Puan vermedi·202 syf.··
2018 91. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2018 00:00
Okumayı ertelediğim için kendime en çok ne zaman bu kadar kızmıştım hatırlamıyorum. Üstelik bu etkinlik olmasaydı ertelemeye devam ederdim kendimi biliyorum. Beni müthiş etkileyen bir kitap oldu. Daha önce de bir çok kez fidanı yapıldığı için konusunu çoğunuz biliyorsunuz. En kısa haliyle: teknolojinin hüküm sürdüğü bir dünya, yasa dışı üretim olarak görüldüğü için itfaiyeciler tarafından yakılan kitaplar, (içinde bulundukları ev hatta sahipleriyle birlikte) sonraki nesillere aktarmak için kitapları ezberleyen insanlar... İnsanların hiç bir şey düşünemez hale geleceği, kendi kendine rüya bile göremeyeceği kadar teknolojinin esiri olduğu bir dünya cehennemden farksız göründü gözüme. "duvarı kaldırıp ekran yaptırmak" nedir yaa, ilk delirdiğim yer burası oldu sanırım. Anlatılan teknolojiyi hayal dahi edemedim. İnsanların konuşmaları bile saçma, konuşmayı unutmuşlar beyinlerini ekranlarla, pastillerle uyuşturmaktan. Özellikle bir yer vardı ki; kitapları anlamaya çalışan itfaiyeci Montag, karşısındakini ikna etmek için kitap sayfalarını yırttığında, karşısındaki sanki bir uzvunu koparıyorlarmış gibi acı çekti. Burayı okurken gözlerimin dolduğunu ve kitabı elimde sıkmaktan parmaklarımın uyuştuğunu hissettim. 1953 te bunların yazılabilmiş olması çok ayrı boyumu aşan bir konu zaten. Bu yüzden bilimkurgu, fantastik ve distopya edebiyatının ustalarından olarak görülüyor Ray Bradbury. Fahrenheit 451 ise distopya edebiyatının dört temel kitabından biri. Bir başyapıt... (diğerleri:cesur yeni dünya - 1984 - biz) "Bu bir uyarı kitabıdır. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatır..." "Bir Kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre, kitaplarda bir şeyler olmalı..."
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
10/10
·140 syf.··
2026 104. kitabı
Anlatmasam da Olurdu Özlem Totan Ezgi Özcan #anlatmasamdaolurdu eseri kısacık ama derinliği olan duygusal bir eserdi.Once beni kitabın kapak tasarımı çekip aldı.Kitabı okumadan daha kapaktaki bu dört kadın ve arkada görünen o yalnız adam sarıp sarmaladı beni.Oldum olası farklı dönemlerde yaşayan kuşak hikayelerini okumayı severim.Bu eserde de üç kuşakla,dört kadının hayatına konuk olduk.Üç farklı kuşağa mensup dört kadının kesiştiği hikaye de önce Zehra ya sonra kızı Emine ye,sonra da Emine nin kızı Sevinç in hayatına konuk oluyoruz.Kitapta en çok Emine nin kız kardeşi Fahriye yi okuyoruz.Yalan dünyaya erken veda eden Fahriye nin hikayesi yüreğime dokundu.Kocası Murat ın hikayesini okumadan önce Murat ı verselerdi elime söyle iyi bi silkelerdim…Nolmuş Murat a derseniz?Hepsini burda anlatacak değilim eseri #okuyun derim. Üç kuşak kadının kendi iç dünyalarını okurken geçmişlerine,birbirleriyle ve toplumla olan derin hesaplaşmalarını okurken Sevinç in ,annesi Emine ye sitemine şahit oluyoruz.Sevinç,içten içe anneciğine sitem etse de bilmiyor ki annesinin yüreği bir yangın yeri.Kardeş kaybı kor gibi yakıyor yüreğiniKorkuyor yavrusunun sonu da kardeşi gibi olacak diye…(Allah korusun) Konuşamayan, derdini dillendiremeyen kadınların hikayeleri okuyan her okuru derinden sarsacak.Konuşmak ne büyük bir nimet.İcine ata ata konuşamayan Murat ın annesinin gırtlak kanserinden vefat etmesi ne kadar acıBabası olacak cibilliyetsiz şimdi mutludur acaba diye düşünmeden edemedim.Ağlayanın malı gülene fayda etmez derler yaa inanıyorum ki o da mutlu olamayacak… Kadın olmak her dönemde zor arkadaşlar.Eserde,her dönemin ve yaşın getirdiği farklı zorluklar karşısında ayakta kalma mücadelesi veren kadınların hayatlarına konuk olurken yalan dünyada yapayalnız kalan bir adamın da hikayesini
Anlatmasam da OlurduÖzlem Totan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20262 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tersine Cinsiyet !!!
