Deveyi sağlam kazığa bağla sonra Allah'a emanet et.Önce çaba sonra muvaffakiyet.Önce emek sonra teslimiyet.Sahi,tevekkül diyip duruyoruz da ne kadar tevekkül ediyoruz ne kadar teslim oluyoruz.Allah'a ne derecede güveniyoruz.Güveniyorsak bu stres,iç huzursuzluk niye?Ne bu gelecek kaygısı,yarın endişesi.Çaba göstermek konusunda iyiyiz de ya çabamıza Allah'ı kefil kılmak kısmı?
"Kim Allah'a tevekkül ederse O,ona yeter"
"Onlar ancak Rablerine güvenirler"
Allah'a kendisine güvenenleri sever"
Bu ve bunun gibi ayetler gönlümüzü ferah tutmamız için yetmez mi?
Sağlam bağladığımız devemize neden dönüp dönüp bakıyoruz.Velev ki çabamıza rağmen kaçmış olsun,hayırlısının bu olduğuna neden inanmıyoruz.Neden oturup bunlar başıma geldi diye sızlanıyoruz.Bilgi yetersizliğinden mi bilinç yetersizliğinden mi?Yoksa imanin 6 şartından biri olan kadere iman konusunda noksan olduğumuz için mi?