Merhamet mi Cinayet mi | Bulanık Çizgi:
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:34
Bir atın bacağının kırılması nasıl geri döndürülemez bir son ve fiziksel bir çaresizlikse, Gloria'nın ruhundaki kırıklar da tam olarak öyle. Hayat onu o kadar hırpalamış ve umutsuz bırakmış ki, yaşamak onun için bir serüven olmaktan çıkıp uzatılmış bir işkenceye dönüşmüş. Robert'in tetiği çekmesi okura soğukkanlı bir cinayetten çok, Gloria'yı o dipsiz kuyudan çıkaran nihai bir "kurtarma" eylemi gibi hissettiriyor. Kitabın en rahatsız edici ve dürüst tarafı da bu; okurken o tetiğin çekilmesini içten içe haklı buluyor insan. Enteresan ikircikli bir hal. Soluksuz devam eden dans turnuvası ve insan hallerini görmekte farklı perspektif sunuyor. #birkutukitap haziran seçkisinde...
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 2026692 okunma
Puan vermedi·205 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 22:52
Ben bu kitabı yazıldığı coğrafya içerisinde değil, evrensel çerçevede değerlendirmek istiyorum. Hem karakter hem olay alegorisi açısından yazarın bize neyi nasıl anlatmak istediği ile ilgilendim açıkçası. Yani “satır aralarındaki gizli mesajlar”ı çözmeye çalıştım. Benim okuduğumdan anladıklarım şu şekilde : Tavşanlar : toplum Yılanlar : otorite Şebekler : sistemin aksak işleyişini fark eden, ancak onu durdurmak/değiştirmek için müdahale gücü yetersiz azınlık . (Çevik’in şarkısındaki ihaneti anlıyor , boa yılanının Düşünen’e gitmesine engel olamasa da yolunu uzatmasını sağlıyor.) Bu olaydan kısa süre sonra yanılmıyorsam şebek kızına tırmanmayı öğretirken şöyle diyor: “Sen düşmemek için korkudan tüm sarmaşıklara tutunuyorsun .” Ben bunu şu şekilde yorumladım . Hayatta kalmak için doğru yanlış ayırt etmeden ideolojilere tutunmak ve bilgi kirliliğinde kaybolmak( burda sarmaşığı bilgi kirliliğine benzettim) Düşünen : Toplumun bilincini simgeliyor. Tarafsız patika : Düşünenin oturduğu yer ; “aydın tradejisi” nin toplum içinde yaşandığı yer. Yani aşağıdaki düzeni ve bu düzendeki hareketi/ sürü psikolojisini görüyor , eleştiriyor, fakat hemen harekete geçemiyor. DÜşünen bu patikada sonunda korkunun yapaylığını göstermek için yılana meydan okuyarak kendini ortaya koyuyor. Ve düşünenin yaptığı şey aslında sistemin en güçlü silahının gerçek güç değil, insanların zihnindeki korku olduğunu açığa çıkarmak.Bu yüzden onun kendini kurban etmesi -bir kurtarıcı gibi- bir ‘uyanış eylemi’ olarak düşünülebilir. Çevik : Kardeşine ihanet ettiği için Yahuda benzetmesi yapıldı. Bu durumda Düşünen’e de kendini feda ettiğinden dolayı mesih benzetmesi yaptım ben. Yazar bunu bilinçli yazmış olmalı diye düşünüyorum. Bu durumda Düşünen artık bir ‘fedai’ oldu. Düşünen ve Susamış arasındaki
Tavşanlar ve Boa YılanlarıFazıl İskender · Profil Yayıncılık · 201847 okunma
Reklam
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:23
