Adana'da sıradan bir gün..
Yapay zeka uygulamasına küfür ederek yeni bir sayfa açtım. Adana'da sıcaklık arttıkça mantık rafa kalkıyor.
1000Kitap
R.T.Ü.K.
Teşekkürler RTÜK 🖥 Siz olmasaydınız bizim ekranlarımız karanlığa gömülürdü. 🖥 Sabah akşam ahlaksız yayınlar ekranları doldururdu. 🖥 Kadın programları adı altında çeşitli rezillikler boy gösterirdi. 🖥 İslam inancına ve Türk geleneklerine aykırı dizi filmler ile ailemize, gençlerimize ve fıtratımıza savaş açılırdı. 🖥 Mafya dizileri ile gençler kötülüğe teşvik edilirdi. 🖥 Çocuklar için uygun olmayan çizgi filmler o temiz ve saf yavrularımızın beyinlerini yıkardı. 🖥 Pedofili mesajlar içeren klipler yayınlanır, lgbt propagandası yapan ünlüler ekranları süslerdi. 🖥 Milletin boykot ettiği siyonizm ürünlerinin reklamları 24 saat yayınlanır, bu millete ekranlardan savaş açılırdı. 🖥 İnsanları böcek etine ve yapay ete teşvik eden yarışma programları yayınlanır, haberlerden dizilere kadar doğal ürünlere savaş açılırdı. 🖥 Sapkın bir yeni dünya düzeni için her türlü yapım bu milletin ekranlarında yer alırdı. 👍 Tüm bunları engellediğin için teşekkürler RTÜK! Serhat Arvas - 27.06.2026
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dün gece nöbetinde KPSS Vatandaşlık dersine çalışırken hasımlık konusu geçti diye Gemini'a nenemin yeğeni ile halamın kızının evliliğini anlattım o bile uyduruyorum zannetti. Yapay zeka bile kafa buluyorum zannetti. Ben Doğumluyum. Benim Azerbaycan ve İran'daki akrabalar kim bilir nasıl beyin yakıcı bir evlilik veyahut akraba sistemi yapmıştır. Çıtayı biraz daha yükselteyim mesela: Babamın ölmeden evvel Avcılar'da yaşamış dayılarından birinin benim eğer iki erkek kardeşim olsaydı en büyüğünün yaşlarında oğlu var şuan. Yani mantıken torunu yaşında oğlu var. Babamın yengesi şuan ki ergin yani son beşik oğluna hamileyken en son kızı da hamileydi. Yani ilk önce yanlış bilmiyorsam babamın yengesi doğurdu sonra küçük kızı doğurdu. Mantıken erken evlenseydim - gerçi şuanda evli değilim - oğlum yaşında amcam var. Onu geçtim babamın dayısının kızı olduğu için ama yaş açısından benim ablam yaşında olan otomatikman babamın kuzeni benim de halam oluyor. Ulan var ya Doğulu olmam sağolsun oturduğum yerden hiç bir şey yapmadan da KPSS'ye çalışıyorum hemde doğuştan 😀
Bugünkü paragraftan nasibe düşen...
Yapay zekâ bize pürüzsüz, hatasız ve steril bir dünya vaat ederken farkında olmadan "fotokopinin fotokopisinin" çekildiği bir aynılık döngüsüne hapsoluyoruz. Makineler kendi ürettikleri ruhsuz verilerle beslendikçe gerçeklikten kopuyor, insan yaratıcılığının o şaşırtıcı ve pürüzlü uçları törpülenerek yerini kusursuz ama lezzetsiz bir vasatlığa bırakıyor. Oysa 2026’nın yazılı olmayan estetik kuralı açık: Hata yoksa gerçek de değildir. Gerçekten yaşadığımızı hissetmek için makinelerin yapamadığı o insani dalgınlık anlarına ve kusurlu dokulara her zamankinden daha açız.
Sanat Sokağında ki Yolculuğum
Bazen insanın hayatında ki en büyük yolculuklar bir sohbetin ışık huzmesiyle başlar . Hakir kelimeler büyülü cümlelere dönüşür farkında bile varmadan zihinde kök salmaya, yeni meraklar uyandırmaya başlar. İşte o zaman anlarsın bazı sohbetler sadece konuşulup unutulmak için değil insanın duygu ve düşünce dünyasına dokunmak , ona farklı perspektif ve yeni ufuklar kazandırmak için vardır. Böyle durumlarda insan ruhunun en yakın yol arkadaşı merak olur . Merak ,cevap buldukça asla yetinmez ,aksine her cevap ardında yeni sorular bırakır .Merakın da en yakın dostu olan sorular ,zihninde volta atmaya başladıysa yeni yolculuklar için yola revan olma zamanı gelmiştir demektir. Çünkü yeni sorular yeni yolculukların habercisidir . Ben de öğrendiklerimle yetinmeyip her yeni bilgiyle biraz daha derinlere inmeye başladım . Her araştırma beni başka bir düşünceye , her düşünce de yeni bir keşfe sürüklüyordu. İlk adımlarımı felsefenin büyüleyici ve derin dünyasında attım. Beni adeta girdap gibi içine çekiyordu ancak yolculuğum devam ettikçe ve kuyularım daha da derinleştikçe felsefe de tek başına yeterli olmuyordu artık. Duyulmayan ama içten içe hissedilen sesler beni kendine doğru çağırıyordu. İşte bunlardan bazıları Tarih benim branşım ve sadık yoldaşım, edebiyat ruhuma yeni bir ruh katan arkadaşım ,sanat içinde birlerce güzelliği barındıran sokaklarım… Sanki hepsi aynı ağacın farklı dalları gibiydi aynı kökten besleniyor ama çiçekleri farklı dallardandı … İşte tam bu noktada sanatın sokakları usulca beni kendine çekiyor ben de bu çağrıya kayıtsız kalamıyor adımlarımı o tarafa doğru yöneltmekten kendimi alamıyordum. Bu çağrı ne yüksek sesli ne ısrarcıydı ama bir o kadar da insanın ruhuna işliyordu. Attığım her adım başka bir sokağa ,her sokak bambaşka renklere ,düşüncelere
Duygu ve Düşünce
Bu sayfayı amacı dışında kullanmaya çalışan insanlardan ciddi rahatsızım arkadaşlar burdan yazmak istedim..Özelden gelen mesajları görsem bile kapalıyım..kıtaplarda ve şiirlerde buluşalım..
Duygu ve Düşünce