Delinse yer; çökse gök, yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan;
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!
Bu türkü hâlâ göklerde çınlıyor. Kür Şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hâlâ ufukları gözlüyor…
Türkleri yalnız bu işlere bağlayarak şehirlere, köylere yerleştirmek, onlardan gelecek tehlikeyi önlemek için yeter sanıyorlardı. Bunu böyle sanmak, boynuna tasma geçirilen kurdu köpek oldu sanmak gibi yanlıştı.
Sançar aldırmıyor, gülmekten yere diz çökmüş olduğu halde en gür, şakrak kahkahalarla haykırıyordu.
— Tanrı’nın işine bak. Tavşan sürüsü bozkurtları tutsak etmiş götürüyor. Islak kargalar doğanları yendi be…