Fas’ın Cedîde şehrinde 1944 yılında doğan Taha Abdurrahman, Muhammed el-Hâmis Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldıktan sonra Oxford ve Sorbonne üniversitelerinde başta dil felsefesi ve mantık olmak üzere çeşitli alanlarda öğrenimini sürdürmüştür.1972 yılında “Ontoloji Sorunsalının Dilsel Yapısı” teziyle doktorasını tamamlamış; 1985 yılında “Doğal ve Argümantatif İstidlalin Mantığı” isimli teziyle de ikinci kez doktor unvanını almıştır. 2005 yılında emekliye ayrılan yazarımız birçok ülke ve üniversitede dil felsefesi ile mantık dersleri vermiştir. İncelemekte olduğumuz kitabımızın asıl adı el-Amelu’d-Dinî ve Tecdîdü’l-Akl olup Mehmet Emin Güleçyüz tarafından Türkçeye tercüme edilen eser Pınar Yayınlarınca İstanbul’da 2020 yılında 296 sayfa olarak yayınlanmıştır. Eserde; Soyut Akıl (el-‘aklu’l-mucerred), Rehberlik Edilmiş Akıl (el-‘aklu’l-musedded) ve Desteklenmiş Akıl (el-‘aklu’l-mueyyed) olmak üzere üç farklı akıl türü detaylıca ele alınmış. 1. Soyut Akıl (el-'Aklu'l-Mücerred) : Soyut aklı, metinde "sahibini herhangi bir şeye bir yönden bilgili kılan eylem" veya "nazar" olarak tanımlayan Taha Abdurrahman aklın özellikle bir eylem niteliği taşıdığını vurgulamaktadır. Ona göre Yunan düşüncesindeki gibi akıl insanı bilgi edinmeye hazırlayan bir öz, zat olarak tanımlanması birçok problemi de beraberinde getirir. Zira aklın bu şekilde tanımlanması, onu nesneleştirdiği gibi, insanı da eylem ve tecrübe boyutundan koparmaktadır. Abdurrahman’a göre Mucerred akıl ( soyut akıl) özel ve genel olmak üzere bazı sınırlılıklara sahiptir. Özel sınırlılıklar; soyut akıl dilin sınırlarına, zanniliğe ve mecburi teşbihe (Tanrı'yı maddileştirme tuzağına) mahkûmdur. Genel sınırlılıklar; soyut aklın, mantığın sınırlarına takıldığını, delillendirmelerde kesinlik ve tamlığın bulunmadığı ,
Dini Amel ve Aklın YenilenmesiTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202027 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 10. kitabı
Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine", yüzeysel bilgi tüketimini eleştiren ve zihinsel berraklığı savunan entelektüel bir kılavuzdur. Eser, okuma eylemini pasiflikten çıkarıp düşünmeye dönüştürmeyi ve yazmayı gösterişten uzak bir varoluş hali olarak konumlandırmayı amaçlayan sarsıcı denemelerden oluşur.Yazara göre kötü ve niteliksiz kitaplar "zihnin zehiridir". Popüler olan her esere yönelmek yerine, zamanın süzgecinden geçmiş klasiklere odaklanmak şarttır.Değerli bir metni hemen rafa kaldırmak yerine, sindirmek ve tekrar okumak hakiki bilginin temelidir.Yazma eylemi konusunda son derece keskin ve yer yer iğneleyici bir dili vardır. Schopenhauer, sırf para veya şöhret için yazanları, kopyacıları ve karmaşık laf salatası yapanları sert bir şekilde eleştirir.Yazmanın tek bir amacı olmalıdır: Özgün ve kalıcı düşünceleri kağıda dökmek..sch. Sade, net ve doğrudan anlatım, entelektüel dürüstlüğün bir göstergesidir.Hayatın anlamına dair felsefi duruşunu bu bölümde yansıtır. Sürekli dışarıdan bir şeyler tüketerek (okuyarak veya gezerek) mutlu olunamayacağını; insanın ancak kendi içsel dünyasını ve düşüncelerini zenginleştirerek yalnızlığın ve boşluğun acısından kurtulabileceğini vurgular.Schopenhauer karamsar felsefesiyle tanınır. Bu nedenle kitap yer yer kuralcı, sert ve iddialı genellemeler içerebilir. Bazı okuyucular yazarın tekrar eden vurgularını yorucu bulsa da, satır aralarındaki derinlik ufuk açıcıdır.
