''bir kasabanın topraklarının üstünde yabani bir orman dalga dalga salınıp altında başka bir yabani orman çürüyorsa, o topraklarda sadece mısır ve patates değil gelecek çağların şairleri ve filozofları da yetişir.''
''hakikate ilişkin bütün iddialar, bunları dile getiren kişinin siyasal ideolojisinin yansımasından başka bir şey değildir. foucault'un düşüncesine göre, toplumsal hayatımızı tanımlayan şey dildi ve dilin kendisiyse iktidar ve tahakküm ilişkileriyle yüklüydü. bilgiye dair bütün iddiaların, temelde, otorite beyanından başka bir şey olmadığı anlamına geliyordu bu; güçlülerin kendi ideolojik görüşlerini zayıf olanlara kabul ettirmek için kullandıkları zorba taktiklerdi bunlar. 'hakikat' diye bir şey olmadığından, bir şeyi 'bildiğini' iddia eden her kimse, bizi eğitmeye değil, baskılamaya çalışıyor demekti. iktidar sahibi olmamız neyin doğru olduğu üstünde denetim sahibi olmamıza izin veriyordu; tersiyse geçerli değildi. pek çok perspektif olduğuna göre, belli bir perspektifin kabul edilmesinde ısrar etmek de faşizmin bir türüydü.''
''grupların performansı bireylerinkinden üstündür. etkileşim ve müzakere içinde olan gruplar da pasif olanlardan üstündür. fikirlerimizi grubun tetkikine sunmanız, doğru cevabı bulma ihtimalimizi artırır. hakikat arayışındaysak eğer, eleştirel düşünce, şüphecilik ve fikirlerimizi başkalarının tetkikine maruz bırakmak en işe yarar yol olacaktır.''