Charles Dickens’ın sosyal anlamda bir dahi olduğunu düşünüyorum
10/10
·656 syf.··
2026 1. kitabı
Bu kitapta siz okuyucu değilsiniz, Pip’in ta kendisisiniz. Yaşadığı bütün duyguları her ayrıntısına kadar hissedeceksiniz, bolca ters köşe olacaksınız. Her ayrıntısında sıradanlıktan uzaklık bulunduran bu kitap, asla yalapşap yazılmış bir senaryo bulundurmamakla birlikte, çok derin karakter analiz becerisine sahip, sosyal zekâsı fazlaca yüksek bir adam tarafından kaleme alınmıştır. Bu adam beni İki Şehrin Hikayesi adlı kitabı ile büyülemiş ve bütün eserlerini okuma girişiminde bulunmamı sağlamıştır. Her ne kadar birçok insan hikâyenin güzelliğine kapılsa da benim Charles Dickens’a hayranlığım, yukarıda da bahsettiğim gerçek hayattaki insanları anlayış kapasitesi ve bunu kendi kitaplarında muhteşem bir şekilde sergileyişinden ötürüdür. —Spoiler— Örnek vermek gerekirse, hikâyenin sonuna doğru Pip’in artık elinde hiçbir şeyi kalmayıp hasta yataklarına düştüğü bölümde Joe’nun Biddy’den bahsetmesi üzerine Pip eski hatıralarına geri döner. Estella’dan tamamen umudunu kesmiştir ve beyni hep haksızlık ettiğini düşündüğü Biddy’ye doğru yönelir. Kendine yeni hayaller kurar, köye beklentilerle döner, Biddy’nin çoktan başka biri ile hayat kurabileceği ihtimali aklına dahi düşmez. Biddy’nin Joe ile olan evliliği ve Pip’in bundan habersiz, Biddy’nin hâlâ kendisini beklediği düşüncesi, aslında bunu Joe’ya söylemeye çok yaklaştığı hâlde pot kırmaktan ucuz kurtulması, ana hikayeyle bağlantışı olmayan bir ayrıntıdır aslında ama benim için bu kitabın gerçek hayatla bütünleşik yazılmış bir kurgu olduğunun göstergesidir. Ya da Estalla’nın annesinin tıpkı kızı gibi katı mizaçlı biri olması ve annesine ait bu bilgilerin çok daha önceden kitapta yavaş yavaş okuyucuya yedililmesi bana çok gerçekçi bi hikayeyi okuyormuşumcasına bir deneyim sunmuştu. Ancak kurguda zayıf bulduğum bazı
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,5bin okunma
Mor Amber
8/10
·288 syf.··
2026 6. kitabı
Son bölüme kadar heyecan ve keyifle okudum. Kitabı elimden bıraktığımda bile kitabı düşünerek iş yapıyordum. Fakat gel gelelim sonu bana aceleye gelmiş ve hızlıca yazılıp bitirilmiş geldi. Olayların bitişi ile bir problemim yok (tabii gönlümde şöyle olmasaydı dediğim bir yer var jaja ile ilgili) ama işte anlamlandıramadığım şekilde sonu yalapşap hissettim. Sanki finale zorlanmış bir dizinin son bölümü gibi. Bunların dışında yazarın dili ha ri ka mükemmel çok sevdim. Eğer okusam mı diye düşünüyorsanız bence kesinlikle şans verin zaten sayfaları nasıl çevidğinizi hatırlamayacaksınız.
Mor AmberChimamanda Ngozi Adichie · Doğan Kitap · 2019284 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·528 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 17:14
Gökçen serisi 4 kitabın da incelemesidir. Kısaca konudan bahsedersem şöyle... Bundan 20 yıl önce babaları asker olup aynı görev yerinde çalışan iki küçük çocuğun hikayesi anlatılıyor önce, daha sonra babalarının şehit olması ile ikisi de aileleri ile memleketlerine dönüyor. Aradan yıllar geçiyor ve başrol kız doktor, erkekse asker oluyor. Ve başrol erkek babaları ölmeden önce son görev yerleri olan yerde göreve başlıyor. Başrol kız da vatan görevini yerine getirmek için aynı yerde doktorluk mesleğine başlamak için yola çıkıyor. Orada tekrar karşılaşıyorlar ve başta anlaşmazlıklar olsa da yakınlaşmalar başlıyor. Yan karakterler de hikayede kısa kısa yer alıyor. Aslında ilk kitabın incelemesiymiş gibi göründü ama olaylar bu yani başroller bol bol anlatılırken, olaylar dur durak bilmezken yan karakter de hikayede kısa kısa yer alıyor. Evet kitap bir askeri kurgu olarak yazılmış ama ne yalan söyleyeyim okuduğum ilk askeri kurgu olmasına rağmen aman aman bir beğeni oluşturmadı bende. Başroller tam da başrol şeklinde bol bol anlatılmıştı, yan karakterler aralara serpilmiş kısa kısa bölümler içindeydi ve onlar hakkındaki sorularım cevaplanamadı yani. Normalde seri kitapları da severim aslında ama bu seride 3. Kitabı zor bitirdim 4. Ye de zor başlayıp yarım bıraktım. Yazarın dili ne sıkıcı ne de akıcıydı ama sanırım sıkılma nedenim sürekli başrolleri anlatıp, tartışmalarını konu alıp en sonunda da yalapşap ile bitirmesiydi. Kısaca öyle abartılacak ve uzatılacak bir seri değildi bence. Bir de sanırım biraz lise döneminde okunacak bir seri yani ne o dönemden önce (ki bence asla okunmamalı) ne de sonraki dönemde(dili basit ve sıkıcı gelecektir) okunmamalı. Ama siz bilirsiniz yine de, iyi okumalar.
