Nietzsche kimdir? Nedir? Neden bu kadar önemlidir? Hangi buluşları, icatları vardır ve neden bu kadar dillerdedir?..
Bütün eserlerini okusanız dahi daha pek çok uzatılabilecek bu soruların cevabını bulamazsınız. Zira Hristiyanlık ve tanrı aleyhtarlığı dışında, bir felsefesi, görüşü, bir icadı, buluşu yoktur Nietzsche’nin.
Lakin bu konuda da tutarsız ve samimiyetsizdir. Zira Hristiyanlığı ve Hristiyan Tanrısını inkâr eder ama kendini İsa yerine kor, kendine vahiy geldiğinden, kendisinin bir tanrı olduğundan söz eder. Tek tanrılı dinlerden çok daha sapkın ve tutarsız olan Yunan tanrılarını kurtarıcı olarak görür.
“Tanrı öldü” der, tanrısız dinsiz bir hayat arzular fakat bunun yerine koyacak bir argümanı da yoktur ve kız kardeşine: “Gönül huzuruna ve mutluluğa kavuşmak istiyorsan inan; yok, hakikatin talebesi olacağım diyorsan sorgula” der.
Hayatı hezeyanlarla dolu, megaloman, ruhen ve bedenen fena halde hasta, bir gün öyle, öbür gün başka şeyler söyleyen bir zavallıdır Nietzsche. Öyle anlaşılacak, merak edilecek bir tarafı da yoktur Nietzsche’nin ki, kendisi de kitapları hakkında zaten “artık onlardan tiksiniyorum” diyecektir.
Hayatta yegâne dostları Lou Salome, Wagner ve tüm kadınlar hakkında söyledikleri, onlarla ilgili tutumu, muhatap olduğu herkese, bir süre sonra hakarete başlaması, “yok-öldü” dediği tanrından kendini daha önemli görmesi bile onun acınacak derecede şifa bulmaz bir hasta olduğunu yeterince gösterse gerek.
Sapkınlığını, dengesizliğini, ruh hastası olduğunu kendisi de itiraf ediyor aslında ama galiba ateistler, dini ayak bağı olarak görenler, “ah şu dinler olmasa her şey güllük gülistanlık olacak” diyecek kadar sığ düşünenler sarılacak daha tutarlı bir dal bulamadıkları için ona sarılıyor olmalılar.
Bence burada asıl tartışılması gereken