ateş

ateş
@xenitis_
çiçek solarken kendi sapına eğilir, bilirsin yalnızlık budur
"Gitmek, Gözlerinde gitmek sürgüne, Yatmak, Gözlerinde yatmak zindanı. Gözlerin hani?"
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanlığın acılarının kaynaştığı Pandora'nın kutusundan Yunanlılar bütün ötekilerden sonra hepsinin en korkuncu olan umudu çıkarmışlardı. Bundan daha duygulandırıcı simge bilmiyorum. Çünkü umut, inanılanın tersine, boyun eğişle eşdeğerdedir. Yaşamaksa boyun eğmemektir.
Dünyanın tüm 'daha sonra'larını inatla geri çeviriyorsam şimdiki zenginliğimden de vazgeçmemek söz konusu olduğu için geri çeviriyorum. Ölümün bir başka yaşama açıldığına inanmak hoşuma gitmiyor. Ölüm benim için kapalı bir kapı. Bunun atılması gereken bir adım olduğunu söylemiyorum; korkunç ve pis bir serüven olduğunu söylüyorum. Bana önerilen her şey, insanın sırtından yaşamın yükünü almaya çabalıyor. Ve Cemile göğünde büyük kuşların ağır uçuşları karşısında, ben de tam yaşamın belli bir yükünü istiyor ve elde ediyorum. Bu edilgen tutku içinde tüm olmak, gerisi benim elimde değil. Ölümden söz edemeyeceğim ölçüde fazla gençlik dolu içim. Ama öyle sanıyorum ki, söz etmem gerekseydi dehşetle sessizlik arasında, umutsuz ölümün bilinçli kesinliğini söyleyecek en doğru sözcüğü burada bulurdum.