Gaziler cihanın müddeti doldu
Dünya bir acayip zamana kaldı
İnsanda itimat itibar noldu
Hemen bir zan ile gümana kaldı
Tat kalmadı sirke oldu şireler
Ben tabibim diye yüzün karalar
Yanlış merhem ile azdı yâreler
Bir nazik hekim-i lokmana kaldı
Düşerler ardına kıyl ile kâlun
Varmazlar yanına hiç ehl-i beytin
Mahlûk ol ettiği cengi cedalin
Cümlesi bir ulu divana kaldı
Gerçek erenlerin emsali yoktur
Bilirim dört kapı kırk makam haktır
Ehl-i hak olana hiç hürmet yoktur
Rehber yalan ile şeytana kaldı
Güzide güçtür nefsini öldürmek
Erlik midir koymadığın kaldırmak
Zamanın halkına hakkı bildirmek
Mehdi gibi sahip zamana kaldı
“Gidip doğru bir kapıyı tam zamanında çalmak geçiyor içimden . O zaman bildiğim ve umduğum her şey kolaylaşacak . Ama o kapı hangisidir , nasıl anlaşılır ?”
“Tarihi değil, tarihçileri arastırmaya karar vermistim. Merakim saninm Holokos'u ve medeni haklar hareketini ögrendigimden ve insanin geçmişe iliskin bildiklerinin başkaları tarafindan anlatilanlarla siniri oldugunu, daima da olacagini fark ettigimden beri hissettigim zeminsizlik duygusundan kaynaklaniyordu. Yanlış bir kanının düzeltilmesinin ne demek oldugunu biliyordum; kaydırılması halinde tüm dünyayı kaydırabilecek cesamette bir kanı . Simdi de tarihin önde gelen kapi bekcileri kendi cehalet ve yanlılıklarıyla nasil uzlasmis, anlamak istiyordum.”
Bazen sevgimizin güzelliğini, yüceliğini, katıksızlığını, onu hiç de hak etmeyen birilerine sunarız,olur iyle arada. Tesellisi şu ki geç de olsa, bunun yanlış olduğunu anlarız.!
Sen nasip etmeseydin
Tövbe kapısını sonsuza dek açık tutmasaydın
Nefsimin kirli ve güdük ayaklarıyla
Bu kapıdan içeri girebilir miydim?
Teşekkür ederim Allah'ım
Teşekkür ederim