7/10
·440 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 18:04
hic bu kadar kafamı karıstıran bi fantastik kitap okumamıstım sanırım. ardı ardına surekli ters kose oldum ve bircok detayı aklımda tutmakta zorlandım acıkcası, alısılmısın dısında bi evren olmasının da bunda payı var. o yuzden kitap hakkında biraz karısık duygular icindeyim. basta scarlett’ı sinir bozucu bulmustum ama karakterini tanıdıkca o kadar sevdim ki, on yargı cidden kotu bir sey‍mis…asıl sinirimi bozan donatella oldu, serinin kalanı sanırım onun hakkında ve okuma istegimi o kadar etkiledi ki bu anlatamam yani. yazarın diger serisini merak ettigim icin bu seriyi de bitiririm ama ne zaman devam ederim bilmiyorum acıkcası.
CaravalStephanie Garber · Dex Kitap · 20232,487 okunma
Shakespearei sucluyoruz her sey icin cunku kendi irademiz yok
7/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
Komedi seklinde sonuclancagini umdugum bir trajedi oldu... zaten her sey belliydi ama bi yandan da ustunde durmama cabasi hani goruyoruz kanka... bu kadar uzatmasaydiniz keske ve neden bu ikili boyle oldu anlamadim alexender mesela gayet acik acik soyleniyor ama bunlar??? Ben shakespeare 2 3 kitabini okumusumdur ama yine de cok siirsel kacti yani iste bir olayi ne kadar siirsel yaparsan o kadar mesrulastirabilirsin sozu idi kitap ben daha cok olaya odaklanmaya calistim ana karakterle ozelliklerimiz benzer oldugu icin biraz icine cekildim bu kitabi okurken gizli tarihi okuyomus gibi hissettim yani atmosfersel acidan karakterler de benzer ozellikteydi francis alexander, meredith camilla, henry james, richard oliver falan sonuc olarak iyiydi sonunu merak ettigim icin okuttu kendini
Eğer Kötü OlsaydıkM. L. Rio · Ren Kitap · 20241,256 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·424 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:35
Çok fazla şey yazmayacağım ama benim için favori kasaba romantizmi hatta kovboy serim net bu seridir. O kadar güzeller ki. Yani devamının bir an önce çevrilmesini bekliyorum. Gerçekten kusursuz denecek kadar güzeldi. Kendimi çok mutlu hissederek okudum. Yani bir arkadaştan aşka romantizmi ama ben de bu kadar hoşuma gideceğini beklemiyordum. Jessica o kadar güzel erkek karakterler yazıyor kiii.. En favori kovboyum sensin Wyatt
WyattJessica Peterson · Artemis Yayınları · 202610 okunma
Bugüne kadar kırılmasın diye başkalarının üzerine titrediğimiz kadar, kendi kalbimizi koruyabildik mi? Bugün hayatta en çok ihmal ettiğimiz kişiyle, yani kendimizle yüzleşme vakti: Kendimden Özür Dilerim / Miraç Çağrı Aktaş Konusu: Fazla iyi niyet, insanı kendinden özür dilemeye mecbur bırakır. Öyle zamanlar yaşadım ki ne konuşarak anlatabildim kendimi ne de suskunluğum karşılık buldu. Şimdi geçmişe dönüp şöyle bir bakıyorum da kimler için yormuşum kendimi... Herkesin “o alışkın, o halleder, o affeder” dediği kişi olmuşum da bir tek kendime zor gelmişim. Herkesin her şeyi olmuşum da bir tek kendimi hayatın içinde unutmuşum. İnsan bunu çoğu zaman geç fark eder. Başkalarına iyi davranmayı erdem sanarak yaşar; anlar, tolere eder, susar ve sonunda taşar. Ama bir gün herkese gösterdiği anlayışı kendinden esirgediğini anlar. ​Bu kitap; bir suçlama ya da hesaplaşma değil. Kendini ihmal ettiğin yıllarla yüzleşme, kendi değerini yeniden hatırlama ve kendine geç kalmış bir özrü yerine koyma çağrısı. Çünkü bazen iyileşme, bir başkası bizi anladığında değil, kendi yaramıza ilk kez ciddiyetle dokunduğumuzda başlar. ​Belki okurken, yıllardır taşıdığın yüklerin sana ait olmadığını fark edeceksin. Ve belki de ilk defa, aynaya bakıp kendine şunu söyleyebileceksin: “Kendim... Sana geç kaldım. Özür dilerim.” Hayatınızda bir kez olsun aynanın karşısına geçip kendinizden samimi bir özür dilediniz mi?
İnceleme
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026217 okunma
Öyle anlar oldu ki ölmeyi özledik..