Puan vermedi·125 syf.··
2026 26. kitabı
Orhan Kemal'in Tersine Dünya adlı eserini okurken ilk başlarda biraz zorlandım. Açıkçası kadın ve erkek rollerinin tamamen tersine çevrildiği dünyayı kafamda oturtmak kolay olmadı. Alıştığımız toplumsal düzenin tam tersi bir kurgu olduğu için olaylara adapte olmam biraz zaman aldı. Ancak sayfalar ilerledikçe yazarın vermek istediği mesaj daha net anlaşılmaya başladı. Kitap genellikle kadın-erkek eşitliği üzerinden değerlendirilse de ben eserin asıl meselesinin cinsiyetlerden çok, yanlış ve kötü davranışların toplum tarafından normal kabul edilmesi olduğunu düşünüyorum. Sorun kadın ya da erkek olmak değil; güç sahibi olanın karşısındakini ezmesini, değersizleştirmesini veya haksızlık yapmasını olağan görmek. Orhan Kemal de bunu gösterebilmek için rolleri tersine çevirerek okuyucuyu alışılmış kalıpların dışına çıkarmayı başarıyor. Elbette toplumumuzda hâlâ ataerkil bir düzenin etkileri bulunuyor. Buna rağmen bu konuda tamamen karamsar değilim. Geçmişle kıyaslandığında kadınların sosyal hayatta, iş hayatında ve aile içerisinde daha görünür ve etkin bir konuma geldiğini düşünüyorum. Ayrıca kadınları yalnızca bir zevk unsuru olarak değil, bir birey olarak gören insanların da varlığı bana umut veriyor. Bu nedenle kitabı okurken verilen mesajları günümüz şartlarıyla birlikte değerlendirmeye çalıştım. Orhan Kemal'in sade ve akıcı dili kitabın en güçlü yönlerinden biri. Ağır bir anlatım yerine günlük yaşamın içinden gelen samimi bir üslup kullanmış. Bu da kitabın hem düşündürücü hem de keyifli bir şekilde okunmasını sağlıyor. Sonuç olarak Tersine Dünya, bana farklı bir bakış açısı kazandıran ve üzerinde düşünmemi sağlayan bir eser oldu. Başlangıçta alışmakta zorlandığım kurgusuna rağmen, verdiği mesajlar ve toplumsal eleştirisi sayesinde benim için güzel bir okuma deneyimi
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,066 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Sezomm!!! Kalemine sağlık, bayılarak okuduk annemle beraber. Son 200 sayfayı sesli biçimde birlikte okuyarak bitirdik resmen. Bazı kısımlarda tüylerim diken diken oldu ve kanım dondu resmen.. psikolojik gerilimi dibine kadar hissettim. Bu kitap acilen film olmalii!! hayatta İnci gibi kendini maskeleyen insan olduğu kadar Eylül gibi hırslarıyla hareket edip başarı adına bazen çok fazla analitik düşünen tipler de var. Bu kitabın ana hikâyesinin yanında vermek istediği alt mesajlar da beni çok etkiledi. Kraliçe yapmış yapacağını dedim ve özellikle sonu.. neydi öyle sezom.. imza gününde sonu hakkında yüz yüze konuşmak istiyorum seninle. Çokça gurur duyuyorum seninle yaa, sen hep yaz ben senin okurun olmanın tadını çıkarayım
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202637 okunma
Masumiyet,fedakarlık ve dostluğun öyküsü...
7/10
·240 syf.··
2025 7. kitabı
Öncelikle okumadan önce şunu bilmelisiniz ki harbiden ağlıyorsunuz kitap bitince.Çocukların basit bir kavgası gibi görünen bir olaydan neler çıkartmış yazar maşallah.Akabinde o kadar derin konulara değiniyor ki;Fakir halkın yaşadıkları,yetişkinlerin acımasızlığı ve duyarsızlığı.Güzel yaa beğendim.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Bunların gerçekte var olması daha korkunç
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 19:45
Haşhaş Savaşı R. F. Kuang 10/10 "Hiç onların da," dedi yavaşça, "bizim hakkımızda aynı şeyi söylediğini düşündün mü?" Arkadaşlar bu kitap beni çok yaraladı. Savaşı, verilen kayıpları okumak beni yıktı. İçim kan ağladı yani. Kitap zaten başlar başlamaz evleneceğini öğreniyoruz Rin'in. O sahnelerini okumak o kadar rahatsız ediciydi ki anlatamamm. O üvey teyze olacak kadın var yaa. Yatacak yeri yok. Kız daha reşit olmamış, anlayabiliyor musun kız daha reşit olmamış ve gerd*k gecesinde nasıl davranması gerektiğinden bahsediyor. Ya sende kadınsın ya. Git kıza adet döngünün anlat. Her ay olunan kadına özgü şeyi anlatmak yerine gecenin nasıl geçeceğinden bahsediyor. Bu noktada Rin'i aşırı tebrik ettim. Kız az daha zorlasa atomu parçalayacaktı. Bu kızın azmi ve başarısı beni aşırı mutlu etmişti. O evlilikten kurtulduğu için ve kitap boyunca bir daha bu olaya takılmadan yoluna baktığı içinde Rin'i çok sevdim. Sinegard'a kabul aldığında sanki kendim kabul almışım gibi mutlu oldum. Ama kendini bir halt sanan kişiler yüzünden onuda zehir ettiler (Nezha mesela hdksjshsj) Biz binbir zorluk çekip oraya gelmişiz birde buraya ait olmadığımızı söylüyorlar. O Jun hoca var yaa. Kanka seninde yatacak yerin yok. Götün sağlam tabii boş boş triplere giriyon. Savaş başladığında diyorum ki herhalde bu adam ciddileşir ve bizim üstümüze gitmez diyorum. Salak herif hala bize laf sokma derdinde. Neyse Sinagard'a geçen zamanları okumak çok eğlenceliydi (kitapta tek eğlenebilidiğim kısımlar onlar oldu zaten) Hele sene sonu bunlar sınavlara girdiklerindeeee. Nezha'yı nasıl alt ettik lan. O kısım çok iyiydi. Zaten anlmıştım bu kızım speerlı olduğunu. Ama şunu merak ediyorum, Rin'in gerçek ailesi kim? Rin nasıl kurtulabildi? Nasıl bir savaş yetimi olarak anıldı? Ve bunlar diğer kitaplarda bahsedecek mi
Duygu ve Düşünce
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,073 okunma