"ben sana mecburum bilemezsin" adlı çalışmanın taş görselidir. Veyahut siz ona 'yalnız taş, duvar olmaz' deyin..
Her ne derseniz deyin, taşların dili olsa (ki var onu görüyoruz) bu kadar dile gelirdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Martin Eden.
Bir başarının hikâyesi, inancın ve azmin zaferi demeyi çok isterdim fakat, değil..
Bir başarılı fakat mutsuz olanların hikâyesi..
Başkalarının hayatının hep müreffeh ve mutlu olduğu inancının hüzünle sonuçlanışı.. Tam da şairin dediği gibi: "Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla" "Asıl mutsuzluk, mutlu olduğunun ayırdına varmamaktır."
Hâliyle sahip olduklarının farkına.. Ötekine özenme. Varlığını onun varlığına adama. Onun gibi olma. Ve fakat bir tek kendin olamama hâli..
Kendi olamayanların en büyük cezası bir başkası olmaktır: yani herkes gibi olmak.
Ve en önemlisi başarmak uğruna kaybedişin hikâyesi..
Sanki; kaybederek var-olmanın biçimi.. iyi mi kötü mü bu durum bilemiyorum. Fakat bildiğim bir şey, herhangi bir şey için kendini kurban ederek bir başarı elde etmenin ödül olmayacağıdır. (Onun için kendimden korkmadım diyemem. Kendimi ciddi ciddi hesaba çektiğim doğrudur. Yola çıkarken ki niyetim ile şimdiki halim arasında fark ne durumda? )
Uğruna mücadele verdiğim şeyleri feda ederek onlara ulaşamam.
"Bazan bir şeyin değeri ona ulaşılarak ne kazanıldığıyla değil, ona ulaşmaya çalışırken nelerden ödün verildiğiyle belirlenir." İşte bu, beni, tedirgin ediyor..
Ah, zavallı Martin (ler).. hep acımışımdır; başarmak için kendini yok edenlere..
Çünkü, bir eksikliği, açığı kapatmak için hep bunca çalışma.. Ne büyük bir eksiklik, eziklik hissidir ki, bedeli kendisidir.. "Vahşi çalışmayı, hızlıyı, yeniyi ve yabancıyı seven sizler, siz kendinizle barışık değilsiniz;
Çalışkanlığınız, kendi kendinizi unutmak üzere başvurduğunuz bir kaçış ve niyet."
Martin EdenJack London · Koridor Yayıncılık · 2020135,2bin okunma
'Okumak' kitaba sahip olmaktan daha öte bir şey gerektirir.
'Yürümek' için ayaklara sahip olmaktan daha fazla bir şeye sahip olmalısın.
Hakeza, uçmak için kanatlara yok ihtiyacın.
Peki ey dost!
'yaşamak' için neye ihtiyacın var?
“ Sizler yeni bir gün doğumunu bekleyebilirsiniz, benim buna gücüm kalmadı”
Diyerek Stefan Zweig eşiyle birlikte hayatına son verdi. Yani, intihar etti.
Dolayısıyla,
Doğması için mücadele ettiğin bir 'günün' yoksa yaşayacağın bir hayatta yoktur.
Hayallerini yitirdi isen, kaybedecek bir şeyin kalmamış demektir.
"Bu arada sakın aklından çıkarma: Tutkun yoksa, yoksun !"
Hazineyi uzaklarda aramaya gerek yoktur. Hazine içinde bulunduğunuz yerdir. İhtişam baktığın şeyde değildir. Bakış açındadır.
Onun için bakış açınızı değiştirdiğinizde baktığınız şeyde değişir.