Puan vermedi·112 syf.··
2026 23. kitabı
Büyümek korkulacak bir şey değil; kendini tanıyarak, değerini bilerek ve güvenle ilerleyeceğin bir yolculuk. Hatice Kübra Tongar diğer kitaplarında olduğu gibi burada da öğretici bir dil yerine daha çok şefkatli, koruyucu ve rehberlik eden bir anne dili kullanılıyor. Ergenliği korkutucu bir dönem olarak anlatmıyor. Birçok çocuk ergenliğe dair bilgileri ya çok teknik ya da utanılacak bir konu gibi öğreniyor. Kitap ise bedenin değişimini Allah'ın insana verdiği doğal bir gelişim süreci olarak ele alıyor. Manevi boyutu ihmal etmiyor. Sadece biyolojik değişimleri değil, genç kızın kendilik değeri, mahremiyet, duygu dünyası ve manevi gelişimi üzerine de konuşuyor. Bu yönüyle muhafazakâr ailelerin değerleriyle uyumlu. Anne-kız iletişimine katkı sağlayabilir. Özellikle bazı konuları konuşmakta zorlanan anneler için ortak bir sohbet kapısı açabiliyor. 10-13 yaşındaki bir kız çocuğuna, özellikle annesiyle arasında sıcak bir bağ kurulmasını desteklemek amacıyla verilecek güzel bir başlangıç kitabı. "Ergenlik hakkında ilk kitap" olarak oldukça uygun. Ancak tek kaynak olarak değil, anne sohbetleriyle birlikte okunursa çok daha faydalı olur.
Bir Genç Kızın Büyüme RehberiHatice Kübra Tongar · Aile Yayınları · 202454 okunma
10/10
·496 syf.··
2026 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:42
Hahhh Allah razı olsun Lore' m ya tam diyorum ulan şeker şeker okumalar yaptırıyor, güldürüp eğlendiriyor en son sayfada vurdun mu bacım sen bize tekmeyi Resmen çok sevinmeyin, yeter bu kadar aşk böcüklüğü dedi ve kazığı böğrümüze soktu O sondan sonra ben üçüncü kitabı nasıl bekleyeyim kadın Serinin devam kitabı olduğu için konusuna dair çok fazla detay vermeyeceğim ama ne yalan söyleyeyim ben ikinci kitabı daha bir çok sevdim. İlk kitapta Ayperi' nin travmalarına hakimdik ama bu kitapta zirveyi yaşadık. Dibine kadar acı çekerken Ayperi'nin yeniden doğuşunu okumak acayip keyiflendirdi beni. (Küçücük yaşından beri çekmiş zaten artık rahatlasın küçük kızım) Ama bu yeniden doğuş süreci epey yorucuydu karakterimiz açısından doğrusu. Ne kadar acı çeksek de kitabın devamında aşka, sevgiye ve komediye dibine kadar doyduk. Ömer Seyirhan sen bambaşka bir mevzusun adamım Seni, sevgini, tutkunu okumak muazzamdı. İlk kitaptan beri düşüyorum sana bil. Benim seride en sevdiğim karakter Melike, arkadaşlar. Kendime dehşet benzetiyorum Allah kahretmesin (dışım Şeyma içim Melike resmen) O kadar güldüm ki Melike' nin olduğu her sahneye ruhumu teslim edecektim az daha. Ömer ve Ayperi'nin sevgililik aşamaları çok güzel ilerletilmiş kitap boyunca. Özellikle düğünden çekip adamı çıkarması beni bir yükseltti sormayın. Şeyma ve Muharrem ilişkisi çok nahif ve tatlı ilerlerken, Yavuz ve Melike cephesi henüz birbirlerine olan hislerini sadece kendilerine saklama aşamasında. (Ama ikisini okumaya bayılıyorum.)   Ben ilk kitapta duvara yazıları yazan kişiyi çok merak etmiştim yorumumu hatırlayanlar bilir bu kitapta sonuca ulaştı sahneye gülmekten öldüm. şimdi benim her kitapta bir şeye dibim düşüyor ya da merak ediyorum ya hani; Allah'ını seven bana Melike'nin çoraplarının linklerini bulsun.
