YasinLeb

YasinLeb
Yaşam dolu olmayan her şeyi bozguna uğratmak için... Doğa | İnsan | Hayat | Kitap
İnsan yüreği bir bülbüldür, feryat edemezse, ortalık yerinden çatlar, aşk dediğin bir ateştir, içinde yanan kebap olur.
Sayfa 221
Aşk
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazen insanın arkasına sokakta yürürken bir sokak kedisi veya bir uyuz köpek takılır. Bu kedi veya köpeği ne kadar kovsanız, yanınızdan ne kadar uzaklaştırmak isteseniz de o sizi takip eder. Evvela sinirlenir, sonra hiddetlenirsiniz. Fakat nihayet yumuşar ve hatta birçok kere onu evinize alırsınız. Sonunda o, sizin hiç ayrılamadığınız sevgili bir dostunuz olur.
Sayfa 136
1000Kitap
Özgürlüğün kimse tarafından sevilmemeyi göze almak olduğunu söylüyordum. Ne büyük söz! Uç bakalım, uç! Sözcüklerden kendine kanat yapanları çok gördük biz!
Sayfa 149
1000Kitap
En büyük ahlaksızlık, demiştim kendi kendime, bir aşkı yaşamamaktır. Hayatı mümkün olan en geniş haliyle yaşamak gerekir, demiştim.
Sayfa 105
Aşk
Zekanın Yükselişi ve Duyguların Sınavı
Puan vermedi·325 syf.·
2026 21. kitabı
Bir dünya düşünün. İçinde ağaçlar, kuşlar, denizler, dağlar ve sayısız canlı türü olsun. Aslında bugün yaşadığımız dünyadan pek farklı olmasın. Fakat tek bir şey eksik olsun: bilinç sahibi insan. Böyle bir dünya benim için boş bir dünyadır. Hatta bir bakıma hiçliktir. Çünkü güzelliği fark edecek, onu anlamlandıracak, yorumlayacak ve ona değer yükleyecek bir varlık yoktur. İnsan, dünyaya yalnızca bakan değil; onu anlayan, hisseden ve anlam veren canlıdır. Bu yüzden uzun yıllar boyunca akıl ve bilinci bir canlının ulaşabileceği en yüksek mertebe olarak düşündüm. Fakat Algernon'a Çiçekler bu düşüncemi yeniden sorgulamama neden oldu. Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar adlı eserini okuduğumda, "Bayanlar ve baylar, bilinçli olmak bir hastalıktır." cümlesi zihnime kazınmıştı. Arthur Schopenhauer ise zeki insanların sosyalleşme konusunda yaşayacağı risklerden ve tehlikelerden bahseder. Birisi farkındalığın yükünü anlatır, diğeri ise zekanın bedelini. Charlie'nin hikayesi ise sanki bu iki düşüncenin edebiyattaki karşılığı gibidir. Zekası arttıkça çevresindeki insanları daha iyi anlamaya başlar. Daha önce fark etmediği alayları, küçümsemeleri ve kırgınlıkları görür. Farkında oldukça acıları da büyür. Çünkü insan bazen bilmedikleriyle değil, öğrendikleriyle yaralanır. Charlie'nin yaşadığı dönüşüm bana şunu düşündürdü: Akıl tek başına insanı mutlu etmeye yetmiyor. İnsan sadece düşünen bir varlık değil; aynı zamanda hisseden, bağ kuran ve anlam arayan bir varlık. Zeka gelişebilir, bilgi artabilir; fakat sevme, sevilme, ait olma ve anlaşılma ihtiyacı aynı kalıyor. Ve galiba Algernon'a Çiçekler'in bende bıraktığı en güçlü izlenim şu oldu: İnsan yalnızca aklıyla büyümüyor; duygularıyla da büyüyor. Akıl olmadan hayat eksik kalabilir ama duygu olmadan da hayatın anlamı eksik kalıyor. Kitabın
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma