yasemin

Delinse yer; çökse gök, yansa, kül olsa dört yan Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan. Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan; Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz! Bu türkü hâlâ göklerde çınlıyor. Kür Şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hâlâ ufukları gözlüyor…
Sayfa 398·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Kür Şad ölmüş fakat attan düşmemişti. Ölmüş, fakat yenilmemişti.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Edebiyat
Karşıdan gelen kalabalık yaklaşıyordu. Kür Şad kılıcını çekerek son buyruğunu verdi: —Sonuna kadar!.. Bu son buyrukta bir veda ahengi vardı.
Sayfa 394·Kitabı okudu
Edebiyat
Türkleri yalnız bu işlere bağlayarak şehirlere, köylere yerleştirmek, onlardan gelecek tehlikeyi önlemek için yeter sanıyorlardı. Bunu böyle sanmak, boynuna tasma geçirilen kurdu köpek oldu sanmak gibi yanlıştı.
Sayfa 342·Kitabı okudu
Edebiyat
Sançar aldırmıyor, gülmekten yere diz çökmüş olduğu halde en gür, şakrak kahkahalarla haykırıyordu. — Tanrı’nın işine bak. Tavşan sürüsü bozkurtları tutsak etmiş götürüyor. Islak kargalar doğanları yendi be…
Sayfa 300·Kitabı okudu
Edebiyat