Alaturka ve Alafranga
9/10
·232 syf.··
2026 68. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu sadece bir roman yazmakla kalmadı Osmanlı devletinin son dönemlerini konak üzerinden ilmek ilmek işledi. Batılılaşmanın toplum üzerindeki etkisi ve eski düzenle yeninin uçurumunu Naim Efendi, Seniha, Servet ve Sekine, Faik karakterleriyle çizdi. Hakkı Celis’in iyi hali, Naim efendinin çaresizliği aslında kitabın özeti gibiydi. Toplumsal yenilik beraberinde yozlaşmayı getirmişti. Görkemli bir konağın harabeye dönüştüğü hal ise Osmanlı Devleti’nin geldiği son noktayı tasvir ediyordu. Yazarın ilk kitabı olmasına karşı anlatımı oldukça etkileyiciydi. Hikaye örgüsü ise yine ilk romanın çok ötesinde bir kaliteye sahipti. 1. Dünya savaşında ölüme giden Hakkı Celis ve tek başına ölümle burun buruna kalan dede Naim efendi karakterleri oldukça derin izler bıraktı. Dönem, konu ve anlatımı itibariyle müthiş bir roman ve müthiş bir yazar diyebilirim. Yaban, Hüküm Gecesi, Panaroma, Sodom ve Gomore ve Ankara gibi romanları okuma listesinin başına geçmiş durumda…
1000Kitap
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma
7/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 15:21
Romanı çok kötü bulmadım ama daha iyi bekliyordum açıkçası. Ahmet Celâl karakterini severim gibi gelmişti ilk sayfalarda ama çok da sevdiğim bir karakter olmadı. Başkasının sözlüsüne bakmasını hoş bulmadım en başta. Köydekilere acıyordu ama onların yanına sığınmıştı Ahmet Celâl. Sağ kolunu savaşta kaybetmesi çok üzücü ancak Ahmet Celâl'e göre cahillik bir uzvunu kaybetmekten daha acınası bir durumdu. Belki de haklıydı ama köylüler de öyle yetişmiş, suçları yok ki... Fırsat verildi de onlar mı değerlendirmedi sanki. Kitabın finalini de pek sevemedim. Hikaye pat diye bitmiş gibi geldi bana.
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
Reklam
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 175. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
"YIRTICI CANAVAR" "Bir daldan diğer bir dala konup özgürce uçmak, kendisi için vazgeçilmezdi. Yaban mersini favori yiyeceğiydi ve ormanda bu meyvenin çeşitli versiyonları mevcuttu. İstediği meyveden yiyor, hiç yorulmadan da karnını doyuruyordu. Ama bu durum, yaklaşık üç ay olan yaz mevsimi için geçerliydi. Kendisine dost olan orman, kış gelince acımasız ve merhametsiz bir düşman hâline geliyordu. Bütün kuşlar için olmasa bile, birçok kuş türü için geçerli bir kuraldı bu." Umut nedir? Bir kuşun kanadına yüklenen o incecik duygu, gerçekten bir ormanın kaderini değiştirebilir mi? Bu sorunun cevabını, Kuzguncuk ve dostlarının ölümcül yolculuğunda buluyoruz. Her destan bir tehditle başlar. Yırtıcı Canavar'ın gölgesi, gökyüzünün özgür çocuklarının üzerine düştüğünde, geriye ya kaçmak ya da direnmek kalır. Kuzguncuk ise üçüncü bir yol seçti: yönlendirmek. Küçük bir saka kuşunun devasa bir göçü yönetmesi ne kadar gerçekçi? Belki değil. Ama masallar gerçeği değil, gerçeğin içindeki anlamı anlatır. Bu hikâye de bunu yansıtıyor yazar, bizlere. Yolculuk boyunca her durak bir sınavdı: · Fırtınalar, yön duygusunu çalan puslu sabahlar · Açlık, bitkinlik, yoldaşlarını kaybetmenin tarifsiz acısı · Yırtıcı Canavar'ın nefesini ensede hissetmek Ama her kayıp, geride kalanlara yeni bir kararlılık armağan etti. Çünkü göç etmek, coğrafya değiştirmek değildi onlar için aynı zamanda içlerindeki korkuları aşmaktı. "Kuş Cenneti"ne varmak, sadece bir menzil değil, hak edilmiş bir huzurdu. Bugün modern dünyada hepimiz bir "cennet" arıyoruz: terfi, ev, aidiyet, sevgi... Ama gerçek huzur, varışta değil, varışı hak eden yolda saklı. Kuzguncuk ve dostları, bu cenneti kanatlarıyla, terleriyle ve gözyaşlarıyla inşa ettiler. Onların cenneti, kimsenin lütfu değil; emeğin ve dayanışmanın
