Mademki insan tamamiyle bir hayvan hayatını kabul edemiyor, şu halde onu rahatsız eden, ona tasa ve huzursuzluk veren, tam insan olamayışıdır. Akıl ve idrakle mücehhez olan bu mahlukun ruhi ve hissi bütün hoşnutsuzlukları, aradığını bilememesinden ve bulamamasındandır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hele bir kere imamın başından sarığını kaparak çeşmeye koşup içine su doldurarak hararetten soluyan bir köpeğe su içirişi vardı ki Mesihpaşa İmamı, bu hakareti ömrü oldukça unutamazdı.
Arabistan'da ramazan geceleri minarelerde söylenen naatları dinlerken Peygamberin bile bizimkinden ayrı olduğunu sandım. Düşün bir kere, Yunus'ta yahut Şeyh Galip'teki Muhammed'i . . . Bizim ruhaniyetimiz, nuraniyetimiz bize aittir.
Yavaş yavaş o hale geldim ki bir kandil çöreği, bir ramazan manisi, iyi yakılmış bir mahye, sırtında yamalı abası, elinde keşkülü, değneği, boynunda kaplumbağa kabuğundan, bilmem hangi hayvan kemiğinden tılsımları fakir ve bitli bir dilenci benim için müslümanlığın ta kendisidir. Gene anladım ki bizim şark; müslümanlık, şu bu diye tepçil ettiğimiz şeyler, bu toprakta kendi hayatımızla yarattığımız şekillerdir. Bize ülühiyetin çehresini veren Hamdullah'ın yazısı, it ri"nin tekbiri, kim olduğunu bilmediğimiz bir işçinin yaptığı mihraptır.