Bu dünya duruyorsa ahlakı düzgün kimselerin omuzlarında duruyordu. Ahlak sahibi olmak için de Allah'ı tanımak yeterdi. Yirmi otuz sene dirsek çürütüp mürekkep yalamak değil.
Karınca, serçe gibi daldan dala uçup ötmeyi hatırından bile geçirmiyordu. Nafakasını aheste ve telaşsız adımlarla arayan kaplumbağa, tavşanın koşuculuğuna asla özenmiyordu. Amma belki karıncanın varabileceği son kemal haddi, diğer hemcinsleri arasında en beceriklisi, en çalışkanı olmak endişesi idi. Hulasa dünya, insanı da içine alan bir tekamül kanununa ayak uydurmakta hissettiği istek ve helecana aşk diyordu. Belki her mahluku tahrik eden de, külli aşkın istidatlara taksim olmuş zerreleri idi.