Puan vermedi
"Unutulmak, canlı canlı gömülmek demektir." Stefan Zweig, Bir Çöküşün Öyküsü’nde bizi XV. Louis dönemi Fransa’sının pırıltılı saraylarından alıp, gözden düşmüş bir kadının iç dünyasının karanlığına götürüyor. Bir dönemin en güçlü figürüyken Normandiya’ya sürgün edilen Madame de Prie’nin trajedisi, aslında insanın yalnızlıkla ve sıradanlıkla olan amansız savaşı. Zweig yine insan ruhunun en kuytu köşelerine sızıyor; gururun, can sıkıntısının ve yok olma korkusunun anatomisini çıkarıyor. Kısa ama sarsıcı bir psikolojik tahlil arayanlar kesinlikle kaçırmasın.
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2026 46. kitabı
Bir Çöküşün Öyküsü, XV. Louis döneminde Fransa sarayında büyük bir nüfuza sahipken gözden düşüp bir taşra şatosuna sürgün edilen Madame de Prie’nin trajik öyküsünü anlatır. Stefan Zweig, gücünü ve itibarını kaybeden bir kadının içine düştüğü boşluğu, entrikalarla dolu eski hayatına dönme hırsını ve yalnızlığın getirdiği ruhsal çöküşü muazzam bir psikolojik derinlikle tahlil eder.
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sona qədər oxuya bilmədim. Orta əsrlərdə baş verən və kilsənin din adı altında insanları necə əldə saxladığı haqqında kitab olduğunu düşünürdüm. Mario Puzo bu kitabında "Godfather" in necə yarandığını izah etməyə çalışır. Papa Aleksandr ilk ailə mafiyasının əsasını qoyur sanki. Klassik XV əsr Avropası. İtaliyada katolik kilsəsi, vəzifəli şəxslər və kasıb əhali. Dinin kasıblara qadağa qoyduğu hər şeyi özləri rahatlıqla edirlər. Dindarlar evlənə bilməz və evlənmirlər də. Amma fahişələrdən uşaqları var. Aleksandrın 3 uşağı nigahdankənar olsa da onları çox sevir. Ailəsi üçün hər şey edən, hətta nəsli saf qan olaraq davam etsin deyə oğlu və qızını ensest münasibətə sövq edən bir atadır. Utanmadan öz qızına qarşı cinsəl həzz belə duyur. Yozlaşmış katolik. Yenə orta əsrlərin klassiki - qadın(yəni qızı) zövq və diplomatiya üçün evliliklərə məcbur edilir. Daha doğrusu manipulyasiya edilir. Oğlunun gücə nail olması onu necə qəddar edir təsvir olunur. Siyasət, günahların nisbiliyi və qəddarlıq kitabın əsas mövzusu sayılar. Qeyd: kitabı tamamlamadan Mario Puza ölüb və kitabını sevgilisi tamamlayıb. Mən də mərhumun xatirəsinə kitabı tamamlamadım:) Buna görə rəyim yarımçıq və qeyri - şəffaf ola bilər.
AileMario Puzo · 1001 Kitap · 2005333 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2022 34. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2022 03:07
Stefan Zweig’ın Bir Çöküşün Öyküsü adlı eserinde, Fransa Kralı XV. Louis döneminin güçlü ve gösterişli isimlerinden Madame de Prie’nin gözden düşerek sürgüne gönderilmesi anlatılır. Saray yaşamının ihtişamına ve insanların ilgisine alışmış olan Madame de Prie, taşrada yalnız kaldığında sahip olduğu gücün aslında ne kadar geçici olduğunu fark eder. Çevresindeki insanların samimiyetsizliği ve çıkar ilişkileri, onun ruhsal dünyasında derin bir sarsıntı yaratır. Stefan Zweig, hikâye boyunca bir insanın statüsünü ve etkisini kaybettiğinde yaşayabileceği psikolojik yıkımı güçlü bir şekilde işler. Madame de Prie, eski yaşamına ve ilgiyi yeniden kazanma arzusuna saplandıkça yalnızlığı daha da büyür ve kaçınılmaz bir çöküşe sürüklenir. Eser, güç, kibir, yalnızlık ve toplumun insanlara karşı değişken tavrı üzerine etkileyici bir psikolojik çözümleme sunar.
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Venedik Yayınları · 201991,8bin okunma
Bir Çöküşün Öyküsü
Puan vermedi·80 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 20:24
XV. Louis dönemi Fransız sarayının en etkin kadınlarından Madame de Prie, bir gün kralın gözünden düşer ve Normandiya'da bir köye sürülür. Erkekler tarafından ilgi görmeye, Paris'in ışıltılı hayatına, yapmacık da olsa saygı ve hayranlık duyulmasına alışkın olan Madam için bu sürgün günleri katlanılmazdır. Yalnızlık çekeceği ve kendiyle başbaşa kalacağı bu zamanda hayatına anlam katan tek şeyin eski günlerdeki yaşantısı olduğunu anlar. Artık gitgide sağlıklı düşünme yetisini de kaybetmiştir. Bir gün, onu kıskanan ve şehirden uzaklaşmasına içten içe gülen ne kadar aristokrat varsa hepsini sürgün olduğu köye toplayarak bütün zenginliğini gösterebileceği bir şölen yapmaya karar verir. Amacı hem dikkat çekmek, hem mutlu olduğunu sanmalarını sağlamak hem de onlara unutamayacakları bir veda etmektir.
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 201791,8bin okunma
7/10
·48 syf.··
2025 31. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 21:24
Hikaye aslında çok kısa gibi duruyor; XV. Louis döneminde koskoca Fransa’yı parmağında oynatan bir kadının, bir anda gözden düşüp taşraya sürülmesini anlatıyor... Ama Zweig işte, basit bir konuyu alıp öyle bir işliyor ki... Madame ın,Paris’in o süslü, dedikodulu dünyasından kopunca resmen sudan çıkmış balığa döndüğünü görüyoruz hikayede. Fakat kibri o kadar büyük ki, yalnızlığıyla, kendi içindeki o koca boşlukla asla yüzleşemiyor. Sırf etrafında onu alkışlayan, ona dalkavukluk eden insanlar yok diye yavaş yavaş delirmeye başlıyor kadın...Okurken hem kadına çok kızdım, hem de acayip üzüldüm. (böyle hissettirmesi de Zweig’ın büyüklüğü bence). İnsan düşünmeden edemiyor; günümüzde de bugün sosyal medyada beğeni almayınca, birileri övmeyince böyle olunmuyor mu?Sanki o dönemdeki saray hayatı neyse, bugünun medyası da oymuş gibi.Neyse daha fazla spoiler vermeyeyim ama tüylerim diken diken oldu resmen. Zweig okumayan çok şey kaçırır bence...İncelemeyi buraya kadar okuyanlara da tavsiyemdir, hemen alıp okuyun.
1000Kitap
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma