15.06.2026
Selamün Aleyküm.. YA RAZZAK (c.c) Sensin Rezzak (c.c) Sensin rızık veren. Aç rızık kapılarını. YA RAHMAN (c.c) Sensin Rahman (c.c) Merhametlilerin en merhametlisi Sensin. Göster sonsuz Rahmetini. Hastalığının geçmesini bekleyenlere şifa ver. Derdine derman bekleyen, Yiyecek aşlar bekleyen, Hayırlı işler bekleyen, Ürününün bereketini bekleyen, Kazancının artmasını bekleyenlere bereketler ver. Borcunun bitmesini bekleyen, Sınavının neticesini bekleyen, Okulunu bitirmeyi bekleyen, Güzel günler görmeyi bekleyenlere, Güzel günler İhsân eyle. Huzurlu ömür geçirmeyi bekleyen,Sevindirici haberler bekleyen,Sıkıntısının bitmesini bekleyen,Gözü yolda gelecek birini bekleyenlerin istediklerini İhsan eyle. Kapısının çalınmasını bekleyen, Hatrının sorulmasını bekleyen, Kadrinin bilinmesini bekleyen, Gönlünün alınmasını bekleyenlerin Beklediklerine tez kavuştur.
Hiç şüphesiz Allah celle celaluhu, sevdiği kullarına yardım eder ve onları muhafaza eder. Bu İlahi bir lütuftur.
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Bugün çok samimi bir duâ okudum; Ömrüm geçiyor Allah’ım.. İçim senin mülkündür.. Temiz tutmama yardım et..”🫀✨
Din İslam
1243 yılındaki Kösedağ Yenilgisi, Anadolu Selçuklu Devleti’ni ani bir yıkıma uğratmadı; aksine devleti yaklaşık 65 yıl sürecek bir bağımlı koruma (vasallık) dönemine soktu. Selçukluların 1308 yılına kadar kağıt üzerinde de olsa varlığını sürdürebilmesi, Moğolların (ve daha sonra İlhanlıların) doğrudan yönetim kurmak yerine dolaylı bir sömürü mekanizmasını tercih etmelerinden kaynaklanıyordu. Kösedağ Savaşı'nın hemen ardından yapılan anlaşmayla Selçuklular, Moğollara yıllık muazzam bir haraç ödemeyi kabul etti. Bu haraç; tonlarca altın, binlerce at, koyun ve kumaş balyalarından oluşuyordu. Moğollar için Anadolu’yu bizzat asker ve bürokrat göndererek yönetmek hem maliyetliydi hem de coğrafi olarak zordu. Bu yüzden, Selçuklu vergi ve idari mekanizmasını bozmayıp bir "vergi acentesi" gibi kullanmayı daha kârlı buldular. Vergi düzenli ödendiği ve Moğol ordusuna askeri destek sağlandığı müddetçe Konya’daki sultanın tahtında oturmasına izin verildi. Moğollar, Selçuklu hanedanının yeniden güçlenip bir tehdit haline gelmesini engellemek için taht kavgalarını körükledi. Çoğu zaman tek bir sultan yerine, kardeşleri aynı anda tahta ortak ederek devleti ikiye ya da üçe böldüler. II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ölümünden sonra oğulları II. İzzeddin Keykâvus, IV. Rükneddin Kılıç Arslan ve II. Alâeddin Keykubad arasında kurdurulan üçlü saltanat (ortak yönetim), merkezi otoriteyi tamamen felç etti. Sultanlar, kendi kardeşlerine karşı Moğol hanlarından yardım istemek zorunda kalan birer kuklaya dönüştü. Bu dönemde gerçek siyasi güç, sultanlardan çok Moğollarla ilişkileri yönetebilen güçlü Selçuklu vezirlerinin ve bürokratlarının eline geçti. Bu dönemin en sembolik figürü Pervâne Mu‘îneddin Süleyman'dır. Pervâne, zekice bir diplomasi yürüterek yaklaşık yirmi yıl boyunca Tebriz’deki
Tarih
Şu ayeti unutma: "Ben sana yardım edersem, Seni yenecek kimse yoktur." Al-i İmran - 160
Din
Kendi yazdığım şiirleri paylaşıyorum #07
Kalbinde Kaybolmuşum Sükûnetin midir kaybolduğum bilmem, Sana geç kalmışlıklarım utansın. Kalbin mi beni sana esir eden? Ben senin gözlerinde kaybolmuşum Yokluğunda boğulmuşum Belki yüzmeyi bilememişim Dalgalardan yardım beklemişim Varlığında yok olmuşum