Ulusların tarih sahnesinde kalıcı yapılar (devletler, özerk kurumlar veya güçlü lobiler) inşa edebilmesi, sadece nüfus çokluğuna değil; o nüfusu aynı ülkü etrafında eritecek "büyük bir ortak anlatıya" ve kurumsal bir çimentoya bağlıdır. Tarihte topraksız veya devletsiz kalmış toplulukları bir arada tutan şey her zaman aşkın (transandantal) bir kurum veya ideoloji olmuştur: Ermeniler ve Yahudiler: Ermenileri asimilasyondan koruyan ve birleştiren şey, devletleri yokken bile bir "proto-devlet" gibi çalışan Ermeni Apostolik Kilisesiydi. Keza Yahudileri bin yıllık diasporada koruyan dini getto disiplini ve ardından gelen Siyonizm ideolojisiydi. İranlılar: Şah İsmail (Safeviler) döneminde Şiilik, Fars kimliğiyle öyle bir harmanlandı ki, parçalanmış aşiretlerden homojen bir imparatorluk anlatısı çıktı. Kürt Çıkmazı: Kürtler hiçbir zaman tek bir inanç veya ideolojik çatı altında birleşemedi. Büyük çoğunluğu Sünni (Şafi) olmakla birlikte; Alevi Kürtler, Ezidiler ve Yarsaniler gibi inançsal fay hatları var. Sünni Kürtlerin dini aidiyeti de onları ulusal bir kimlikten ziyade, çoğunlukla egemen İslam devletlerinin (Osmanlı vb.) tebaası olmaya itti. Yani din, Kürtlerde birleştirici değil, aksine uluslaşmayı geciktirici bir rol oynadı. Kürt coğrafyasının (Zagros ve Bohtan dağları vb.) sarp ve izole yapısı, tarih boyunca merkezi bir otoritenin kurulmasını engelledi. Bu izolasyon, ortak bir edebi/resmi dilin gelişmesini de ket vurdu. Bugün Kurmancî, Soranî ve Zazakî konuşan gruplar arasında dilsel bir bariyer var. Dağlar, aşiret kültürünü besledi. Bir Kürt, kendini önce ulusunun bir parçası olarak değil; Barzani, Talabani, Berzenci, Bucak, Jirki, İzol, Bekran veya bir başka aşiretin üyesi olarak kodladı. Bu yerel sadakat, uluslararası statükonun Kürtleri birbirine karşı
Sosyoloji
Bak ve ibret al!
Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi esnasında vuku bulan ehemmiyetli hâdiselerden biri şöyledir: Sefer üzere olunduğundan birtakım masraflara hazineden henüz para ulaştırılamamış ve zengin bir bezirgândan borç alınmıştı. Daha sonra hazineden para geldi ve defterdar da alınan bu borcu sâhibine takdim etti. Ancak adam, defterdara şöyle bir teklifte bulundu: “Servetim hayli çoktur. Bir oğlumdan başka kimsem de yoktur. Kabul ederseniz, verdiğim paramı hazineye bağışlayayım. Buna mukabil siz de benim oğluma devlet kapısında bir iş verin!..” Defterdar, bu talebi Sultan'a arz edince Yavuz, son derece öfkelendi ve muhatabına hiddetle haykırdı: “Bana getirdiğin şu usulsüzlük teklifi sebebiyle, yemin ederim ki seni de teklif sâhibini de katlettirirdim. Fakat ‘Sultan Selim, parasına tama’ ettiği için bezirgânı ve defterdarı öldürttü.’ demelerinden çekinirim. Tez bezirgânın parasını iade edin ve bir daha huzuruma böyle kanuna muhalif şeyler getirmeyin!” Sultan'ın bu tavrının ardından yapılan tahkikatta bezirgânın bir Yahudi olduğu tespit edilmiş ve devlet merkezinden uzaklaştırılmıştır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yahudiler Tevrat'ı Hiristiyanlar İncil'i değiştirdiler. Kur'an'ın değişmeyeceğini anlayan Kafir, geldi bizi değiştirdi. Müslümanım deyip İslâm ile alakası Olmayan Bir topluluk haline gelindi. Yeniden İMAN Edip DİNİMİZE Dört Elle Sarılmalıyız.!
Ben FİLİSTİNİM, benim sesim kısık; duyanlarım sağır,görenlerim kör. "kardeşim" dediklerime bir de sen bağır; Filistin'mizin yükü bir hayli ağır.
Filistin
“Türk imparatorluğu bana ait değildir, Türk milletinindir. Ben onun hiçbir parçasını vermem. Bırakalım Yahudiler milyarlarını saklasınlar, benim imparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin’i hiç karşılıksız ele geçirebilirler. Fakat, yalnız bizim cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem.”
Tarih
Mehmet Dilbaz: Yahudiler Müslümanlardan iyilik dışında hiçbir şey görmemiş bir millettir ama bütün nefretlerini Müslümanlara kusuyorlar. Müslümanların 800 yıllık yönetiminde Yahudiler, tarihlerinin en rahat ve özgür dönemini yaşadılar! Bütün köşe başları tutulmuş... Amerika bugün aslında bir Yahudi devleti haline gelmiş durumda. Asıl planları Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahra'yı yıkmak ve oraya 3. Süleyman Mabedi'ni inşa etmek. Bunu inşa ettikten sonra Yahudi ülküsü tamamlanmış oluyor!
Edebiyat