6/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:22
"Tanrı öldü; uzun süren ise cenazenin kaldırılmasıdır." Kitap, insanlığın geçmişini anlatan Sapiens'in devamı niteliğinde. Harari bu kez şu soruyu soruyor; "İnsanlık bundan sonra nereye gidiyor?" Kitabın temel iddiası, insanlığın açlık, salgın hastalıklar ve büyük savaşlar gibi tarih boyunca en büyük sorunlarını önemli ölçüde kontrol altına aldıktan sonra, artık ölümsüzlük, mutluluk ve insanüstü yetenekler peşinde koşacağı. Bu süreçte yapay zekâ, genetik mühendisliği ve büyük veri gibi teknolojilerin insanı dönüştüreceğini; hatta 'insan' kavramını bile değiştirebileceğini öne sürüyor. Tarih, biyoloji, teknoloji ve felsefeyi bir araya getirerek düşündürücü sorular soruyor. Yapay zekâ ve veri çağının olası etkilerine dair dikkat çekici öngörüler sunuyor. Akıcı ve geniş bir perspektifle yazılmış. Kanaatimce Harari'nin birçok iddiası kesin sonuçlardan çok spekülasyonlara dayanıyor. Dinler, insan bilinci ve ahlak üzerine yaptığı bazı değerlendirmeler tartışılır. Geleceğe ilişkin senaryolarını zaman zaman kaçınılmazmış gibi sunması eleştiriye açık. Kitabı kesin doğrular sunan bir eser olarak değil, farklı bakış açıları kazandıran bir düşünce kitabı olarak okumak bence daha verimli olur. Eğer felsefi ve teknolojik dönüşümler üzerine düşünmeyi seviyorsanız ilgi çekici olabilir. Ancak tarihsel ve bilimsel iddialarını farklı kaynaklarla karşılaştırarak değerlendirmek faydalı olacaktır. İyi okumalar.
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma
Puan vermedi·198 syf.··
2026 47. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 23:09
Bu metnin merkezinde tek bir duygu sürekli dönüp duruyor: tahammülsüzlük. Ama bu basit bir “sevmiyorum” hali değil; dünyayı, insanları ve onların kendini sunma biçimlerini sürekli yanlış, yapay ve rahatsız edici bulma hali. Anlatıcı çevresine bakarken insanları tek tek değil, bir “tipler kalabalığı” olarak görüyor. Herkes bir role sıkışmış: gösteriş yapanlar, boş konuşanlar, onay arayanlar, ciddi görünmeye çalışanlar… Bu yüzden anlatımda sürekli bir küçümseme var. Ama bu küçümseme güçlü biri gibi yukarıdan bakmak değil; aksine, maruz kalmaktan yorulmuş bir zihnin savunması gibi. Dil özellikle burada önemli: sert, keskin, yer yer hakaret düzeyine kayan ifadeler aslında karakterin dış dünyayı filtreleme biçimi. Ne kadar kaba görünüyorsa, o kadar çok “fazlalığı atma” isteği var. Yani öfke, bir tür arındırma yöntemi gibi çalışıyor. Fakat metnin kırıldığı yerler de var. Özellikle ölüm, kardeş kaybı ve yalnızlık anları geldiğinde bu sertlik çözüyor. O anlarda dış dünyaya duyulan nefret geri çekiliyor ve yerini daha çıplak bir boşluk alıyor. Asıl çatışma burada: insanlara duyulan öfke ile insanlara duyulan ihtiyaç aynı bedende yaşıyor ama birbirini taşıyamıyor. Bu yüzden metin sadece bir “herkese karşı durma” hikâyesi değil; aynı zamanda kendini koruyamayan bir hassasiyetin, sertlik kılığına girmesi. Dışarıdan bakınca alay var gibi, ama içeride daha çok kırılgan bir aşırı uyanıklık hissi var: her şey fazla yapay, her şey fazla gürültülü, hiçbir şey olduğu gibi kalmıyor. Sonuçta kalan şey şu: dünyayı reddeden bir bakış değil sadece; dünyaya katılamadığı için sürekli geri çekilen ama geri çekildikçe daha çok rahatsız olan bir bilinç.
Duygu ve Düşünce
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nedir bu şifreli mesaj?
Puan vermedi·488 syf.··
2026 10. kitabı
Arachnoid Mater kitabının birinci baskısına özel yazılan yazar notundaki şifreli mesajı çözebilen oldu mu? İnternet sayfalarına araştırdım, yapay zekayla bile kafa patlattım fakat bir türlü çözemedim. Belki benim ayıbımdır ama bilgisi olan var mı?
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202011bin okunma
Puan vermedi·707 syf.··
2026 24. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:17
Bu kitap bana aristokrasinin, şatafatın ve statünün aslında ne kadar içi boş, yapay maskeler olduğunu gösterdi. Pip, her şeyini kaybedip o kibirli Londra havasından sıyrıldığında, ancak o zaman gerçek bir "insan" olabiliyor. Dickens, 19. yüzyıldan bugünün modern insanına rehberlik ediyor adeta. Kalınlığı gözünüzü korkutmasın, ruhunuza dokunacak muazzam bir yolculuk. Okuyun, okutturun.
