Puan vermedi·216 syf.··
2026 36. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 00:00
“ Hoşça bak zâtına kim zübde-i Âlemsin sen Merdüm-i dide-i ekvân olan ademsin sen” Şeyh Galip Kitabı okuyup bitirince bi garip oldum. Sanırım kitapları okuyup günlük hayatla bir bağlantı yakalayınca çok daha fazla üzülüyorum. Oradaki karakterlere çok üzülüyorum. Onların hayalini kuruyorum. Kendimce içimde yeni bir son yazmak istiyorum. Sanki ben farklı bir son düşünürsem o şekilde devam edecekmiş gibi…. Her neyse gelelim kitaba. Bu arada oldukça akıcı güzel hızlıca okunabilecek bir eser. Ben mart ayının son iki günümde bitirerek ayın sın kitabı olarak okudum. İnsan bazen her şey elinden gidince kıymet biliyor. Hayatı hep ıskalayarak devam ediyoruz. Hep bir eksik yanımız var ve o yana üzülmekten hayatın güzellikleri de elimizden öylece kayıp gidiyor. Eğer bulut farketseydi, bulut Melek’in kalbini ruhunu daha derinden görebilmeydi, belki daha farklı bir bakış açısı ile bakabilirdi kendine dışarıdan. O zaman Melek hayatta kalabilir, istemediği halde evlenmek zorunda kalmazdı, eğer en yakın arkadaşım tek eilem dediği kıza güvenmeseydi belki hayatı çok farklı devam edebilirdi. İntiharla biten bir son olmayabilirdi. Neyse işte yok olup kaybolup giden bir hikaye Melek ve Bulut. Ama sevdim Bulut’un tasavvuf ile tanışmasını, sonra kendini tanımaya çalışıp varlığını yeniden bulmasını. Birde en çok Şeyh Galipten alıntıları sevdim, en çok oralarda ruhumun sükunetini duydum. Bir de hep söylediğim sürekli dilimde dönüp duran o iki beyit, onu da kitapta bulunca hu kitap benim yaram oldu. Kabuk bağlamış ama arada aklıma gelen, kendini hatırlatan bir yara. “ Hoşça bak zâtına kim zübde-i Âlemsin sen Merdüm-i dide-i ekvân olan ademsin sen” Şeyh Galip Beni çok derinden yakaladınız @nalangüven hanımcığım.
Ateş ve SırNalan Güven · Profil Kitap · 202549 okunma
Puan vermedi·79 syf.·
2026 21. kitabı
Aslında inceleme paylaşmıyacaktım ama bu güzel eserin okunmasını istedim. Hani derler ya "Her Güzel Şeyin Bir Sonu Var." Diye bittiğinde içim de bir hüzün oluştu. Yârê- i Sinê; göğüsteki yara veya kalpte ki sevgi anlamına geliyormuş. Kitabın özeti diyebilirim. Şiir okumayı seviyorum. İnsan en güzel şekilde şiir yazarak duygu ve düşüncelerini aktarabilir. Bu kitapta çok güzel aşkını, sevgisini anlatmış. Keyifli Okumalarınız Olsun.🩷
1000Kitap
Yârê-i SinêZehra Yaden · Lora Yayıncılık · 202463 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İki Nokta Arasında Bir Ömür
10/10
·79 syf.·
2026 6. kitabı
