6 harfli bir tatlı : EBRULİ :)
10/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 00:11
Yazarın daha önce bir kitabını okuyup beğenmiştim o yüzden bu kitabının da bu kadar övülmesi şaşırtmadı . Üslubu , sanki sohbet ediyor gibi oluşu , bizden oluşu , empat oluşu , topluma müthiş bir gözlem yeteneği oluşu aşırı samimi geliyor bana . Nitekim bu kitapta da yaşlıların gözünden dünyaya bakmayı , kendimizi onların yerine koymayı , korkularını , beklentilerini çok güzel anlatmış yazarımız . Annesiz ve yarı babasız büyümüş bir gençle evlatları olup evlatsızlık çeken yaşlıyı biraraya getirip iki pencereden aynı anda baktırarak hayatın çok içinden olan konulara değinmiş . Evlatken nasıl düşünüyor , anne baba olunca nasıl düşünüyor insan ,beklentiler ne yönde değişiyor , yalnız olmakla kimsesiz olmak aynı şey mi , başkasının kader yoluna müdahale edebilir miyiz , ya da bir anlaşmazlıkta tamamen tek taraf mı suçludur o kadar güzel ele almış ki … En hoşuma giden : “ Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk.” cümleleriydi . Hep “ya hayatım şöyle olsaydı çok güzel olurdu , anne babam böyle olsaydı , şu olmasaydı” vs diye iyi ihtimalleri düşünüyor önyargı oluşturuyoruz . Halbuki bi o kadar da kötü ihtimal var hayatta … Ve kitabı okurken şehirden ne kadar sıkıldığınızı ve sizin de Selime teyze gibi başınızı alıp doğayla iç içe bir hayatta dinlenmeye ihtiyacınız olduğunu fark ediyorsunuz :) Çok tatlı , samimi , tonton bir teyze ile 3 gün sohbet edip kalkmış gibi hissediyorum . Ruhuma iyi geldi bu kitap …
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2021 70. kitabı
“ Ey umut güneşinin doğma sebebi güzellik! Ey gökkuşağının her renginin sahibi! Ey bahar çiçeği,daldaki tomurcuk,gülün perisi! Kapatma ruhunu denizin mavisine, Güneşin sarısına, Doğanın yeşiline. Örtmesin efsun bakışlarını, Ebruli gülüşünü, İğde çiçeği kokunu karamsar bulutlar.” “ Azize’nin dünyaya gelebilmesi için kaç ayrılık yaşanacak,kaç ruh yaralanacak,kaç beden tarifi imkânsız acılarla yoğrulacaktı.” Asel,Arzu,Azize bu üç kadının hayat hikâyesine tanıklık ederken her yaşanılanı iliklerinize kadar hissediyor olmak inanın tarifi o kadar zor ki.Sayfaları her çevirdiğimde daha ne olabilir ki dedim durdum soluklandım.Kadın olmak insan gibi yaşayabilmek bu kadar mı zor?Erkek hegemonyası altında dayatılan gelenekler,tabulaştırılmış anlayışlar varken bir adım dahi ilerleyemeyeceğimiz kesin.Kıymetli hocam öyle güzel harmanlamış ki konuları geçmişin ördüğü kader günümüzde yaşanılırken karakterler arası bağların mucizevi bir şekilde zincirleme olaylarla bağlamları okurun zihninde adeta dans ediyor diyebilirim.Her karakter ayrı bir dünya hangisine el atsam kimi sarıp sarmalasam bilemedim.Nikolas’ın hayatına misafir olduğumda farklı bir dünyaya adım attım.Yazarımızın bu bölümde verdiği bilgiler tam bir hazine her sayfayı araştırarak okudum.Türkler,Araplar,Sünniler,Aleviler arasında büyüyen Nikolas Afrika’ya gönüllü bir grup ile giderek fakir halka sağlık hizmeti vererek orada yaşar bir süre.Yazarımız Afrika’daki kadınların sünnet adı altındaki yaşadıkları işkenceler dahil birbirinden ilginç konuları harmanlayarak biz okurları farklı diyarlarda gezdirmeye devam ediyor. Asel,Arzu,Azize,Nikolas,Anastasya,Ahmet,Ziya ve yan karakterlerin herbiri ayrı bir kitap.Kadınların yaşadıkları manevi acılar bedenlerinde kapanmayan yaralar yüreklerinde dinmeyen sızılar ama yinede bitmeyen
Hayattan Hayale Yolculuk AzizeÜmit Gürbüz · Beyaz Fil Yayınları · 202117 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·572 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 14:21
Çirkin olan kötü, merhametsiz, anlayışsiz mıdır? sevdiği kişi için koruyuculuk görevini Tanrı'dan  verilmiş kutsal bir  görev gibi üstlenemez mi? Güzel olan zararsız, akıllı, yürekli, fedakar mıdır? Dindar olan her dinin olmazsa olmazı  hoşgörü, anlayış,  zorlamamak görevlerini hayatının her noktasında sonuna kadar uygulayabilir mi, tutkularının kurbanı olmaması konusunda din onu ne kadar engelleyebilir ? Bilimle uğraşan iyi eğitim almış biri her konuda bilgili midir insanlara nasıl davranılması, kötücül eylemlerin önüne nasıl geçilmesi gerektiğini de bilim öğretmiş midir ona?Oyunlarında şiirlerinde eserlerinde adaletten, aşktan, cesaretten bahseden yazar, bunları sadece eserlerinde kullanmak için yazar mı yoksa kendi hayatında da bunun en güzel örneklerini yaşar mı? Victor Hugo 1831 yılında yazdığı Notre Dame'in Kamburunda bize bunları sorgulatirken kendi cevaplarini bizimle paylaşıyor. Sefiller romanını okurken Victor Hugo'nun ülkesine hayran, ülkesinin tarihini, doğasını, insanlarını çok iyi tanıdığını, detayları çok önemsediğini, öğrenmeye aşık olduğunu ve bunu paylaşmaktan keyif aldığını zaten öğrenmiştim. Notre Dame'ın Kamburunda da aynı hisleri tekrar yaşattı. Bir kitabı okuduğunuzda bu kitabı Victor Hugo yazmıştır dedirtecek kadar kendine özgü bir tarzı var Victor Hugo'nun ve bilgi onun için çok önemli. Bilgiyi olay örgüsünün içinde o kadar güzel harmanlıyor ki , bilgi ve olay örgüsü birbirini tamamlayan eşsiz bir çift gibi biri olmasa birisi eksik kalır diye hissettiriyor. Gelelim romanın içeriğine aşk, din, estetik, annelik, mimari, politika  konularını işleyen romanın benim için en önemli kısmı önüne kırık ama eşsiz bir vazoda sunulan solmuş çicekler ve kaba saba ama sağlam bir vazoya konan canlı çiçeklerden seçim yapması istenen Esmeralda'nin güzel vazodaki
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma