1000Kitap Logosu
Nietzsche
Nietzsche
Nietzsche

Nietzsche

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.5
57 Kişi
70
Okunma
36
Beğeni
1.750
Gösterim
968 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 27 sa. 26 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015 · Karton kapak · 9786053324485
Orijinal adı
Nietzsche - A Philosophical Biography
Dünya üzerine gelip geçmiş bütün felsefeciler arasında, "filozof", hatta "feylosof" tanımına en çok layık olanı, herhalde aslen felsefeci değil, klasik filolog olan Friedrich Nietzsche'dir (1844-1900). Üretken hayatı boyunca Hıristiyanlıkla bütünleşmiş Batı kültürüyle boğuşan Nietzsche, bu kültüre bir itirazdan ibaret olan külliyatını, kimi zaman yıkıcı ve sert, kimi zaman yumuşak ve incelikli ama her zaman çarpıcı üslubuyla kaleme almıştır. Felsefesinin temeli, ne kadar kökleşmiş olursa olsun, insanın coşkun enerjisini engelleyen her türlü öğretinin sorgulanıp ayıklanması ve bunun yerine "hayatın olumlanması"dır. Bu kapsamda Apollon-Dionysos ikiliği, güç istenci, bengi dönüş, üstinsan gibi anahtar kavramlar eşliğinde oluşturduğu felsefesinde kendini Deccal ilan edip Tanrı'nın öldüğünü ileri sürerek Zerdüşt kimliğiyle Batı kültürünü ıslah etmeye girişmiştir. Nietzsche'nin düşüncelerini döneminin bağlamına (Prusya militarizminin, Darwinci bilimin, antisemitizmin, gençlik ve özgürlük hareketlerinin yükselişi) yerleştiren elinizdeki biyografi, bahtsız filozofun hayatını bütün boyutlarıyla anlatmaktadır. Lou Salomé'ye duyduğu umutsuz aşkın kişiliği üzerindeki yakıcı etkisini dile getirmekte, kırk dört yaşında aklını yitirmesinin sebeplerini anlamaya çalışmaktadır. Ölümünün ardından düşünsel mirasına el koyan kız kardeşi tarafından çarpıtılarak Nazizme felsefi payanda haline getirilen ve bu prangadan ancak on yıllar sonra kurtulan eserlerini, bütün alt anlamlarıyla birlikte titizlikle ele alıp incelemektedir. 19-20. yüzyıl Alman felsefesi uzmanı olan yazar Profesör Julian Young, Nietzsche'nin hayatı ve felsefesine dair bugüne kadar yazılmış bu en kapsamlı biyografisinde özel bir bölümleme yapmıştır. Böylece isteyen okur Nietzsche'nin sadece hayatıyla, isteyen de sadece eserleriyle ilgili bölümleri okuyabilir. Elbette yazarın dileği, ünlü filozofun hem sarsıcı eserlerinin, hem de dokunaklı hayatının okunmasıdır.
4 mağazanın 4 ürününün ortalama fiyatı: ₺75,04
9.5
10 üzerinden
57 Puan · 7 İnceleme
Şenül Korkusuz
Nietzsche'yi inceledi.
968 syf.
·
42 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Nietzsche
Büyük bir filozof muydu yoksa amansız bir deli miydi? Hitlerin hoyrat fikirlerinin hamîsi miydi? Uzun yıllar bu sorulara yanıt aranmış, farklı cevaplar verilmiş. Bu eser tüm bu sorulara objektif bir biçimde cevap veren, yazarın yorumlarının da dahil olduğu 847 sayfa olan çok kapsamlı bir eser. Nieztsche’nin biyografisi oluşturulurken, hayatı, eserleri ve hayat görüşü, felsefesi detaylı bir şekilde incelenmiş. Nietzsche’nin felsefesi dört farklı aşamadan geçmiştir: 1-Protestan bir papazın oğlu olan Nietsche’nin Hıristiyanlık felsefesine bağlı olduğu dönem 2-Wagner ve Schopenhauer’dan etkilendiği Dionysosçu dönem 3-Paul Ree ve Darwin’in düşüncelerinden etkilendiği bilimsel doğalcılıktan etkilendiği dönem 4-Tekrar başa döndüğü Yunan tragedyasının yeniden doğuşun ve bu doğuş sayesinde “Yunan Tarılarının” dönüşü dönemi Devlet yönetimi, din, ahlak, sanat ve ölüm dair düşünceleri bu dört döneme göre değişimler göstermiştir. “Tanrı öldü” diyerek hem yaşadığı dönemde hem de sonraki dönemde din üzerine farklı bir bakışı geliştiren kişiler üzerinde iz bırakmıştır. Nietzsche, henüz daha on dokuz yaşında iken Hıristiyanlığa olan inancını kaybetmiştir. Hatta bu durum ailesi ike bilhassa annesi ile arasında ciddi problemler yaratmıştır. “Tanrı öldü” sözü ile kast ettiği durum aslında modern dünyanın gelişimi ve değişimi ile Hıristiyanlık ve İsa inancının artık insanların manevi dünyası için bir şey ifade etmediğindir. Modern çağda sanayileşme ile insanlar güç istenci ve bencillik hakim duygu olmuştur. Hıristiyanlık inancına göre insan doğumundan itibaren günahkardır ve özgür iradeye sahiptir. İnsanın özgür irade sahibi olmadığını düşündüğümüzde “günahkarlığımız” bizim değil yaratıcının hatası olacaktır. Nietzsche’ye göre din uyuşturur. Marx’ın ifadesiyle ”Din kitlelerin afyonudur.” Hıristiyanlık inancına göre dünyevi bahtsızlığınız Tanrı’nın sizi cezalandırması ama böylelikle sizi aklında tuttuğunu ve onun sert sevgisine mazhar olduğunuzu gösterir. Böylece insan acısının sebebini araştırmaz. Özgür irade rahiplerin bizi kendilerine bağımlı kılmak için uydurduğu bir şeydir. Burada amaç bizim kendimizi mümkün olduğunca günahkar hissetmemizdir. Böylece kilisenin günah bağışlama gücüne dolayısıyla rahiplere daha bağımlı oluruz. Hıristiyanlık kalbi yük altına sokar ki... sonradan kısmen yükü hafifletebilsin. Bu din, Nietzsche’nin değişini biraz modernleştirirsek, etkin “pazarlama teknikleri” ile yayılmıştır. “Dini yayanlar (yani satış temsilcileri) gönüllü şehitlik gibi dramatik satış teknikleri kullanarak dinleyicileri kandırıp cennet, yeryüzü ve cehennem üçlemesini kabul ettirmiş böylece onlara hem sopa hem havuç sunabilmişlerdi: İnanmayanları ebedi lanetleme tehditleriyle korkutabiliyor, inanları ise ebedi saadet vaatleriyle baştan çıkarabiliyorlardı. Nieztsche, Hıristiyanlığın dayattığı özgür iradeye inanmazdı ancak “özgür ruh”a inanırdı. Özgür ruhlu kişi; kökeni, çevresi, sınıfı ve mesleği temelinde ya da çağının baskın görüşü temelinde beklenenden farklı düşünen kişidir. Özgür ruhlu insan , Nietzsche’nin daha sonra ”sürü tipi” diyeceği “zincirli ruhtan” farklı düşünen -dolayısıyla farklı davranan- insandır. Nietzsche, özgür ruhları engellediği gerekçesiyle “demokratik aydınlanma”da karşı çıkar. Hıristiyanlık gibi demokratik aydınlanma da herkesi aynı dşük bayağılık düzeyine çekme çabsındadır. Ortalamanın üstüne çıkma istencini öldürür. Başka bir değişle bir “inekler” tolumu yaratır. Modern, liberal düşünürlerin üzerinde anlaştığı eşirlik çöl eşitliğidir: Tüm insanlar eşit ölçüde ahlaki saygı ve ilgiyi hak ederler. Toplumsal kazancı dağıtırken zeka kat sayısı 90’ın altında olanlar hiçbir şey alamaz demek ahlaksızcadır. Oysa bazı insanların (dahîler) daha büyük daha değerli yetenekleri olduğununu, bazı insanların toplum için daha kıymetli olduğunu ve diğerleri ile eşit olmadıklarını kabul etmek gerekir. Nietzsche’ye göre demokrasi, sosyalizm ve feminizm esasen olumsuz yıkıcı değerlerdir. Bu durum modern liberalizmin köklerindeki “köle isyanının” olumsuz, tepkisel doğasından kaynaklanır. “Modern fikirler” eski ahlakın rütbe sırasını devirmeye çalışır ama sonuçta ortaya yalnızca kaos çıkar. İşte bu kaostan çıkış için yeni tip filozoflar devraya gireceklerdir. Yeni tip filozoflar, mevcut değerleri derlemek savunmak yerine bu değerleri “yapıbozuma” uğratacaktır -dinamitleyecektir-. Ana görevi “yeni değerler” taratmaktır. Nietzsche kendisine Platon’un “Devlet” adlı eserinde anlatılan ideal devleti örnek alır. Platon’un devlet anlayışında “rütbe sınırlaması” üç temel sınıf oluşturur: 1- Manevi liderler 2-Eğitili ve özdisiplinli orta sınıf 3-Sıradan insanlar, büyük çoğunluk(Plato’un zanaatçıları) Yunanca “aristokrasi” basitçe “en iyilerin hükümdarlığı” anlamına gelir. Nietzsche’nin aradığı şey kandan kaynaklanan hiyerarşi değil, doğal yetenek ve eğilimden kaynaklanan bir hiyerarşidir. Birinci grupta yer alan “filozof-kral” daha ziyade bir İslami cumhuriyetin “dini lideri” gibi bir manevi kraldır. Yeni tip filozof mevcut değerleri derlemek savunmak yerine ana görevine giriş mahiyetinde bu değerleri yapıbozuma uğratacak- dinamitleyecektir-. Ana görevi yeni değerler yaratmaktır. İkinci kast, manevi ve fiziksel bakımdan kuvvetli olanlardır. Bunlar manevi liderin “refakatçileri, sağ kolu ve en iyi öğrencileridir”; yasanın bekçiliğini yaptıkları gibi askerlik işinden de sorumludurlar. “Maneviyatçıların uygulayıcılarıdırlar”, yönetimde ‘kaba’ nitelikli be iş varsa bunlar üstlenip yürütürler. Üçüncü kast “el işleri, ticaret, tarım, bilim, sanatın büyük bölümünden sorumludurlar. Bu kast sayıca en kalabalık kesimi oluşturur. Bu nedenle ’yüksek bir kültür’ “geniş tabanlı bir piramit” şeklindedir. Platon’un ruhların altın, gümüş, bronz doğduğu yalanını cisimleştirir. Nietzsche, ciddi güç toplayan “kadın özgürleşme hareketi”ne karşıdır. Ona göre kadınlar erkekçe işleri yapabilecek kapasiteden yoksundurlar. Kadınlarda doğruluk kaygısı yoktur- en büyük yetenekleri kölece yalancılıktır-. Kadınlar dehşet vericidir ve barbarlık potansiyeli taşırlar. Kadın; güzel, tehlikeli kedidir. Kedi bencilliğine sahiptirler ilte bu yüzden sıkı erkek kontrolünde olmalılar. Özgürlükçü hareket, eşit haklar, hiyerarşinin demokratik yıkımının, Avrupa’nın dümdüz edilişinin bir parçasıdır. Nietzsche’nin bu olumsuz düşüncelerin yegane müsebbibi en büyük aşkı Lou Salome’dir. Lou’nun erkeklerle aynı bağımsızlığa sahip olma arzusu her evlilik teklifini reddetmesine yol açtı. Lou’nun erkeklerden isteği tek şey bağlanmaksızın entelektüel uyarımlardan faydalanmaktı. Nietzsche’nin en yakın arkadaşı Paul Ree, Nietzsche’yi Salome ile tanıştırır ancak zaman içinde kendisi de Lou’ya aşık olur. İki yakın arkadaş bu yüzen iki rakibe dönüşür. Nietzsche, Lou’ya evlilik teklif eder ama Lou kibarca bu teklifi reddeder. Sonrasında Nietzsche, Ree ve Lou; Viyana’da bir evde yaşayarak komün bir hayat sürmeye karar verirler. Ancak bu arada Ree’nin bu arada tavırlar değişir. Ree her zaman Nietzsche’nin bşr adım önündedir ve onlar için Nietzsche bir kukladır. Ona entelektüel ateş güçünden dolayı ihtiyaç duyarlar ama ikisi de farklı sebeplerden onun Lou’ya aşık olmasını istemezler. Lou, Ree ve Nietzsche Lurzern’deyken Jules Bonnet’nin fotoğraf stüdyosunda o kötü şöhretli “kırbaç” fotoğrafını çektirirler. Fotoğrafta Ree ve Nietzsche’nin “at” olarak koşulduğu küçük bir arabanın içinde Lou elindeki leylak dalından ‘kırbacı’ gösteriyor. Bu fotoğraftan sonra herkes yaşadığı şehre geri döndü ancak Ree, el altında Lou’nun kalbini kazanmak için harekete geçti. Kısa bir süre sonra Nietzsche’nin kızkardeşi Elizabeth ve Lou Wagner’in eşi Cosima’nın daveti üzerine Bayreuth’a giderler. İlk önce birbirlerini sevmiş gibi yaparlar ancak genç, güzel, zeki, opera için toplanmış uluslararası zenginlerin topluluğundaki oldukça rahat tavırlarıyla odak noktası olur, Wagner dahil bütün erkekleri büyüler. Elizabeth otuz altı yaşında, hala evlenememiş, az eğitim görmüş, biraz rüküş, kasaba zihniyetinin tutuk tavırları ile oldukça sönük görünmüştür. Elizabeth, Lou çok kıskanır ve ağabeyine , Lou’nun kırbaç fotoğrafını ortada dolaştırarak, her iki adamı idare ettiğini ima eden dedikoduları mahal verdiğini bir mektupla bildirir ve Bayreuth’tan ayrılır. Wagner’le arasının açıldığı bir dönemde Lou’nun Wagner’le kendisi üzerine alaylı sohbetler etmesine dayanamaz. Elizabeth, ağabeyini tamamiyle soğutmak için olayları abartarak anlatır. Bu olaydan sonra Nietzsche’nin kadınlara karşı tavrı değişir ve onları şeytan olarak görür. Bunlar Nietzsche’nin hayatına, felsefesine dair bazı detaylar, kitapta burada anlatılanın çok çok çok daha fazlasını bulmanız mümkün. Ben bu kitabı okuduktan sonra Nietzsche’yi sevsem mi yoksa ona çok mu kızsam bilemedim. Ama kendime en yakın bulduğum dönem, Schopenhauer etkisinde oluşturduğu felsefe dönemi oldu. Bu kitabı okudukça felsefe aşkım kamçılandı, felsefi kitaplar okumaya devam edeceğim.
Nietzsche
9.5/10
· 70 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
Hyperanthropos
Nietzsche'yi inceledi.
968 syf.
·
Puan vermedi
Nietzsche
Kitap genel olarak "iyi" yazarın nazilere olan patolojik düşmanlığına rağmen. Nietzsche ve felsefesinden daha geniş bir içeriğe sahip. Sona doğru yani Nietzsche'nin deliliği-ölümü üzerine ciddi duygusal anlar yaşadım. Bu muazzam, büyük düşünürün sonu akıl hastanesi olmamalıydı!
Nietzsche
9.5/10
· 70 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
koray
Nietzsche'yi inceledi.
968 syf.
·
10/10 puan
piyasada bulup bulabileceğiniz en iyi nietzsche çalışmalarından birisi. aslına bakarsanız bundan iyi bir nietzsche çalışması okumadım. eser tek kelimeyle muhteşem. nietzsche sever birinin bu kitabı okumamış olması kayıpların en büyüğüdür. bu kadar övdükten sonra kitaba dair iki üç şey mırıldanabiliriz. julian young, nietzsche'nin hayatını didikleyerek bu kitabı hazırlamış. nietzsche hakkında bilmediğiniz birçok şeyi gün yüzüne çıkartıyor veya bildiğinizi sandığınız birçok yanlışı düzeltiyor. her ne kadar biyografi kitabı olsa da nietzsche'nin yazdığı eserlerin felsefi incelemesi de yapılmadan geçilmiyor. zaten benim kitapta en beğendiğim nokta tam olarak bu oldu. yazar oldukça cesur saptamalarda bulunuyor. yer yer nietzsche'yi gömüyor, yer yer onu eleştirenleri nietzsche'yi anlamamakla suçluyor. ayrıca eserleri irdelerken günümüz gelişmelerinden yardım alarak daha anlaşılır bir yorum sunuyor.
Nietzsche
9.5/10
· 70 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
Barış Ağca
Nietzsche'yi inceledi.
968 syf.
·
9/10 puan
Nietzsche'nin doğumundan ölümüne kadar hayatının akışıyla beraber eserleri hakkında detaylı incelemelerde bulunan en güncel (ilk basımı 2010) kitaplardan biri. Julian Young objektif bir bakış açısıyla daha önceki belli başlı Nietzsche incelemelerini de göz önüne alarak meşakkatli bir çalışmayı başarıyla tamamlamış. Bülent O. Doğan'ın akıcı çevirisi de takdire değer. Nietzsche'nin mektupları ve eserlerinden alıntılar, çevresindeki görgü tanığı insanların yazdıkları, fotoğraf arşivi ve hatta internet üzerinden takip edilebilecek şekilde düzenlenmiş kendi besteleri ile bütünlüklü olarak tanımak için değerli bir kaynak.
Nietzsche
9.5/10
· 70 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4