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026179 okunma
Reklam
9/10
·144 syf.··
2026 29. kitabı
Emine Erdem Alpyürek kitabındaki hikayeleri iki kısma ayırmış Gönül Kışı ve Gönül Yazı . Yirmi tane kısa öyküsünde ilk bölümün en dikkat çeken öyküleri Akıntı, Tünel ve Kabuk. . Zehra ısınamıyor bir türlü. Ocağın dibinde eli belinde motifiyle dokunmuş dasdarın üzerinde bağdaş kurmuş, ellerini ateşe uzatıp duruyor. Mangalın üzerinde fokurdayan taze kekik çayından bir fincan daha dolduruyor kendisine. sayfa 13 . İkinci bölümde ilk dikkatimi çeken öyküler sırasıyla Nasıl Bilirdiniz?, Yasa İçi Örgüt ve Son Bir Kahvaltı. . O güne kadar Ayla'nın kedilerine ses etmeyen Coşkun Bey, bu hücum karşısında ayaklanıp elini kolunu sallayarak yıllardır etmediği sitemi sıralayıverdi. sayfa 106 . Her öyküsünde ayrı bir tat var nerede biteceğini heyecanla bekliyorsunuz. Bittiğinde acaba devamı nasılsın olur diye kafanızın içinde kirk tilki dolaşıyor. . Adayların hepsi istifa etmiş. Hiç işinden kovulan, ya da affedilen yok. Allah için bir tanesi de patronla anlaşamadık desin - ki %90'ı kavgalı ayrılmış, sonradan öğreniyorum. Ya da biri de ücret az geldi, gözüm yükseklerde desin. sayfa 126 . Ruhumun Aynası @edebiyatistyayinevi @erdemalpyuruk #ruhumunaynasiileokuyoruz #buradaherkestanıdık
Burada Herkes TanıdıkEmine Erdem Alpyürük · Edebiyatist Yayınları · 20254 okunma
Hangi “memleket“in hikâyeleri?
2/10
·278 syf.··
2026 12. kitabı
·
393 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
• Vaktiyle kayıt altına alınmış geçmişi geride bir yerde unutmak, yeni bir tarih yazmak için gerekirse alfabe değiştiririz. (s.10) • Taşranın pek çok şehrinde milletten anlaşılan Türk milleti değil. İyi ki de değil demek mümkün, gel gelelim kazın ayağı pek öyle değil. Etnik kökeni alabildiğine karışık olmasına rağmen “Türk milleti”, millet sözcüğünü çoğu zaman milliyetçilikle birlikte, nefret suçlarını körüklemek, düşmanlık beslemek için siyasi bir anlam yükleyerek kullanıyor. (s.25) • (…) Ne zaman ki içlerinden biri, bir zamanlar bu şehirde Ermenilerin, Rumların, hatta Yahudilerin yaşadığını söylemeye kalkıyor, işte o zaman öfkeleniyorlar. Bu iyi insanların kullandıkları dil, ağızlarında insanlığı parçalayan çarklara dönüşüyor. Söyleyeni söylediğine pişman ediyorlar. 1915’i duymuşlukları yok. Ya da geçmişi mükemmelen silen bir hafızaları var. (s.66) • …onulmaz bir hastalık olarak milliyetçilik… (s.75) *** *** *** Ne kitabın ismi? Memleket Hikâyeleri. Peki sormak lazım. Hangi milletin hikâyeleri bunlar? “TÜRK” milletinin hikâyeleri olmadığı kuşkusuz. Yazar hanımımız ya hikâyelerini yazdığı(nı iddia ettiği) bu memleketi tanımıyor ya da işine böylesi geliyor. Bu hikâyeler, Anadolu'daki, beyni sosyalizm-marksizm çamuruna bulanmamış hiçbir vatandaşın yüreğine dokunamaz. Anca “Allah bizim belamızı versin, niye Türk olarak dünyaya geldik? Keşke başka bir etnik kimliğe mensup olsaydık ama Türk olmasaydık, utanıyorum Türklüğümden, dünyanın en utanç verici şeyi Türklük, Allah biz Türkleri kahretsin,” diye düşünen, dünyayı hâlâ 1950’lerin sağ/sol dünyası olarak görüp yorumlamaya çalışan tatlı su hümanistlerinin yüreğine dokunur. Bırak Anadolu'yu, bu hikâyeler Cihangir’in bir mahalle doğusundan öteye geçemez. Bir de böyle afili bir isim koymuşlar. Yahu Refik Halit Karay'ın
Edebiyat