Edebiyat
Yırtıcı CanavarBurhan Tentaş · Otağ Yayınları · 20251 okunma
Puan vermedi·214 syf.··
2026 4. kitabı
Köylünün aslında hain değil sadece neyin ne olduğınu anlamayacak kadar cahil oluşları Uzun zaman önce okumuş olsam da konusu hala aklımda kala kitap
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
9/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
️Kurtuluş Savaşı yıllarında bir savaş gazisi subay gözünden o dönemin köy hayatını anlatıyor. Edebi yönü tartışmasız çok iyi. Lakin Anadolu köylüsünu bu kadar cahil göstermesi çok acımasız geldi. Savaşın yaşandığı köylerden birinde doğup büyümüş ve bir Çanakkale Savaşı şehidinin torunu olarak Anadolu köylüsünu bu kadar yermesini kabul etmiyor. Mutlaka kitapta bahsedilgi gibi köyler vardir lakin genele bağlamak haksızlık olur. Kitapta eleştirdiği köylünün cahillikleri şehirlerde yaşanmıyor mu? Ayrıca Müslüman olmayı cahil olmaya sebep göstermesini de kabul etmiyorum. Ve kitap kahramani, başkasının karısına hisler beslerken ve sonunda sevdigi kadini yarali olarak bırakıp giderken eleştirdiği köylülere benzememiş miydi? Bunların yanında Kurtuluş Savaşı yıllarındaki zorluğu çok güzel aktarmış. #okudumbitti
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
Yazarın ölümünden sonra yayınlanmasını vasiyet ettiği, kendi deyimiyle o yüz sayfalık “otobiyografik makale”... Tabii Yapı Kredi’nin puntosunu hesaba katmamış; kısacık görünse de elimizdeki son derece yoğun, katmanlı bir metin. Ben Solstad’la çok uzun zaman önce Mahcubiyet ve Haysiyet ile tanışmıştım; o özgün, altyapısı yoğun anlatıma hayran olmuştum. Kitaplarındaki o derin psikolojik temaların kaynağını (Özellikle İbsen’in Yaban Ördeği’ni merkezine aldığı) hep merak ederdim. Bu metinle anladım ki aslında pek çok hayatta olduğu gibi temeller yine erken çocuklukta ve ailede atılıyor. Anne figürünün gücü, kardeşler arası dengeyi kurma çabası, babayla ve çevreyle olan ilişkiler... Erkek çocuklar için baba figürü daha belirgin görünür ama yazarın da nihayetinde itiraf (kendi deyimiyle) ettiği gibi annesi hayatının asıl belirleyicisi olmuş. Ve tabii ki aşk... Vefat ettiğinde de 27 yıldır birlikte olduğu üçüncü eşinin yeri çok ayrı anlaşılan. Kitabı ona emanet edişi, “O okusun, bir çekincesi olursa bir dostuma (kitapta adı belirtiliyor) danışır, öyle yayımlar.” deyişindeki o muazzam güvenden hissedebiliyoruz bunu. Aslında yayımlanma tarihi için 2050’leri hedeflemişken, kitaba sonradan eklediği o sonsözle bizi şaşırtmaya devam ederek “Fikrimi değiştirdim, 2025 sonbaharında yayımanacak.” diyor ve yazar aynı yıl Mart ayında aramızdan ayrılıyor. Biz de 2050’leri beklemeden bu samimi hayat hikayesini okuyabiliyoruz. Çok net ve maskesiz bir dürüstlük... Otobiyografik eserleri seven biri olarak ben çok ayrı bir lezzet aldım. İlk sıradaki yerini hiçbir şeye kaptırmayan Mahcubiyet ve Haysiyet’in yanına, Banu Gürsaler Syvertsen’in o artık iyice aşina olduğumuz şahane çevirisiyle ekleniverdi. Keşke sayfalar azıcık daha ferah olsaydı demekten kendimi alamasam da iyi ki iyi ki iyi
Nihayet! Mutluluk.Dag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 202620 okunma
Reklam
Reklam