Daha önce Kilitli Kapı ve Hizmetçi serisini okumuş bir okur olarak, Freida McFadden’ın popüler kurgu diline ve ters köşe formüllerine aşinaydım. Ancak yazarın son romanı Öğretmen, benim için sadece bir hayal kırıklığı değil, aynı zamanda McFadden defterini tamamen kapatmama sebep olan edebi bir sınır ihlali oldu. Net bir şekilde ifade etmeliyim ki; eğer yazarla tanışma kitabım bu olsaydı, kesinlikle başka hiçbir eserini elime almazdım.
Bir psikolojik gerilim romanından beklenti, zekice örülmüş bir olay örgüsü ve insan psikolojisinin karanlık dehlizlerinde nitelikli bir yolculuktur. Oysa bu eserde yazar, en hassas, en kırmızı çizgi sayılması gereken pedofili konusunu merkezine alıyor. Üstelik bu ağır ve hastalıklı konuyu derinlemesine incelemek yerine, adeta ona bir güzelleme yapıyor izlenimi veren, derinlikten yoksun ve yüzeysel bir yaklaşımla servis ediyor. Okurken hissettiğim şey edebi bir gerilim değil, kelimenin tam anlamıyla fiziksel bir mide bulantısıydı.
Kitabın son sayfasına kadar, popüler gerilim türünün o tanıdık formüllerine sığınarak, bu iğrenç tablonun altından zekice bir ters köşe çıkmasını umut ettim. Yazarın bu hassasiyeti ucuz bir manipülasyon aracı olarak kullanmadığını kanıtlayacak bir edebi hamle bekledim. Fakat maalesef yanıldım. Kitabın vadettiği o "büyük ters köşe" bile, ele alınan konunun kendisi kadar iğrenç, rasyonaliteden uzak ve rahatsız ediciydi.
Öğretmen, sırf okuyucuyu şoke etmek adına ahlaki ve etik sınırların nasıl hoyratça çiğnenebileceğinin hazin bir örneği. Kurgusal bir şaşırtmaca uğruna böylesi bir tabuyu hafifleştiren, edebi derinlikten uzak ve basitleştirilmiş bu tarz yapay metinler, nitelikli gerilim edebiyatına hiçbir katkı sunmuyor. Benim için bu yazarlık anlayışı ve bu kitap, bir daha açılmamak üzere kapanmış bir sayfadır.