Büyük UmutlarCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,5bin okunma
9/10
·448 syf.··
2026 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 02:11
Bir yazarı ilk kez okuyacak olmak bazen kitabın kendisinden bile daha fazla heyecanlandırıyor insanı. Benim için de bu kitap, Osman Balcıgil ile ilk tanışma kitabım oldu. Uzun zamandır kalemi hakkında övgü dolu yorumlar okuyordum. Hatta o kadar merak etmiştim ki, hangi kitabıyla başlamam gerektiğini bile uzun uzun düşünmüştüm. Sonunda yolumuz bu kitapta kesişti ;) Bildiğimiz tarih sayfalarını tekrar anlatmıyan, aksine sayfaların arasına saklanmış fikir ayrılıklarını, güç mücadelelerini ve perde arkasında yaşananları bir roman kurgusuyla okurun karşısına çıkarmış yazarimiz. Cumhuriyet'in henüz çok genç olduğu yıllarda; devrimler, ülkenin geleceğine yön vermeye çalışan insanlar, siyasi dengeler ve bunların arasında ilerleyen bir casusluk hikâyesi... Osman Balcıgil'in beni etkileyen, yorumlardada sikca rastladigim en beğendiğim yönü gerçek tarihi kişileri kurguya yapay durmayacak şekilde dahil edebilmesi..Kitap boyunca tanıdığımız,aşina oldugumuz isimleri yalnızca tarih kitaplarında okuduğumuz kimlikleriyle değil, dönemin içinde yaşayan insanlar olarak görmek beni ayrıca heyecanlandırdı. Arada "Acaba bu olay gerçekten yaşandı mı?" diye düşünmeden edemedim. Sanırım benim bu kitaptan beklentim biraz daha farklıydı. Daha yüksek tempolu, olayların peş peşe aktığı, beni sayfaların içinde koşturacak bir tarih romanı okuyacağımı düşünmüştüm. Ama kitap daha çok dönemin fikir dünyasına, siyasi atmosferine ve karakterlerin yaşadığı kırılmalara odaklanmısti. Belki de bu yüzden okurken zaman zaman durup düşünmeme neden oldu.. ama buna rağmen kitabın bende bıraktığı en güzel his, yakın tarihe farklı bir pencereden bakabilmek oldu. Çünkü bazen bir dönemi anlamak için sadece tarih okumak yetmiyor; o dönemin insanlarını, korkularını, ideallerini ve verdikleri mücadeleyi de tanımak
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202636 okunma
3/10
·88 syf.·
2026 152. kitabı
Gazze'nin Son Kitapçısı Rachid Benzine Rachid Benzine’in kaleme aldığı ve Fransa’da ses getiren Gazze’nin Son Kitapçısı, hacim olarak oldukça küçük bir eser. 88 sayfadan oluşan bu ince romanı, dilinin akıcılığı sayesinde birkaç saat gibi kısa bir sürede soluksuz okumak mümkündı. Yazarın ajitasyondan uzak, sade ve ölçülü üslubu, okuyucuyu Gazze'nin dumanı tüten harabeleri arasına zahmetsizce çekiyor. Kitap, edebi ve tematik olarak aslında çok güçlü bir zemin üzerine kurulmuş. Gazze’de her şeyini kaybetmesine rağmen sahaf dükkanına ve kitaplarına tutunmaya devam eden yaşlı sahaf Nebil El Cebir’in hikayesi, Filistin halkının yaşadığı derin acıları ve yok edilmek istenen hafızayı çok güzel özetliyor. Durumu belgelemek isteyen genç Fransız fotoğrafçı Julien’in yolu Nebil ile kesiştiğinde, hikaye sadece bir savaş tanıklığı olmaktan çıkıp insani bir derinlik kazanıyordu. Bombaların altında bir kitabevini açık tutmanın, bir sayfa çevirmenin aslında kültürel kimliği korumak adına sessiz ama sarsıcı bir devrim, asil bir direniş biçimi olduğu fikri kitapta başarıyla işlenmiş. Filistin’in dramını bu denli yalın ve vakur bir dille anlatması, eserin en büyük artısı. Ancak kitabın bu takdir edilesi edebi başarısı ve Filistin'in acılarını aktarmadaki hassasiyeti, ne yazık ki kurgunun satır aralarına, hatta merkezine yerleştirilen belirgin bir ideolojik dilin gölgesinde kalıyor. Yazar, anlatı boyunca adeta buram buram bir "dinler arası diyalog" dili kullanıyor. Metni okurken, bir dönem Türkiye'de ve dünyada belirli çevrelerin (özellikle Fetullahçıların) diline pelesenk ettiği yapay, dayatmacı ve baskın diyalog söylemini hissetmemek imkansız. Romanın bütününe yayılan, sürekli üç dine mensup insanları bir araya getirme
Edebiyat
Gazze'nin Son KitapçısıRachid Benzine · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025197 okunma