Memleket HikayeleriAyfer Tunç · İletişim Yayınevi · 2012499 okunma
10/10
·140 syf.··
2026 104. kitabı
Anlatmasam da Olurdu Özlem Totan Ezgi Özcan #anlatmasamdaolurdu eseri kısacık ama derinliği olan duygusal bir eserdi.Once beni kitabın kapak tasarımı çekip aldı.Kitabı okumadan daha kapaktaki bu dört kadın ve arkada görünen o yalnız adam sarıp sarmaladı beni.Oldum olası farklı dönemlerde yaşayan kuşak hikayelerini okumayı severim.Bu eserde de üç kuşakla,dört kadının hayatına konuk olduk.Üç farklı kuşağa mensup dört kadının kesiştiği hikaye de önce Zehra ya sonra kızı Emine ye,sonra da Emine nin kızı Sevinç in hayatına konuk oluyoruz.Kitapta en çok Emine nin kız kardeşi Fahriye yi okuyoruz.Yalan dünyaya erken veda eden Fahriye nin hikayesi yüreğime dokundu.Kocası Murat ın hikayesini okumadan önce Murat ı verselerdi elime söyle iyi bi silkelerdim…Nolmuş Murat a derseniz?Hepsini burda anlatacak değilim eseri #okuyun derim. Üç kuşak kadının kendi iç dünyalarını okurken geçmişlerine,birbirleriyle ve toplumla olan derin hesaplaşmalarını okurken Sevinç in ,annesi Emine ye sitemine şahit oluyoruz.Sevinç,içten içe anneciğine sitem etse de bilmiyor ki annesinin yüreği bir yangın yeri.Kardeş kaybı kor gibi yakıyor yüreğiniKorkuyor yavrusunun sonu da kardeşi gibi olacak diye…(Allah korusun) Konuşamayan, derdini dillendiremeyen kadınların hikayeleri okuyan her okuru derinden sarsacak.Konuşmak ne büyük bir nimet.İcine ata ata konuşamayan Murat ın annesinin gırtlak kanserinden vefat etmesi ne kadar acıBabası olacak cibilliyetsiz şimdi mutludur acaba diye düşünmeden edemedim.Ağlayanın malı gülene fayda etmez derler yaa inanıyorum ki o da mutlu olamayacak… Kadın olmak her dönemde zor arkadaşlar.Eserde,her dönemin ve yaşın getirdiği farklı zorluklar karşısında ayakta kalma mücadelesi veren kadınların hayatlarına konuk olurken yalan dünyada yapayalnız kalan bir adamın da hikayesini
Anlatmasam da OlurduÖzlem Totan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20261 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 7. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:15
Bazı kitaplar bilgi verir, bazı kitaplar ise insanı düşünmeye zorlar. "Allah Her Yerde" benim için ikinci grupta yer alan bir kitap oldu. Kitabı okurken sık sık etrafıma farklı gözle bakmaya başladığımı fark ettim. Günlük hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman fark etmediğimiz şeylerin aslında ne kadar büyük anlamlar taşıyabileceğini hatırlatıyor. Özellikle Allah'ın varlığını sadece belirli zamanlarda ya da belirli mekânlarda değil, hayatın her anında hissedebilme fikri kitap boyunca üzerinde durulan en etkileyici noktalardan biriydi. Anlatımı oldukça sade ve akıcı. Dini konularla çok içli dışlı olmayan bir okurun bile rahatlıkla okuyabileceği bir dil kullanılmış. Yer yer altını çizmek istediğim cümleler oldu, yer yer de kendi hayatımı sorguladığım satırlara denk geldim. Belki edebî yönüyle değil ama verdiği mesajlarla insana dokunan bir eser. Bazen durup düşünmek, biraz yavaşlamak ve çevremize başka bir gözle bakmak gerektiğini hatırlatıyor. Okuyup bitirdiğimde zihnimde kalan duygu şu oldu: Allah gerçekten her yerdeydi, asıl mesele bunu görebilecek bir bakışa sahip olabilmekti.
1000Kitap
Allah Her Yerdeİmam Gazali · Nesil Yayınları · 2023134 okunma
Reklam
Reklam