BOZUK BUNLAR !
Puan vermedi·133 syf.··
2026 29. kitabı
Spoiler içerebilir !!!: Kitabın içinde bir karakter olsaydım, neden diye sorardım ben mesela ? Biz bu çocuklar ölünce niye arkadaş olduk, barıştık diye ? Romeo ve Juliet kitabına üzülmedim, ki bence üzülmek çok saçma olurdu. Düşünsenize sevenler başka bir hayatta buluşuyor ve siz üzülüyorsunuz. Kitabı sevdim fakat eleştirilecek çok yanı var maalesef. Ben buraya bir tanesini yazayım, Rome ve Juliet'in birbirlerine olan aşkını konuşur herkes normalde fakat ben buna Rebound Relationship derim. Anlamayanlar için Yarabandı İlişkisi... Romeo Juliet'i yarabandı olarak kullandı. Platonik aşkını unutmak için Juliet'i kullandı ve kitap boyunca bizler, bir insanın nasıl kullanıldığını okuduk. Herkesin böyle bir kitabı övmesi çok tuafıma gidiyor ne yazık ki. Romeo ve Juliet klişesi benim için hisler besleyebileceğim bir kitap olmadı ne yazık ki..
1000Kitap
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
10/10
·277 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 20:46
BENİ YAŞAT   “Artık yaşamak ağır bir yük değil; beklenmedik bir armağandı.”   “Sevgiyle beslenip büyüyen o kelebek, bazen içine sığmaz. Kelebeklerin ömrü kısa olur derler ama hayatın kısa ya da uzun olması değil, o ömrün güzel olmasıdır mühim olan. Sığdırdıklarındır.”   Nergi & Aras karakterlerinin yoğun trafikte bir çakmakla başlayan hikayesinin devamını merakla okudum. Anormal ve değişik bir kişiliğe sahip Nergi ile keyifli zamanlar geçirdim, hazır cevap oluşu, her şeye bir söz uydurması ve Aras’ın dediği, Sen nesin? Kamyon arkası yazarı mı? Dediğinde onların yanında gibi hissedip atışmalarını gülümseyerek okudum. Güzel anılar biriktirmelerine şahit olmak güzeldi.   Bir yandan ailelerin çocuklarını kendi istediği mesleğe yönlendirmesi, onların hayallerini göz ardı etmesinin konusu işlenmiş. Kendi yapamadıklarını, gerçekleştiremediği hayalleri anne-babalar artık çocuklarının üzerinde denemeyi bıraksın... S.128-129 da bir annenin çocukta bıraktığı travmaya çok üzüldüm. Bir de iyileşsin diye yarabandı yapıştırma sahnesini gözümde canlandırınca, o kız çocuğunun söylediklerini okudukça daha da üzüldüm. Sonlara yaklaştıkça daha bir heyecan ve merak duygusu ile devamında ne oldu acaba diyerek bir baktım ki kitabın sonuna gelmişim. Eserde ara karakterler fazla olsa da konunun özünden kopmadıkça rahatsızlık vermedi. Yaşanan duygular ve yüreğe girmiş olan aşk sayesinde her şeyin farklı olabileceğini okuyacaksınız. Umudumuzu kaybetmeyelim... Eserin sonlarına doğru yaşanan sahnelerde yazarımız benim yüreğime indirmiş olsa da güzel bir son görünce içim rahatladı. Yazarımızın emeğine yüreğine sağlık.   #gülocakçı #beniyaşat #okudumbitti  #yorum
Beni YaşatGül Ocakcı · Amore Yayınevi · 20261 okunma
Reklam
Puan vermedi·528 syf.··
2026 11. kitabı
Güçsüzlüğün sebebi düşmek değil, düştüğün yerden kalkmamaktı. Güçlüydü Ayperi ama bu gücü inat ile başarmıştı.. 8 yaşında toz pembe olan hayallerine el uzanmış onu karanlıkta yalnız başına bırakmıştı.. Annesinin hastalanması ve amcasına gitmeleriyle birden büyümüştü Ayperi abla anne olmuştu kardeşine.. Yıllar sonra yeni ailesi istanbulda Melike Şeyma olmuştu.. Trabzon arkada kalmıştı.. Abisi de özel harekata girmiş polis olmuştu. Sonra da ise çocukların sevdiği Öğretmen olmuştu.. Bu mesleği bile çocukluğunda susmasınlar diye seçmişti Ayperi duysun görsün yardım etsin.. Bir gün anıları tazelenirken o kalabalıkta kendini sahilde bulmuştu yanına gelen adam