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,836 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
2026 35. kitabı
Kitap kapağındaki “Ayağını yoran yollardan, ruhunu özgürleştiren ufuklara...”içeriğin ruhuna dair çok net bir ipucu veriyor. Sadece bir motivasyon kitabı değil, aslında bir duygusal dayanıklılık rehberidir. Kitabın içine biraz daha girdiğimizde, yazarın şu temel temalar üzerinde durduğunu görüyoruz. Yazar, insanın bugününde yaşadığı huzursuzlukların çoğunun geçmişte ayağına batan “dikenlerden” kaynaklandığını savunuyor.Kitap, bu dikenleri (eski kırgınlıklar, affedilemeyen hatalar, pişmanlıklar) tek tek nasıl tespit edeceğinizi anlatıyor. “Budamak” eylemi burada devreye girer: Geçmişi yok saymak yerine, onun hayatınızdaki etkisini küçültmeyi ve sizi yaralamayacak bir forma sokmayı öğretiyor. Çoğumuz bir hedefe ulaştığımızda mutlu olacağımızı sanırız.Asıl mucizenin “yolda olma” halinin kendisi olduğunu vurguluyor. Kitap, varılacak yerin hırsına kapılıp yürürken gördüğümüz manzarayı kaçırmamamız gerektiğini hatırlatıyor. Kendi ritmimizde yürümenin, başkalarının hızına yetişmeye çalışmaktan çok daha kıymetli olduğunu savunuyor.Ruhu özgürleştiren ufuklar” ifadesi, aslında kişisel sınırlarımıza işaret ediyor.Yazar hayır diyememenin, başkalarını memnun etme çabasının ruhu nasıl daralttığını ele alıyor.Kendi sınırlarını çizen bir insanın, başkalarının diktiği dikenli tellerin arasında kalmaktan nasıl kurtulacağını belirtiyor. Kitapta şu düşünce hakimdir: Dış dünyayı ve yolları her zaman değiştiremeyiz, ama üzerimizdeki bakış açımızı değiştirebiliriz. Eğer bu aralar kendi hayat yolculuğunda bir “mola” verme ve içsel bir temizlik yapma ihtiyacı hissediyorsan, bu kitap tam olarak bu konuları derinlemesine işliyor. Hayat yolculuğunu sadece bir hedefe ulaşma hırsıyla değil, her durağını hissederek yaşamak isteyenler için bu eser hem huzurlu bir mola hem de güçlü bir içsel rehber
Yolda Olmak, Dikenleri BudamakNildem Dilmeç Tokur · Otağ Yayınevi · 20253 okunma
Puan vermedi·267 syf.··
2026 8. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 09:48
Huzur söylemi, modern dünyanın kullandığı bir terim, huzur veya barış. Antik dönemlerde savaş hali hayatın gündelik işi gibidir. Günümüzde barışı koruyabilmek için güvenlik güclerine ihtiyaç duyulur. Huzur söylemiyle ekonomi, dini, ideolojik dönüşümün şekilleneceğini dillendirirler. Örneğin Nakşbendi tarikatından olan Turgut Özal'ın Kur'anı bilime temellendirmek için akademisyenlere tefsir ettirir. Huzur söyleminin arka planında olumlu ve iyi yaşamak isteyenlerin seçimini etkilemek vardır. İyi kanaatle seçmenlerin yeni kimlik oluşmasına yardım eder. DİL VE DİLİN SİYASETİ Tanrılar Retoriği Platon, dile üretim aracı olarak bakar. Düşünce, zihnin kendi kendine diyalogudur. Diyalog sonucu kanı oluşur, kişinin kendi kendine ifade ettiği iç söylemdir. Sesli söylem bunun dışavurmuş halidir. Tanrı Dili Antik çağda Heraklitosla Parmanides'i kıyaslamış Ulus Baker. Parmanides'in Doğa Üzerine şiirinde daha mistik ifadeler yer alırken Heraklitos daha rasyonel ifadeler kullanmıştır. Platon'a göre şairlerin, tanrı dilinin gücüyle halkı yanlış etkilediği düşüncesindedir. Liderler de bunun farkında olduğu için Tanrı dilini, mistik öğeleri, inanılmayacak şeyleri etkili söyleyerek yönetir. Bu durumda dil ile hakikat sorunu doğar. Spinoza inanç söyleminin hakikati değil batıl intiba oluşturduğunu söyler. Devlet, yapılarında dinsel düşüncenin kutsal olanın bir kısmına değer biçerken, bir diğerini aşağı çeker. Spinoza inanç ile akıl arasında ayrım yapar. Akıllarını eğitme kabiliyetine sahip az insan vardır. Bu nedenle kalabalıklara bir şeyi öğretmek zorunludur. Kutsal kitapların bilimsel yorumlanmasını vurgular Baker. Dilbilimsel teknik ile parçadan bütüne, bağlamsal, tarihsel, kültürel analiz edilmelidir. Kutsal kitaplar, bilgi konusunda zayıf, insanları etkileme gücü bakımından
Siyasal Dilde Huzur SöylemiUlus Baker · İletişim Yayınları · 202071 okunma
Reklam
Reklam