Bazen sevgimizin güzelliğini, yüceliğini, katıksızlığını, onu hiç de hak etmeyen birilerine sunarız,olur iyle arada. Tesellisi şu ki geç de olsa, bunun yanlış olduğunu anlarız.!
Sen nasip etmeseydin
Tövbe kapısını sonsuza dek açık tutmasaydın
Nefsimin kirli ve güdük ayaklarıyla
Bu kapıdan içeri girebilir miydim?
Teşekkür ederim Allah'ım
Teşekkür ederim
Hayat bir imtihandır
Tanrı, aynı zamanda bizi bir imtihana tabi tutmak için ya-ratmıştır, bu imtihanın bir parçası da başımıza gelen kötülük-ler ve çektiğimiz sıkıntılardır. İmtihanı geçtiğimiz takdirde, cennetteki ebedî saadete kavuşacağız. Kur'an'da Tanrı'nın hayatı ve ölümü yarattığı şöyle ifade ediliyor: "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarat-mıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.
Temel anlamda, ateistler, Dünya'daki varlığımızı yanlış anlamlandırıyorlar. Dünyanın, bizim erdemli olduğumuzu ortaya çıkarabilmesi için sıkıntı ve güçlüklerle dolu bir mücadele sahası olması gerekir. Mesela, sabrımızı zorlayan şeyler olmadıkça nasıl sabredebiliriz? Eğer karşımıza hiçbir tehli ke çıkmıyorsa nasıl cesaret gösterebiliriz? Eğer hiç kimsenin merhamete ihtiyacı yoksa, nasıl merhametli olacağız? Hayatın bir imtihan olması bütün bu soruları cevaplıyor. Ahláki ve manevi gelişimimizi sağlamak için bu zorluklara/imtihanlara ihtiyacımız var. Buraya eğlenmeye gelmedik; hoşça vakit geçirmek cennetin gayesi, dünyanın değil.
Öyleyse hayat neden bir imtihandır? Tanrı kamil manada iyi olduğuna [ve herkes için en iyi olanı istediğine] göre, her birimizden O'na inanmamızı ve, bunun neticesinde, cennette ebedi saadete erişmemizi istiyor. Her birimizin inanç sahibi olmasını istediğini, inançsızlığımıza razı olmadığını Kur'an'da şöyle ifade ediyor: "Bununla beraber O, kullarının küfrüne raziolmaz, "
Bu ayet açıkça gösteriyor ki Tanrı, kimsenin cehenneme gitmesini istemiyor. Ne var ki eğer herkesi cennete gönderecek olsaydı, büyük bir adalet ihlali meydana gelirdi; Hz. Musa ve Firavun'a, Hitler ve Hz. İsa'ya aynı şekilde muamelede bulunmuş olurdu. Cennete giren insanların, cenneti hak ederek girmelerini sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç
Bazen insanlar küçücük detayları kaçırırlardı hayatta, minicik şeffaf bir bandın oraya yapışıp kaldığını göremezlerdi. Öyle hazırdılar ki teslim almaya, bir başkasının kendilerinden daha güçlü ve akıllı olduğunu kabuk etmeye. En çok da denemekten çekiniyorlardı, ya yanlış yaparsam, ya hata yaparsam ya hiç yapamazsam. Bize yanlışlar da gerekti, belki de sayısız yanlışlar.