Bazı kayıplarımız, bizden başka şeyler de alır götürür. Terk edilince umudunun bir kısmı da yiter mesela. Mağlubiyet, özgüven ve azimden pay kapar. Başarı ve ödül, tevazuyu tırtıklar... Babamı kaybedince, birden yoksul düşmüştük. Eşyalarımız hızla eskiyordu. Fukaralık, çürüyerek büyüyen bir sarmaşık gibi her yanımızı sarıyordu. Evimize yıllara yayılan bir güz musallat olmuştu sanki.
"Cesaret, hem bir soru, hem de bir muammadır. Yalın haliyle bir mana taşımaz. Cesurca bir davranış, ancak metanet, ihtimam, hasiret gibi dayanaklar sayesinde gerçekleşebilir."
Aşk insanın sadece psikolojisini ve kimyasını değil; tarihini, müziğini, coğrafyasını, edebiyatını, fiziğini, beslenme çantasının içindekileri, hayat bilgisini de değiştiriyor.