Zehra Yaden ’in Yârê-i Sinê ’si, bir teselli arayışı değil, bir ruhun kendi enkazı üzerinde kıldığı o vakur cenaze namazın, o derin sükûtunve en çok da "vazgeçişin" kitabıdır. Bu eser, okura pembe baharlar vadetmez, aksine, sinesinde iki bahar kırgınlığı taşıyanların, kışı mülk edinenlerin ve aşkı bir ödül değil, sadık bir yara gibi kuşananların sığınağıdır. Şair, kalemi bir neşter eylemiş. Öyle bir deşmiş ki yüreği, mürekkep yerine kağıda süzülen her damla, bir ruhun feryadı olup donmuştur. "Yaram yârdı bana, sadıktım aşka" derken, acıyı kapı dışarı etmek yerine onu başköşeye buyur eden bir gönül işçiliği görürüz. Burada yara, iyileşmesi gereken bir hastalık değil, yâre ulaştıran, içeriye nur sızmasını sağlayan mukaddes bir yarıktır. En çarpıcı olan ise o sessiz imzadır. Cümle sonlarındaki eksik noktalar.. Üç noktanın üçüncüsünü koymaya derman bulamamış bir el, aslında vuslatın bu dünya sürgününde imkânsız olduğunu haykırır. Bir nokta şairin kendisidir, diğeri gidenin hayali, şairin gölgesi.. Lakin o üçüncü nokta —yani "tamamlanmışlık"— bu eksik alemde yerini bulamamıştır. Bizler, o iki nokta arasındaki o ince sızıda, o "belki" ile "keşke"nin arasında asılı kalırız. Dünyanın riyasından, insanların "ateş etmeden öldüren" soğukluğundan yorulan şair, sevgilisini alıp güneşe doğru gitmek ister. Bu bir kaçış değil, bir hicrettir. Fani olanın kirliliğinden, hakiki sükûna duyulan o onulmaz özlemdir. Şair, "Aşktan öldü dersiniz" diyerek defteri kapatırken, bize sinesindeki o derin yarayı ve "yalandır ömrüm" hakikatini miras bırakır. Yare-i Sine mısraları arasında gezerken dikkat edin. Zira her satır başı bir uçurum, her mısra sonu bir mezar sessizliğidir. Ama bil ki, sinede bir sızı yoksa ruh ölüdür. Zehra Yaden bize şunu hatırlatır: Yan ki nur
1000Kitap
Yârê-i SinêZehra Yaden · Lora Yayıncılık · 202463 okunma
9/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 19:52
Merhaba sevgili okurlar, umarım hepiniz iyisinizdir:) Yâre-i Sinê... Gönül Yarası... Her gönül de ister istemez bir yara olur bazen rüzgar bile esse bu yara kanar... Bu eserde şunu o kadar güzel bir şekilde farkettim ki; ayrılık sadece bir hüzün değil aynı zamanda bir "olgunluktur". Süslü cümleler değil de daha çok şiirleri bir nota gibi hissediyor insan. Aşkın o melankolik hâli çok güzel bir şekilde anlatılmış. Bazı kıtalara kendini o kadar çok kaptırıyor ki insan... Bazen okurken yazarın iç sesini duyarsınız ya, Yâre-i Sinê de ben böyle hissettim. Okurken bazen başka yerlere dalabiliyor insan ama bu dalgınlıktan değil, kitabın düşündürücü olmasındandır. Gerçekten de derinden düşündürdü beni. Duygu yoğunluğu yüksek olduğu için de yavaş okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum sindire sindire okumak şiirleri daha iyi anlamaya vesile olacaktır. Kesinlikle önereceğim bir kitap Ve ayrıca sevgili yazar Zehra Yaden'e çok teşekkür ederim Kitabı da sevgili yazarın Whatsapp kanalından temin ettim, gerçekten sevdiğim bir yazardır kendisi. Kanallarını bırakacağım bakmak isteyenler bakabilir whatsapp.com/channel/0029Vak... t.me/Zehra_Yaden youtube.com/@zehrayaden?si=... İçerikli kaliteli olduğu için tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerimm✿
İnceleme
Yârê-i SinêZehra Yaden · Lora Yayıncılık · 202463 okunma
Öyleyse susmak niye, çocuklar uyumuyor ki; ölüyor, ölüyor!
