Puan vermedi·480 syf.··
2026 1. kitabı
Debbie Macomber’ın Küçük Mucizeler Dükkânı kitabını okuduktan sonra bende çok bir etki bıraktığını söyleyemem. Kitap, umut etmeyi bırakmamayı, hayatta yeni başlangıçların her zaman mümkün olduğunu anlatan sıcak bir hikâyeye sahip. Tabii ki her okur aynı kitabı aynı şekilde yorumlamaz. Bana sıradan gelen bazı bölümler, başkaları için oldukça anlamlı ve etkileyici olabilir. Sonuçta herkes okuduğu kitaptan kendi hayatına göre farklı şeyler çıkarıyor. Anlatımı sade ve akıcı olduğu için okurken yormuyor.Büyük beklentilerle değil de, kafa dağıtmak ve sıcak bir hikâye okumak amacıyla elinize alırsanız daha çok sevebilirsiniz.Benim için Küçük Mucizeler Dükkânı: Edebî anlamda çok güçlü ya da unutulmaz bir eser olduğunu düşünmesem de, boş zamanlarda rahatlıkla okunabilecek bir kitap.
Küçük Mucizeler DükkanıDebbie Macomber · Martı Yayınları · 201816,1bin okunma
Moby Dick
8/10
·888 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:19
Kitap sadece bir balina avı macerasından çok daha öte, derin bir insan psikolojisi ve bir takıntı hikayesi. Hırsı, nefreti ve sadakati okuyoruz. Yazar aralarda denizcilik ve balinalar hakkında çok detaylı bilgiler veriyor, buralarda tempo biraz düşüyor doğrusunu söylemek gerekirse. Ama geminin atmosferi, dostluklar ve karakterlerin derinliği insanı öyle bir içine çekiyor ki bir süre sonra siz de o güvertede gibi hissediyorsunuz. Klasik okumayı seven, "şöyle karakterleri ve atmosferi sağlam bir kitaba gömüleyim" diyen herkesin mutlaka kitaplığında olması gereken bir eser. Okurken sabrettiğiniz her sayfaya sonuna kadar değiyor, kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Moby Dick Ya Da BalinaHerman Melville · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·136 syf.··
2026 57. kitabı
Karamanlılar; Anadolu'ya (10000) on bin oba (çadır) olarak geldiklerinde başkanları Sadeddin Bey'di. (12. yy. sonları, 13. yy. başları) Yazları Sivas yöresine gelip, kışları da İran taraflarına giderek konar-göçer bir yaşantı sürdürüyorlardı.Sadeddin Bey ölünce, yerine oğlu Nureddin'i Bey seçtiler. Nureddin Bey ilk olarak Ermeniler elinde olan Ereğli Kalesini aldı. Sonra Selçuklu sultanına asi olan Sivas beyi Hacı Bahadırın elinden Sivas kalesini de aldıktan sonra, bir de bağlılık mektubu yazıp kalenin anahtarını sultana göndererek bağlılığını bildirdi. Bundan çok memnun olan sultan; o sıralar Ermenek ve Mut yöresinde yaşayan Türk obalarının kalelerdeki Ermenilerden şikâyet etmeleri üzerine Nureddin Bey'e bir mektup yazıp, asker çekip buralara gelmesini, kaleleri Ermenilerden almasını, alabildiği kaleleri kendisine vereceğini bildirdi. Nureddin Bey, sultanın emrine uyarak askerlerini toplayıp 1227 yılı sonlarında Ermenek yakınında Kamış Yaylasına kondu.
Karamanoğlu Atası Nûre SofîŞerafettin Güç · Berikan Yayınları · 20162 okunma
Denizin Altında Kaybolan Potansiyel
6/10
·280 syf.·
2026 79. kitabı
Selam. Beni yeterince tatmin etmeyen ancak oldukça masalsı olan bir kitaplayız bu gün. Fantastik öğelerle bezeli, Kore mitolojisinden ilham alan ve son yıllarda oldukça ilgi gören Denizin Altına Düşen Kız, özellikle atmosferi ve masalsı dünyasıyla dikkat çeken bir kitap. Ben de kitaba beklentilerle başladım ve okuma deneyimim boyunca hem beğendiğim hem de eksik bulduğum noktalar oldu. Axie Oh'un Denizin Altına Düşen Kız kitabını bitirdiğimde bu kitabın aslında kötü olmadığını düşündüm. Hatta yer yer çok güzel fikirleri, etkileyici sahneleri ve gerçekten ilgi çekici bir dünyası var. Ancak bütün bunlara rağmen bende büyük bir etki bırakmayı başaramadı. Bunun sebebi de sanırım yazarın kafasındaki fikirlerle bunları sayfalara aktarma başarısı arasındaki mesafe. Kitabın en güçlü yanı kesinlikle atmosferi. Denizler, ruhlar, tanrılar, efsaneler ve masalsı anlatım zaman zaman gerçekten büyüleyici bir hava yaratıyor. Özellikle bazı betimlemeler çok başarılıydı. Hatta kitabı okurken neden bazı insanların ona bir Ghibli filmi havası yakıştırdığını anlayabiliyorum. Eğer bu hikâye animasyon olarak izleseydim muhtemelen çok daha fazla etkilenebilirdim. Fakat aynı hissi