Bize göre, her insan camiası, her medeniyet, ancak tek ansiklopedi kurabilir. Sütunlar aşınsa da, duvarlar çatlasa da,zamanın tahrip gücü temellere dokunamaz. Ansiklopedi, bir asrın, bir milletin bir neslin ve bir dahinin eseri olamaz. Al-manların çeşitli leksikonları; İngilizlerin ünlü Britannica'sı; faşist İtalya'nın, Sovyet Rusya'nın heybetli ansiklopedileri, Onsekizinci Asır Ansiklopedisi'nin soluk birer nüshasından yani birer suretinden ibaret. Zira Avrupa medeniyeti tektir. Ve kendini baştan başa yenilememiştir. Cihana hakim olan içtimaî sınıf da, on sekizinci asırdan beri hep aynı sınıf, yani burjuvazidir.
Biliyor muydunuz, güneş gözlüğü dediğimiz şeyi aslında 16. yüzyılda, Çin mahkemelerinde häkimler gözlerini ve mimiklerini saklamak için kullanıyormuş."
“Bir Müslümanla bir ateist, Muhammed Ali’nin maçına gitmişler. Ali, maç başlamadan önce, ringin köşesinde ayağa kalkıp eldivenli ellerini açarak dua etmiş. Siz gençsiniz, belki hatırlamazsınız, Muhammed Ali sahiden de maçlardan önce dua ederdi. Ateist, yanındaki Müslüman’a sormuş: ‘Ne yapıyor?’ Beriki cevap vermiş: ‘Allah’la konuşuyor. Maçı kazanmasına yardım etmesini istiyor O’ndan.’ Öteki şaşırmış: ‘İşe yarar mı dersin?’ Bizimki şöyle demiş: ‘Dövüşmezse hiçbir işe yaramaz.’”