük dinin asıl merkezinde yatar: Hiçbir din ölümsüzlük öğretisi olmadan dünya dini statüsüne ulaşamamıştır.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Schopenhauer
Felsefe
[…] “Tanrı’nın ölümünden” kaynaklanan manevi anayurdun ıstırap verici kaybından son derece otobiyografik bir tarzda bahseder. “Tanrı nerede?” diye haykırır: “Söyleyeyim! Onu öldürdük —siz ve ben! Hepimiz [biz modern düşünürler] onun katilleriyiz. Ama … bu yeryüzü güneşini zincirlerinden kopardığımızda [biz “Kopernikçiler”] ne yapıyorduk? Yeryüzü şimdi nereye gidiyor? Biz nereye gidiyoruz? Tüm güneşlerden uzaklaşıyor muyuz? Sürekli düşmüyor müyüz? Her yöne doğru, geriye, yanlara, öne düşmüyor muyuz? Hâlâ bir yukarısı ve aşağısı var mı?”
Sayfa 128 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Nietzsche
“Ama Schopenhauer’ın kötümserlik savlarının en ilginci, başka insanlar yüzünden hiç acı çekmesek bile acı çekmenin hayatlarımızın ezici ölçüde baskın niteliği olmaya devam edeceğidir. […] Bu yüzden, diye bitirir Schopenhauer, hayat iki çile ‘kutbu’ —yoksunluk ile sıkıntı— arasında bir sarkaç gibi gider gelir.”
Sayfa 122 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe
Schopenhauer
“Dişleri ve pençeleri kanlı doğa, ancak güçlünün ve caninin hayatta kalabildiği bir yerdir (Shopenhauer Darwinciliğin önemli bazı yönlerini kırk yıl kadar önceler). Bu yüzden korku, acı ve ölüm genellikle iyilikle dolu dünyadaki tesadüfi arızalar değildir, doğanın özüne aittir. İnsan dünyasına döndüğümüzde istencin aynı büyüklükte bir lanet olduğunu görürüz. Schopenhauer bunun için birçok neden sunar. Savlarından birinde de insan olmayan hayvanların acımasız rekabetçi yaşamının insan medeniyetinde ortadan kaldırılmadığına, sadece ıslah edildiğine dikkat çeker. Sıklıkla birbirimizi öldürmüyor olsak da, bir bireyin arzularının peşine düşmesi tipik ve bilinçli olarak başkalarının arzularına zarar verir. Eskilerin de bildiği gibi, "Homo hamini lupus", "insan insanın kurdudur.”
Sayfa 122 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe