Deccal yere inmiş arkadaşlar
Kral XV Louis'ye suikast girişiminde bulunmak suçundan halka açık bir şekilde dörde bölünme cezasına çarptırılmıştı. Karar şöyleydi: Darağacının kurulacağı Place de Greve'e götürülecek; göğsünden, kollarından, bacaklarından ve butlarından kızgın demir kıskaçla etler koparılacak; öldürme teşebbüsünde bıçağı tuttuğu eli sülfürle yakılacak ve etinin yüzüldüğü yerlere eritilmiş kurşun, kızgın yağ, reçine, mum ve sülfür karışımı dökülecek; ardından bedeni dört at vasıtasıyla bölünecek; parçalar kül olana kadar yakılacak ve küller rüzgara bırakılacaktır.
Alıntı
Ruknettin’in Kalbi İçin Kehanetler
I rüknettin’in aynalarda ağladığı kadar var. bir mevsimin kıyısından tutarsan rüknettin kurak ovalara yağmurlar yağar, ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi, kalbin şiir olup vadilerini sular. senin de vadilerin vardır rüknettin! kehanetler kurarsın, yağmalarsın kendini kurtarıp o yangında ilk önce kalbini niyedir, aynalarda azalır sesin. II doktorum ben bu kalbimi sarınır örtünürüm kış gecelerinde o nu yakar ısınırım üşürsem helak olacağımdan korkarım. doktorum gayya kuyusuna inmek istemem bana bir ip uzat, yağmurlar istemem aynaları kırarım,suretimi istemem mevsimler dönedursun, bu dünyayı istemem yalnız Allah’ı anmak isterim ben Allah’ı isterim. III
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu tür ırkçı açıklamalara karşı çıkıyorsak bunları yalnızca iğrenç bulduğumuzdan değil, aynı zamanda yanlış olduklarındandır. İnsanlar arasındaki teknolojik farklılıklarla paralellik gösteren zekâ farklılıklarının varlığına dair elimizde sağlam kanıt yok. Aslında biraz sonra açıklayacağım gibi çağımızda "Yontma Taş Çağı'nı" yayan halklar ortalama olarak belki de sanayileşmiş halklardan zekâ bakımından geri olmak şöyle dursun daha ileri. Size tuhaf gelecek ama, Avustralya'ya gelen beyaz göçmenlerin yukarıda sözü edilen öteki üstünlüklere sahip okuryazar bir sanayi toplumu kurmuş olma onurunun kendilerine verilmesini hak etmediklerini XV. Bölüm'de göreceğiz. Ayrıca yakın zamanlara kadar -Avustralya ve Yeni Gine yerlileri gibi-teknolojik açıdan ilkel kalmış halklar, kendilerine fırsat tanındığında sanayi teknolojilerini genellikle çok iyi öğreniyorlar.
Sayfa 9
XV
Yeni bir hamle yapmaya niyetlenilen her seferde aşılması gereken bir durgunluk vardır.
Sayfa 381 - Can klasik·Kitabı okudu
Gönül şiirleri Antolojisi
Gönül Anadolu'da Yunus Emre'nin Taşdın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın gibi mısralarıyla şahlanır , Ondan sonra , sesi fazla değişmez Bâzan " bu göynüm " diyenlerin söyleyişiyle başkalaşsa da kesin notasını Anadolu'da bulmuş olmanın gönül ferahlığıyla yaşar.O kadar ki biri çıksa da bir Gönül şiirleri Antolojisi yapsa, bu kitapta Türkçenin nice zengin ve güzel şiirleri toplanır .Hatta XV asırda İstanbul fatihi ,sultan ikinci Mehmed 'in de katıldığı bir gönül şiirleri yarışması olmuş , fethedilen ülkeler , yıllarca ,bu şiirlerin: Gönül ey vay gönül , Vay gönül eyvâh gönül diye tekrarlanan mısralarıyla âhenkli, murabba'ları ,( şarkıları ) İle dolmuştur
Sayfa 82 - Kubbealtı Neşriyatı·Kitabı okuyor
Bugün ən böyük yəhudi şəhəri Nyu-Yorkdur. XV əsrdən sonra Osmanlı şəhərləri o vəzifəni icra etmiş, yəni İspaniya və İtaliyadan qovulan yəhudilər Səlanik, İzmir və İstanbula gəlmiş, məskunlaşdıqları ən böyük şəhər isə Səlanik olmuşdur.
Sayfa 34