"Jem on altı yaşına basınca onu terk etti.Saçlarını ıslatıp geriye yapıştırmaya,kızlarla buluşmaya başladı,artık Jean Louise'in tek arkadaşı Atticus idi.Sonra Doktor Finch kasabaya döndü.
Yaşlanmaya yüz tutmuş bu iki erkek onun en yalnız ve en çetin saatlerini atlatmasına,höykürüp duran bir erkek Fatma'dan genç bir kadına dönüştüğü o uğursuz araftan geçmesine yardım ettiler.Atticus onun elindeki havalı tüfeği aldı,yerine bir golf sopası tutuşturdu;Doktor Finch onu eğitti,ona kendisinin en çok ilgi duyduğu şeyleri öğretti.Kız da rolünü oynadı,dünyaya istediğini verdi:İyi ailelerin ergen kızları için uygun görülen davranış kurallarına uydu;giysilere,oğlanlara,saç modellerine,dedikoduya ve kadınsı emellere karşı yarım buçuk bir ilgi geliştirdi;ama onu sevdiğinden emin olduğu insanlardan,onların sağladığı güvenlik çemberinden uzakta olduğu her an huzursuzluk hissetti.
Atticus onu Georgia'daki bir kız kolejine yolladı;okul bitince de yer değiştirmenin,ilerlemenin tam zamanı olduğunu söyleyip neden New York'a ya da başka bir yere gitmediğini sordu.Jean Louise içten içe kırılmış,kendi evinden dışlandığı duygusuna kapılmıştı,ama yıllar geçtikçe Atticus'un bilgeliğinin gerçek değerini anladı;babası yaşlanıyordu ve kızının kendi başının çaresine bakabildiğini bilerek,kafası rahat ölmek istiyordu."
“Neden böyle oluyor?
Hep böyle oluyorsun, Egemen.
İnsanlara yardım etmeye çalışıyorsun fakat kimsenin sana yardım etmesine izin vermiyorsun. Bir duvara sırtını yaslıyor, acının geçmesini bekliyorsun.”
Herkes bilir ki, yardım çağrısında bulunmayan bir insana yardım etmekten daha zor bir şey yoktur, çünkü yardım dilenmiyorsa mutlaka son bir şey daha vardır: Israr edip incitmemiz gereken gururudur bu.