Ondan hiç rahatsızlık duydun ya da tedirgin oldun mu?
Yaşlarımı silerken, bașımı sallayarak reddettim. "Olmadım." Genzin yanıyordu. "Nasıl olayım, Hacer Hanım? Yanlışlıkla dokunsa bile özür diliyordu. Öyle bir adam ki gerçek olmayacak kadar iyi. Ben onu hakketmiyordum, anlıyor musunuz? Onun gibi bir adam mutlu olmalı. Bana yarabandı olması haksızlık."
"Belki de o bunu istiyordu, Ayperi? Mutlu olmak değil, sana yarabandı olmak istiyordu. Herkesin bireysel seçimleri vardır."
+Onun gibi bir adam mutlu olmalı. Bana yarabandı olması haksızlık.
-Belki de o bunu istiyordu, Ayperi? Mutlu olmak değil, sana yarabandı olmak istiyordu. Herkesin bireysel seçimleri vardır.
+Sonra?
+Sonra ne olacaktı, Hacer hanım? O bireysel seçimine evet, dediğimi düşünün. Peki, daha sonrası nasıl gelecekti? Ben bile kendime bir gün sonra yıkılamayacağımın garantisini veremezken ona ne verebilirdim?
...
+Yardım etmek istedi ama uzanamadı. Sonra da gitti. Gitmesi lazımdı zaten, ondan istediğim buydu. Gitti. Ama ben geride kaldım. Anlamıyorum kendimi. Gitmesini ben istedim ama göğsüm yanıyor, Hacer Hanım, baş edemiyorum. Çok saçma ama kalbim kırık, anlıyor musunuz?