Yasin Sarı

Yasin Sarı
@yasinbugra
Mavi düşlerin lacivert derinliğindeki sonsuz ışıkta ilerlemek ve de ilerletebilmek dileğiyle...
Zihinden daha derin olan yüreğimizdir. Mantıktan daha derin olan aşktır. Bilimden daha derin olan sanattır Matematikten daha derin olan müziktir.
İlişkiler
Reklam
Dave ile Mabel bir bankta otururlarken Mabel şöyle der "Sen çok iyi bir adamsın Dave. Peki beni gerçekten seviyor musun?" Dave "Evet, Mabel seviyorum" deyince Mabel ekler "Peki benim için ölür müsün?" Dave biraz düşünür ve şöyle der "Hayır Mabel benimki ölümsüz aşk."
İlişkiler
Yağmur, kahve, müzik ve kitap. Ruhumu dinlendiren dört'lü..
8/10
·336 syf.·
2017 63. kitabı
Psikoloji okumayı seven herkes gibi benim de favorilerim; Alfred Adler, Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung. Dünyanın bu en iyi 3 psikoloğundan biri olan Freud ' in çalışmalarına baktığımız zaman toplumsal ve ikili ilişkilere yoğunlaştığını görürüz. Ama Jung, Freud' in aksine bireysel çalışmalar yapmıştır. Yani kişileri değil, kendini geliştirmenin peşinde olmuş. Hani Monteigne' nin felsefesine " kendini tanı " demiştim ya, Jung ' un amacı da " kendini keşfet " diyorum ben. Jung daha çocukluk döneminde iki farklı kişiliği, karakteri olduğunu farketmeye başlamıştır ve bunun ardına düşmüştür. Tıp dilinde bunu " bölünme " ya da " kopukluk " diye tanımlıyorlar. Ama Jung' a göre bunun bölünmüşlükle ilgisi yok. Her insan çift kişiliklidir ama her insan bunu farkedecek kadar zeki değildir. Misal; çok sakin, sessiz bir insanın, aniden parlaması, aşırı tepki vermesi çift kişilikli olmasından kaynaklı, Jung' a göre. Babası, amcası, dayısı yani kısacası ailesindeki erkeklerin tümü rahip olan ve kendini keşfe çıkan Jung, çocukluk döneminde aynı zamanda tanrı, din arayışlarına, sorgularına da çok fazla kafa yormuş. Ama bunca din adamının olduğu bir ailede bunu dillendirememiş. Hayattaki anlam ve anlamsızlık kaosu, kozmosun sonsuzluğu, tanrı-şeytan, iyilik-kötülük gibi konular kafasını kurcalamaya başladığı için ve çevresinde bu düşüncelerini paylaşacağı kimse olmayan ve mütecessis kişiliğinden dolayı öğrenme merakı da olan Jung, kitaplara yönelmiş. Özellikle Pithagoras, Herakleitos, Empedokles, Sokrates ve Platon’un savları üzerinde çok fazla araştırma yapmış. Ama kendine en yakın Kant ve Schopenhauer ' i bulmuş. Çünkü tanrının sandığımız kadar iyi niyetli olmadığını düşünen Jung " Tanrı en yüce iyilikse O’nun yarattığı bu dünya, neden bu denli kusurlu, bu denli acınası ve bozuktu?
Anılar, Düşler, DüşüncelerCarl Gustav Jung · Can Yayınları · 20131,465 okunma
Sevmek hayatımın anlamı, sevilmekse hayatıma bir anlamdır. (C_i)