ise ona yarabandı uzatmış Ayperi doktorundan sonra bir ona açılmıştı.. Unut beni demişti görsen de tanıma.. Aylar sonra kız gecesi yapan aynı evde yaşayan kızlar bir kadına siddet uygulayan adamı görünce rahat duramamış karakolluk olmuştu.. Yavuz komiser Melikeyi son kes uyarmıştı tam çıkıcakları anda ise görmüştü tanımıştı Ayperi geleni.. Ömer aylar sonra Ayperiyi karşısında görünce tüm bilgileri alıp kendini okulda bulmuş atkısını vermişti ona.. Aklı rüyaları hep bu kızdaydı.. Merak ediyordu.. Bir gün gelen ihbara göre klübe giden Ömer karşısında Ayperi ve arkadaşı görmüştü.. Melikenin iş güzarlığından Ayperinin başı dertdeydi.. Sarhoş olmuştu ve eve onları Ömer bırakmıştı.. Evde daha Şeyma ya hesap vericeklerdi.. Ömer ona kart vermiş bir kere görüşmek istemişti.. Ayperi kimseyle yakınlık kuramıyordu.. O yüzden iş saatine uzak bir nokta söylemişti ama karşısında Ömer vardı gelmişti.. Bir akşam Ayperi bakkal dönüşü takip edildiğini düşünmüştü arkasına taş attığında ise onu takip eden köpek ama taşı kafasına yiyen Ömerdi.. Üstüne hastanede yaşadıkları olay döngüsünde Ayperi artık Ömerle anlaşma yapmak zorunda
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026479 okunma
10/10
·680 syf.·
2026 4. kitabı
Uzun zaman sonra ilk defa bir kitap incelemesi yazacağım, en son bir yıl önce yazmıştım(yeni il şakası hiç kimseye yapmadım, içimde kalmış♧). Çayınızı yada kahvenizi alıp hazırlanın sizi uzun bir yolculuk bekliyor. Spoilersiz Öncelikle kitabın konusundan ve karakterlerden biraz bahsedeyim. Şimdi kitap 2 hisseden ibaret. Kitapın ana kadın karakteri Leyla Mimoza Sungur. Leyla okulda voleybol takımının kapitanı, aynı zamanda derslerinde de başarılı öğrenci. Ve onu sevdiğine inandığı bir erkek arkadaşı var, Enes Akduman. Leyla onun nasıl ş*refsiz, psikopat, acımasız, her kadını kendi esiri sayan, manipülatör bir p*ç olduğundan haberi yok. Bir gün Leyla ve Enesin arası bozulur, Enes Leyladan özür dilemek için ona bir mekana gelmesini mesaj yazıyor. Leyla ise ondan ayrılacağını demek için oraya gider fakat orda Enes ve arkadaşları Leyla'nı t*cavüz etmeye çalışırlar, kız zorlukla kendini kurtarır. Ama o an yaşamak istemez ve ölmek ister. Okulunu değiştirir, herkes onunla dalga keçer, zorbalığa uğrar, okulda fotoğrafları yayılır. Defalarca intihara kalkışır ve bir gün anonim birinin mesajını alır ve son anda kendine zarar vermekden vazgeçer. O anonim kişi bir erkek ve okulda kıza karşı zorbalık eden herkesden hesabını sorar. Ve sonra Leyla anonim kişiyle aynı okulda okuduğunu anlar ve zaman zaman onun aslında kim olduğunu bulur. Fakat anonimin yüzünü görürken şok olur çünkü... Ve buna bakmayarak anonim'e aşık olur, onun da kendisini sevdiğini düşünür, fakat anonim'in aslında kendisi gibi çaresiz biri olduğunu ve kalbinde farklı kişinin olduğunu, Leyla'nı ise yalnızca bir yarabandı gibi, ona iyi geldiği için, onun kalbindeki yaraları sardığı için onun yanında olduğunu anladığında yeniden ve son olacağını düşündüğü intihara kalkışır ve anonim'e bunun haberini verir,
MimozaIşılsu Gültekin · Indigo Kitap · 2022384 okunma
ben kitabı düşünüyorum
4/10
·352 syf.·
2026 3. kitabı