GökçenLoresima · Ephesus Yayınları · 20237,6bin okunma
8/10
·200 syf.··
2025 110. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 18:28
#hamliöiftçigiles #farmergilesofham #jrrtolkien Merhabalar herkese, okumalar arasına sıkıştırayım nasıl olsa küçük bir kitap dediğim kitap hikayenin gerekçelendirilmesinden tutun cümlelerdeki kelimelerin kullanımının irdelenmesine kadar yine kapsamlı bir okuma oldu. Köpeğin adından köyün adına, devin isim alıp almamasına, Giles'ın esas ismine, galler'deki o zamanın yeryüzü biçimlerine kadar sağ olsunlar bilgi sahibi olduk. Üstelik ikinci dünya savaşının araya girmesinden tutun yayıncının kaprisleriyle Tolkien baya uzun süre bastıramamış kitabı yok çok kısa olmuş demişler yok hobbit'in devamını yaz sen demişler yok illüstrasyon olsun denmiş 40 sayfa bile değil ama basım süreci sancılı. Araya yüzüklerin efendisi girmiş siz düşünün. Ve bütün hikaye yine çocuklarına öylesine anlattığı bir hikayeden oluşmuş. Sanırım yazar kendi başını özellikle çocuklara anlattığı şeylerde derde sokuyor. Bu arada illüstratör çok iyi seçilmiş içindeki çizimlere bayıldım çok vintage havası var okurken. Bütün bunları bir kenara bırakıp size hikayeden bahsedeyim. Giles (ismi normalde inanılmaz uzun) normal bir çiftçi, Ham kasabasında katı eşi ve işe yaramaz köpeğiyle yaşıyor. bir gün bir devin yolu Ham köyüne tam da Giles'ın evinin oraya düşüyor, Giles devi vurmayı başarıyor ancak silahtan çıkan metaller dev için sadece sinek ısırığı (Bu arada kullanılan silah hakkında uzuuuuuun tartışma var dipnotlar kısmında ve önsözde yani gerek yoktu diye düşünüyorum. Neymiş? Döneme uymuyormuş ama mizahi olarak kalsınmış da okurun bunu taktığı yok editoryal bir tartışma). dev gidip ejderhalara köyü anlatıyor ballandıra ballandıra, ejderhalar Ham çok uzak diye vazgeçse de bir ejderha oraya gitmeye karar veriyor. Giles, köylülerin papazın gaza getirmesiyle yalapşap bir zırhla ejderha ile dövüşmeye yollanıyor
Ham'li Çiftçi GilesJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 20181,074 okunma
7/10
·320 syf.··
2025 27. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 22:18
benim nedensiz bir şekilde bu yazardan daha büyük beklentilerim vardı, bazı konularda tam olarak karşılayamadı maalesef ki. ama yine de kalemi akıcıydı, sıkılmadan okudum cidden. AMA bence sonu çok alelacele bitirilmiş gibi oldu. şahsen tahmin edilebilir bir son olsa da çok yalapşap geçip gidiverdi sanki. yine de anlatmak istediğini vr felsefesini sevdim. güzeldi genel olarak
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
9/10
·376 syf.··
2025 26. kitabı
Kendime benzettiğim insanların yaptıkları işleri önemserim, bu; onlarla benim aramda var olan bağı güçlendirir ve kendimle gelecekte olmak istediğim adam arasındaki farkı kapatmaya yarar, çünkü başlamak ve ilerletmek için gerekli cesareti, bana en iyi; kendime benzettiğim artık olmuş, sevdiğim o insanın çaylak dönemi verir. O atlattıysa o böyle sıfırdan alıp ilerlediyse ve şartlar da uçurumsal farklılık göstermiyorsa (kafamda buna onay verdiysem) o hâlde ben de yapabilirim derim, bunu bana en çok hissettiren yazarlardan biridir Jack London. Okuduğum hemen her kitabında kendimden bir parça bulurum karakterlerinde. Burda çok da detaya inmeden hayatını karada geçiren neredeyse muhallebi çocuğu dediğimiz bir adamın açık denizlerde kendini bir şekilde bulunca nasıl da kendini yetiştirebildiğini ve olduğunu görüyoruz. Hayatında pratik yanı kazanma fırsatı hiç bulamamış birinin bile zorda kalınca başarabildiğini, irade koyabildiğini fark ediyoruz. Bu yeter de artar bile. Şimdi sırada denizcilik terimleri var havuzumuzda, buyursunlar: Çanlı şamandıra; sisli havalarda bulunduğu yeri kampana çalarak belirten şamandıra. Kampana çalmak da tahmin edileceği üzere (gemilerde, istasyon gibi yerlerde) belirli durumları bildirmek için belirli vakitlerde çan çalmak demek. Uskuna; arması tarafından belirlenen bir yelkenli türüdür: iki ya da daha fazla direği sübye armalıdır ve iki direkli bir uskunada pruva direği genellikle grandi direğinden daha kısa olur. Yaygın bir türevi olan gabya yelkenli uskuna ayrıca pruva direğinde dört köşeli bir gabya yelkeni bulundurur, buna aynı zamanda babafingo gibi başka dört köşeli yelkenler de dahil olabilir ancak bu onu bir barkentin yapacağı için trinketa yelkeni bulunduramaz. Pek çok uskuna pik armalıdır. Uskuna arması: 1 Civadra 2 Flok, velena
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma