"....yenik düşmüş bu insan içerideki odada yapayalnız,fısıltıların,öfkeli seslerin,sessiz dedikoduların,homurtuların duyulduğu bu yavaş yavaş sessizliğe gömülen binada, titreyerek hıçkıra hıçkıra ağlıyordu."
"Saat biri çeyrek geçiyor.
İşte şuan hissettiklerim:
Başımda şiddetli bir ağrı var.Belim buz gibi,alnım alev alev yanıyor.Ayağa her kalkışımda ya da öne doğru her eğilişimde âdeta içi dalgalanan bir sıvıyla dolu olan beynim kafatasımın çeperlerine çarpıyor.
Çırpınırcasına titriyorum ve ara sıra kalemin âdeta galvanik bir akımın etkisiyle sarsılan elimden düşüyor.
Gözlerim duman içinde kalmışım gibi yanıyor.
Dizlerim ağrıyor.
İki saat kırk beş dakika sonra iyileşeceğim."