Birkaç sene öncenin popüler kitaplarından olan bu kitabı sonunda okudum. O zamanlar da merak ediyordum ama okumak nasip olmamıştı, yıllar sonra bu merakı giderdim. Kitap hakkındaki genel düşüncem için direkt son paragrafa bakabilirsiniz; o hariç tamamen spoiler içerecek çünkü. Kitabımız, Nazlı Aladağ isimli baş karakterimizin geçmişinden bir sahneyle açılıyor. Sonra edebiyat dersinden 2. olduğunu görüyoruz, vesaire. Bu sırada da Ezel giriş yapıyor zaten. Kendisi, akademik makine olan Nazlı'yı geçerek edebiyat sınavında birinci olmuş. Hoca da Nazlı'ya bir şans tanıyarak puanını yükseltmesi için Ezel ve Nazlı'ya Gurur ve Önyargı hakkında bir ödev veriyor. İkilinin hikayesi bu şekilde başlıyor. Şimdi ben, bu Gençlik Serüveni serisini, yazarın klişe olayları kendi bakış açısıyla ele alarak yazdığını biliyorum (hatam varsa düzeltin). Ama bana göre bazı şeyler vardı ki aşırı klişe sahneler bile yerine yazılsa daha iyi olurdu. Bunlara değineceğim. Kitapta gerçekten Gurur ve Önyargı üzerine inanılmaz kaliteli bir şeyler aramadım değil. Ama karakterlerimiz ödev harici her şeyi yapıp, sonda da ödevden vazgeçiyorlar zaten. Kitap boyunca Ezel'in Nazlı'ya Naz, Atkuyruğu, Alyeska falan gibi isimler takması ve Nazlı'nın olmaya çalıştığı karakterde birinin bunlara ters tepki vermemesi bana saçma geldi. Her incik boncuğa takılıp buna neden takılmayasın ki; bence gıcık bir davranış. Ezel, içi dolu görünen ama bence alıntıları ve sabrı hariç pek de dolu olmayan bir karakter. Kızlarla takılan, yarabandı olarak bir başkasını kullanan, rastgele isimler takan, sevdiği kızın arkadaşıyla gerekenden fazla yakın olan birisi. Nazlı'ya aşık olduğu an'ı okuduğumda kafayı yedim; daha iyi bir şey olabilirdi. Birini yirmi dakika görüp ona takıntı yapacak şekilde aşık olmak -veya bunun aşk
1000Kitap
00:00 Biri Sizi Düşünüyor (Cep Boy)N. G. Kabal · Martı Yayınları · 20228,6bin okunma
10/10
·208 syf.··
2025 4. kitabı
Okuduğum ilk Dostoyevski eseri. Başta önyargılıydım gerçi. Bi kumarbazın yazdığı kitap nasıl ola bilir ki diyordum. Küçük eser ama bana öyle şeyler kattı ki. Her cümleyi incelediğimde insan psikolojisini daha iyi anlıyordum. Bundan sonrası SPOİ olucak (o yüzden kitapı hiç okumayan arkadaşlar okumayınız) İlk başta Nastenkaya fazla kızmıştım. Bi tek onun hatası düşünüyordum. Ama Nastenka o kiracıyı seçerek hata yapmadı. Şöyle düşünelim. Eğer tüm olanları hayalperest değil kiracı anlatsaydı ve Nastenka bu sefer de hayalperesti seçseydi, bu sefer de biz "hayatının aşkını nasıl 4 gündür tanıdığın birine değişirsin" diye onu kınardık. Nastenka'nın asıl hatası duygusal olarak çöküşte olduğu için hayalperesti yaslanacak omuz, yarabandı gibi görmesiydi. O kadar kızgındı ki, içinde sevgiye açlık boşluğu oluştu. O yüzden hayalpereste boş yere umutlar verip kalbini kırdı. Ona "şunu yaparız, evime göçersin yarın" diyerek asıl kendisini artık hayalperesti sevdiğine inandırıyordu. Ama eski aşığını gördüğü anda o geçmiş duyguları geri geldi. Hayalpereste çok üzülsek de onun da hatası var. Nastenka ilk başta onu "bana aşık olma" diye uyarmıştı, ve açık şekilde başkasına aşık olduğunu belirtmişti. Şöyle bir şey fark ettim arkadaşlar. Size hiç garip gelmedi mi hayalperestin Nastenkaya neden böyle sırılsıklam aşık olması? Hayalperest çok yalnız biriydi. Hayal dünyasında yaşıyordu. Temamen yapayalnızdı. Hayatında onu ilk kez birisi yani Nastenka dinledi. Ondan başka hayatında pek fazla insan olmadığı için Nastenkanı ideal bi kadın olarak gördü. Ne de olsa o bi hayalperestti. Eğer hayal dünyasında yaşamak yerine diğer insanlarla iletişim kursaydı o zaman kendisine daha uygun birini bulurdu. Kitap isminin bile "Beyaz geceler" olması o kadar anlamlı ki. Aslında geceler kapkaranlık dolu. Ama
Duygu ve Düşünce
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma
Reklam
Reklam