kitapta alamadım. Çünkü atmosfer ne kadar güçlü olursa olsun hikâye ve karakterler onu desteklemekte zorlanıyor. En büyük sorunlarımdan biri anlatım dilindeydi. Özellikle büyükannenin hikâyeleri o kadar sık tekrar ediliyor ki bir noktadan sonra dikkat dağıtmaya başlıyor. Sürekli "büyükannemin anlattığı hikâyelerdeki kadınlar", "büyükannemin öğrettiği şeyler", "büyükannemin hikâyeleri" ifadelerini görmek karakterin kendi düşüncelerini geliştiremediği hissini yaratıyor. Üstelik bu sadece büyükanneyle de sınırlı değil. Dedem şöyle derdi, ağabeyim böyle söylerdi, büyükannem şunu anlatırdı... Bir süre sonra karakterin
Denizin Altına Düşen KızAxie Oh · Yabancı Yayınları · 2023848 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 54. kitabı
Oğuz Boyları'nın niceliksel (sayısal) olarak en büyüklerinden biri olan Beğdililer, Anadolu'ya geç gelen Türkmenlerdendirler. Harzem bölgesin-de Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na bağlı bir beylik olarak varlıklarını devam ettirirlerken, Selçuklu İmparatoru Sultan Sencer'in ölümünden sonra bölgede bağımsızlık ilan ettiler. Kısa bir sürede Asya'nın büyük imparatorluklarından biri haline geldiler. Harzemliler'in Ottar valisinin çirkin ve gaddar bir şekilde 450 kişilik Moğol kervanını katletmesi üzerine; Moğol Hanı Cengiz Han, batıya sefer düzenledi. Harzemşahlar'ın son imparatoru Celalettin Harzemşah, Moğollara karşı destansı savaşlar verirken; Abbasi Halifeleri de, Nizariler de Anadolu Selçukluları da ona yardım elini uzatmadılar. Hatta Abbasiler ve Nizariler; el altından Moğollara yardım ettiler. Temel gerekçeleri, Beğdililer'in Alevi oluşuydu. Bunun bedelini sonradan çok ağır ödediler. Anadolu Selçuklu sultanı Alaattin Keykubat, bu hatasının farkına varıp, yaklaşan Moğol tehlikesine karşı, Harzemşahlar'ın (Beğdili Türkmenleri) kalan güçlerinden yararlanmak için onları yanına çekti ise de eşi Berduli'nin, oğlu 2. Gıyasettin'in ve veziri Sadettin Köpek'in oyunlarına kurban gidip, zehirlenerek öldürüldü. Alaattin Keykubat'tan sonraki Selçuklular da, Osmanlılar da Beğdililere çok acılar çektirdiler
HarzemşahlarVeli Saltık · Liman Yayınevi · 20241 okunma
10/10
·640 syf.··
2026 69. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:24
Cambaz Hayal kurmak tehlikeliydi, umut etmekse zayıflık. Oyunbaz serisinin üçüncü kitabını da bitirdim hala aynı düşüncedeyim. Çok iyi bir seri. Ölüm karakteri o kadar ince işlenmiş ki nefret etmekle etmemek arasında gidip geliyorsunuz. Karakterlerin gelişimleri o kadar iyi işleniyor ki her kitapta herkese hak verirken buluyoruz kendimizi. İlk kitapta çok göze batan Çağrı bile ılımlı , nazik hatta kibar birine dönüşüyor. Gökhan ise bu kitabın bana kalırsa başrolüydü . Sürekli kitaplarda bir şey bulabilme umuduyla araştırması , detayları aslında en başından beri izlemesi unutmaması ve sonda tabloyu yorumlaması... O gerilim mükemmeldi cidden. Normal bir şekilde okurken NE NE NE diye bir anda kendime gelip tekrar okudum . İkinci kitabın sonunda hatırlarsanız Afra intihara kalkışmıştı ve diğer tutsaklara uyarı yapılıp onun yanına gitmeleri istenmişti. Diğer tutsaklar onu kanlar içinde görmüştü. Bu kitabımızın başında Afra'nın Ölüm tarafından tutsak edildiğini burada tek başına olduğu bir odada tedavi edildiğini öğrenerek başlıyoruz. Afra odada Doktor Sanem'in yardımıyla iyileşmeye çalışıyor ancak Sanem'in Afra'ya kötü tavırlarından dolayı Afra'nın yanında Sanem öldürülüyor. Daha sonrasında Afra'nın yanına psikolog geliyor bu kişi Daire 13'ü gözetleyen kişi ve yıllar öncesinde Ölüm daha Kıyı iken ona psikologluk yapan kişi. Afra bir fırsat bulup odadan kaçıyor ve başarılı da oluyor . Afra Daire 13'e döndüğünde tabi ki herkes şok oluyor çünkü Ölüm Afra intihar ettikten sonra evdekilere hiçbir bilgilendirme yaptığından öldüğünü düşünüyorlardı. Afra başından geçenleri anlatıyor. Tabi ki Gökhan'la bir süre araları limoni oluyor . Çünkü ona umut aşılayan kişi Afra iken , Afra'sız hem umutsuz hem kimsesiz kalmıştı . Ölüm bu sırada acımasız görevlerine hız kesmeden
CambazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025306 okunma