Puan vermedi·434 syf.··
2024 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 17:50
"Ne çocuk işçiler, ne çocuk gelinler, ne çocuk mülteciler, ne çocuk ölümler olsun." Şair kimdir? "Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kimse," diyor güncel sözlük. "Duyarlı"... Anahtar kelime bu olsa gerek! Bana kalsa dünya duyarlılığını dizelere aktaran kimse derdim. Dünyada akan kana, çocukların gözyaşlarına divitini batırıp yazan kimse... Dünyanın sessiz kaldıklarını yüzlerine çarpan, duymak istemediklerini duyuran, görmek istemediklerini gösteren. Üç maymunu ve geri kalan tüm maymunları "dize" getiren... Bir dostun teklifiyle karşılaştım eserle. Yazarı kimdir, necidir bilmem. Ama okudukça tanış oldum kendisiyle. Dokunduğu konular tam da temas etmek istediklerimdi. Durup dinlenip okudum, dönüp dolaşıp okudum, düşünüp kalıp okudum: "Yaşamla tanışmadan kefenle tanışıyor kundaktaki bebekler." Savaş dünyası, savaşı batası dünya. Büyükler savaşırken küçüklerin ezildiği dünya... Ne diyordu Yaşar Kemal, "Savaş icat eden görmesin cennet." Görmesin, iki dünyada da. "Romanından kovulmuş kahraman gibiyim." Öyle değil miyiz sahiden? Hepimizde biraz yabancılık içinde var olduğumuz dünyaya. Hepimiz başka yerinden yaralı. "Söyle nasıl kapanır bu yaralar?" Var mı dünya yarısının ilacı? O kadar çok yara var ki üstelik, ölen çocuklar, çocuk işçiler, çocuk gelinler, açlıktan ölenler... Tuhaf bir dünya değil mi? Bir tarafı açlıkla mücadele ederken dünyanın diğer tarafı obezite ile mücadele ediyor. Bir tarafta oyuncak beğenmezken çocuklar diğerleri "ölüp dinlenmek istiyorum," diyor. Ve tüm dünya, ödüllü bir filmi izlercesine olan biteni izliyor. Ne diyordu Che Guevara: "Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar. Ya ölmeli cellatlar ya da hiç doğmamalı çocuklar." Ve Nazım Hikmet Ran, "Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler." Ve yalnızca kendisi mücadele etmiyor şairin, tüm şairleri
Şiir
Düşünmek Yaşamın Pasını SilmektirTahsin Özmen · Karina Yayınevi · 2018552 okunma
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2024 00:00
Selam millet Tattered& Tron serisinin ilk kitabıyla geldim Tam bir kasaba hikâyesiydi Sizler kabasa hikâyelerini okumayı sever misiniz? Kitabın Konusuna Gelecek Olursak •Everly, 16 yıl önce kaçtığı Wolf Gap kasabasına geri dönüyor. •16 yıl önce babasının Eostan ailesine verdiği derin yaranın yükünü hâlâ taşımaktadır. •Kasabaya dönerken hem Eostan ailesi tarafından hem kendi akrabaları tarafından hoş karşılanmayacağını bilir. •Eski evlerini bir hayvan barınağına çevirmek ve kendi yolunu bulmak en büyük isteğidir. •Hayes, Eostan ailesinin büyük çocuğudur. •Ailesini ve kasabayı korumaya yeminlidir çünkü geçmişin yükü onunda omuzlarındadır. •Ailesine yara veren eve taşınan birilerini duyunca soluğu orada alır. •Tabii karşısında Ev’den başkası yoktur. •Ev yıllar önce gördüğü o gözlerde şimdi nefret izleri vardır. Kitabın Yorumuna Gelecek Olursak •Puanım 4.5/5 •Kitap aşırı akıcıydı en sevdiğim yönü bu oldu sabah başladım ve akşam saatlerinde bitti tabii iş yeri ve ev işlerini de hesaba katalım •Tam küçük kasaba hikayesiydi •Nefretten aşka konusu vardı ama sevmediğim bir yanı bu nefretten aşka çabuk döndü ben biraz daha ayak diretmelerini isterdim •Everly, kendi ayakları üzerinde duran bir kadındı ki bu yönünü çok sevdim. •Ailesindeki tüm tarikatsal mı desem kast sistemimi desem uymamasını çok takdir ettim tam nefretlikler •Hayes ise ailesini korumak için her şeyi yapacak birisi •Eostan ailesinin hepsini çok sevdim. Everly’i çok güzel karşıladılar ben asıl tepkiyi onlardan beklerken tam bir kucak açma oldu •Aile ve dostluk bağlarının güçlü olduğu, olaylarla aşkın harmanlandığı güzel bir kasaba hikayesi
Parçalanmış YıldızlarCatherine Cowles · Pukka Yayınları · 2024392 okunma