Sevda
Derler ki, 40 kişinin kaldıramadığı kapıyı tek başına kaldıran Hz. Ali, Hz. Fatıma’nın tabutunu taşırken yardım istemiştir. Çünkü sevda, gücü bile susturur, insanı en dayanıklı yerinden eğdirir. Sevda, insanın en güçlü olduğu yerden bile eksiltir.
Alıntı
Ayet
فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ Ve Rabbine dua etti: Şüphe yok ki mağlub oldum artık sen yardım et. Kamer 10
Reklam
Bugün mezun oldun. Artık resmî olarak bir psikologsun kardeşim. Yıllarca verdiğin emeklerin, uykusuz gecelerin, sınavların ve vazgeçmek istediğin anların ardından bugün yeni bir kapının önündesin. Ama meslek hayatın boyunca şunları aklından çıkarma: Karşına çıkacak her insan, sana sadece bir danışan dosyası olarak gelmeyecek. Her biri kendi içinde görünmeyen savaşlar veren, kırılmış, yorulmuş, kaybolmuş ya da sadece anlaşılmak isteyen insanlar olacak. Bazen bir cümlen bir insanın hayatını değiştirecek. Bazen saatlerce konuşacaksın ve hiçbir şey değişmemiş gibi hissedeceksin. Ama unutma; insanların iyileşmesi her zaman görünür değildir. Bir insanın sana anlattığı şeyler kadar anlatamadıkları da önemlidir. Sessizlikleri dinlemeyi öğren. Çünkü bazen en derin yaralar kelimelerle anlatılamaz. Kimsenin hikâyesini küçümseme. Sana basit gelen bir acı, bir başkasının hayatındaki en büyük mücadele olabilir. Ve en önemlisi. Başkalarının ruhuna dokunmaya çalışırken kendi ruhunu ihmal etme.
Eminim ki herkesin türlü türlü psikolojik rahatsızlığı mevcuttur. Biri cesaret edip psikiyatri merkezine gidiyor diyelim. Hastalığının tanısı konuluyor. Bu doğru olanı zaten. Ama o gitmeyen çevre var ya işte asıl ondan korkacaksın. Merkeze gitmeyenlerdeki insanların rahatsızlıklarının adı konulmamış sadece. Yani demem o ki neyi yargılıyorsunuz, kendinize dönüp bakın. Kendinizle yüzleştiniz mi ki dilinizi başkasına uzatıyorsunuz. Sizde o cesaret ne gezer. Anca başkasına saldırın.
bu bir araştırmadır herhangi bir toplumu kötüleme değildir
Gülbank veya gülbang; yapılacak bir işin hayırla sonuçlanması, sağlık, esenlik, başarı veya şükür amacıyla toplu halde okunan, belirli bir ritmi ve kalıplaşmış ifadeleri olan dualara verilen isimdir. Kelime anlamı olarak "bülbül sesi, güzel ses, zafer narası" gibi manalara gelir.Gülbank duası hakkında öne çıkan bazı özellikler şunlardır:Okunuş Şekli: Genellikle yüksek sesle, ahenkli, secili (iç kafiyeli) ve melodik bir yapıda okunur. Duanın sonunda genellikle "Allah, eyvallah", "Hû" veya salavat getirilir.Kullanım Alanları: Geleneksel Türk ve Osmanlı cemiyet hayatında, özellikle tekkelerde, tarikat ayinlerinde, esnaf toplantılarında (ahi teşkilatı) ve yemek dualarında sıkça kullanılmıştır.Günümüzdeki Yeri: Günümüzde en yaygın örneklerini Alevi-Bektaşi cem ibadetlerinde (cemselâm, lokma duaları vb.) ve bazı büyük camilerde (özellikle Cuma namazı öncesi müezzinler tarafından okunan dualarda) görmek mümkündür.Detaylı metin yapıları ve ritüeller hakkında bilgi almak için TDV İslâm Ansiklopedisi kaynağını inceleyebilirsiniz. Gülbank duası, tek bir kalıplaşmış metinden ibaret değildir; okunduğu yere, amaca ve geleneğe (Alevi-Bektaşi, Mevlevi, Yeniçeri/Mehter, Cami müezzinliği) göre farklı sözleri ve çeşitleri bulunur. Gülbankların ortak özelliği, genellikle ritmik, kafiyeli (secili) bir dille yazılması ve katılımcıların aralarda yüksek sesle "Allah Allah" demesidir. [1, 2, 3, 4] Kullanım alanlarına göre en bilinen gülbank sözleri ve örnekleri şunlardır: ## 1. Alevi-Bektaşi Geleneğinden Genel Gülbank Örneği En yaygın olarak cem ibadetlerinin başında, sonunda veya yemeklerden (lokmalardan) sonra okunan standart bir gülbank şu şekildedir: "Bismişah, Allah Allah! Akşamlar hayrola, hayırlar fethola, şerler defola. Müminler ber-murat ola, münkirler matola, münafıklar berbat
1000Kitap
Kim valiz hazırlamama yardım ederrr🥹 o kadar çok eşyam var ki sanırım eve gidemeyeceğim fğqnpdjwıe😅
1000Kitap
Reklam
Reklam