10/10
·336 syf.··
2026 66. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:19
Nadire Mater'in Mehmedin Kitabı'nda Güneydoğu'da askerlik yapan gençlerin yaşadıkları doğrudan kendi anlatımlarıyla aktarılıyor. Bence kitabın en güçlü yanı da bu. Araya giren yorumlar ya da yönlendirmeler yerine askerlerin kendi seslerini duyuyorsunuz. Bu da anlatılanları çok daha gerçek ve etkileyici kılıyor. Kitabı okumak benim için hiç kolay değildi. Sayfalar ilerledikçe çatışmalarda hayatını kaybeden askerleri, mayınlara basarak uzuvlarını kaybeden gençleri, gazi olarak yaşamına devam etmeye çalışan insanları ve yaşadıkları psikolojik yıkımı okumak gerçekten ağırdı. Bir yandan da çatışmaların ortasında yaşamaya çalışan bölge halkının yaşadıkları vardı. Köylerin boşaltılması, insanların sürekli korkuyla yaşaması, gündelik hayatın bile büyük bir mücadeleye dönüşmesi insanın içini burkuyor. Kitabı okurken sık sık durup düşündüm. Çünkü anlatılanlar kurgu değil, yaşanmış hayatlar. En çok etkilendiğim noktalardan biri, bu askerlerin çoğunun henüz çok genç yaşta bu deneyimleri yaşamış olmasıydı. Daha hayatlarının başındayken ölümle bu kadar iç içe kalmaları, arkadaşlarını kaybetmeleri ve yaşadıkları travmaları yıllar sonra bile aynı ağırlıkla anlatmaları beni derinden etkiledi. Bazılarının anlattıkları birkaç cümleden oluşuyor ama o birkaç cümlenin taşıdığı yük çok büyük. Özellikle kaybettikleri arkadaşlarını anlatırken hissettikleri çaresizlik ve suçluluk duygusu satırlara açıkça yansıyor. Kitap boyunca hiçbir tarafın acısının diğerinden daha önemsiz gösterilmediğini hissettim. Hem askerlerin hem de bölgede yaşayan sivillerin hayatlarının çatışmalardan nasıl etkilendiğini görmek, savaşın aslında herkesten bir şeyler götürdüğünü bir kez daha gösteriyor. Okurken sürekli aynı düşünce aklıma geldi. Savaş bittiğinde bile insanlar yaşadıklarıyla yaşamaya devam ediyor. Fiziksel
Anı
Mehmedin KitabıNadire Mater · Metis Yayınları · 2012105 okunma
İyilik meleği tolstoy.
7/10
·637 syf.··
2026 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:04
Bu tolstoy un okuduğum ikinci veya üçüncü kitabı emin değilim tam. Ama hatırlamadığım kadarıyla hemen hepsi dostluk, kardeşlik, birbimize iyi davranalım teması etrafında dönüyor. Bu kitaba gelecek olursak baş karakterimiz Nehlüdov'un ve bir zamanlar sevdiği Katyuşa nın dirilişini anlatıyor. Ama hepimiz biliyor ki dirilmek için önce ölmek gerekir. O yüzden başta iyi başlayan 2 karakterin orta kısımlara doğru aşırı bozulması ve kitabın sonunda tekrar iyiliğe ( dirilmek) dönmesini anlatıyor. İyiliği ise temel bir kaç şey üzerinden anlatıyor, Hapishane şartlarından, ceza sisteminden, yargılamadan, gardiyanların işkencesinden ve komple sistemin hatalı olmasından dem vurarak başlıyor. İlerleyen kısımlarda ise dine giriyor, isa nın öğretilerinden yani size kötülük edene iyilik edin " ancak böyle düzelir hayat mesajı veriyor. Cezalandırma ile hapis ile îdam ile kimse düzelmez. Hatta malum hapishane şartlarının aşırı kötülüğünden dolayı, yani tembellik ve sürekli kötü insanlar ile beraber bulunmanın, olası iyi insanları bile kötüye çevireceğini anlatıyor. Ana karakterlerimizin diriliş hikayesi ise, bizim Nehlüdov bu gariban Katyuşa yı iğfal etmesiyle ( kitapta böyle yazıyor) gariban Katyuşa kötü yola düşüyor, ve kader ya bir gün mahkeme de Katyuşa yargılanırken bizim Nehlüdov da jüri üyesi olarak mahkeme de bulunuyor. Bu yüzden o sönen vicdan ilk kıvılcımı çakıyor ve dirilme başlıyor. Kitapta beğenmediğim kısımlara gelecek olursam da tolstoy kendini tekrar ediyor, bir kaç kalıp cümlesi var onları en az 3 4 defa tekrar ettirdiğini görmek gözüme battı. Örneğin bi kıza beyaza kaçan sarı saçlı dedikten sonra başka bir bölümde başka bir kıza da aynı şekilde beyaza kaçacak kadar sarı saçlı diyor. Çok basit hatalar bence. Ve biraz da sıkıcı olabiliyor, fazla göze sokuyor işte
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma