Kitap okumak. Eminim birçok kişinin de düşündüğü gibi en geliştirici aktivitelerden biri. Çeşit türünün fazla olması (herkese hitap edecek bir şeyler olması) genç yaşlı demeden birçok insani içine çekiyor. Ancak anlamadığım bir nokta var, o da farklı türde okuyucuların birbirlerini okudukları türlerden dolayı yargılaması. Her insan farklıdır, her insan aynı durumu farklı algılar, farklı tepkiler verebilir. Bu eminim ki herkesçe kabul edilebilir. Dediğim gibi farklı tür okuyan insanların birbirlerine açtığı bu 'benim okuduğum daha iyi' savaşını anlamıyorum ve bana gereksiz geliyor. En basit örnekle; klasik okuyan okurların, günümüz genç kurgu kitapları için 'çöp okuyorsunuz' gibi itemlerde bulunmaları, insanların okudukları türden dolayı yargılanması ya da ayrıştırılması... Yaşadığımız dünya zaten içinde bulunan insanları gittikleri mekana, yedikleri yemeğe, giydikleri kıyafete kadar ayrıştıran bir yer. Bari onlara zevk veren bu sürede okurları birbirinden 'x kişisi bunu okuyor; aferin ona , y kişisi bunu okuyor; çöp okudugunu kabul etmeli' böyle ifadelerle ayrıştırmak ne gereksiz bir yargı...Okuyucuya yapılan saygısızlığın yanında yazara yapılan da çok ok büyük bir saygısızlık var. İnsanlarin yazdığı kitapları beğenmeyebilirsiniz, eğer yazarın dili, olayları ele alış şekli size uygun değilse bir daha okumazsınız. Ancak kalkıp okura, yazara, kitaba saygısızlık yapmak kimsenin hakkı değildir. Kısacası aslında savunmak istediğim düşünce; herkesin her şeyiyle yargılandığı bu dünyada lütfen bırakın da insanlar istediklerini okusunlar...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
bir deyim ogrendim: "vernem nidahen." birini oldurup mezarina cicekler dizmek demekmis. hani diyorum ya sana cok degistim ben, farkli biriyim artik diye; beni oldurmusler aslinda irem, oldurmus yani... o kisi. sonra cicekler dikmis mezara, ben cicek acmisim sanki. sen de cicek olup acar misin irem, gelsem en guzel ciceklerden diksem mezarina?
cicek ol irem,
n'olursun cicek ol.
"Bazan etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki once teferuatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak edemeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar."
"Kendimi çok sevdiğim an, kendime en çok acıdığım an.
Beni yalnız bu koruyor: Bu aşk, bu merhamet.
Ve dizimin acısını duymayarak, yürüyorum, istikbalimden başka bir yere çıkan rahat ve emin bir yolda gider gibi yürüyorum."