Irem E.

10/10
·160 syf.··
2014 404. kitabı
Okudukça insanın tası tarağı bir bavula toplayıp diyar diyar gezme isteğini arttıran, yerleşik düzenden kaplumbağa düzenine geçmeye heveslendiren bir kitap. İnsan bazen kendi kendine sormuyor değil: güvenle dört duvar arasında durmayı gezginliğe yeğ tutuyorum da iyi mi ediyorum diye. Yanıt vermesi güç sorular sorduran kitaplardan.
YoldaBuket Uzuner · Turkuvaz Kitap · 2009703 okunma
EYyemüs isimli okura yanıt verildi
Irem E.
Evet tavsiye ederim.
Reklam
1000 Kitabı keşfedeli yaklaşık 1,5 yıl oldu. Şahsım adına kitapları sevdiğimi, okumaktan zevk aldığımı düşünen biri olarak böyle bir oluşumu gördüğümde çok sevindim. Bir çok arkadaşıma anlattım ve bir çok arkadaşımın üye olmasına vesile oldum. Çünkü platform çok güzel, bol bol kitap oluyor, okuduğun kitapları takip ediyor, diğer okurların okuduğu, yorumladığı kitapları takip ediyorsun. Elimden geldiğince siteye girip incelemelerde bulunuyorum ve bugün bir şey keşfettim şikayet kısmı; bir şikayet edilen yorum, alıntı vb. bir şey var ama şikayet eden gizli, sonra birileri bu şikayeti değerlendiriyor ve alıntını ya da yorumunu her ne ise kaldırıyor. Şimdi bu konuda kafama takılan birkaç soru var. Zülfü Livaneli’nin Orta Zekalılar Cenneti adlı kitabından yaptığım alıntımın mükerrer olması sebebiyle şikayet etmiş. Kitabın alıntılarını inceliyorum topu top dört tane alıntı var ve benim alıntımdan farklı. Farzedin ki aynı olsaydı ne olurdu. Benim hoşuma gitmiş beğenmişim diğer okurların da okuması için paylaşmışım. Kaybımız nedir burada. Şikayet eden arkadaşın hangi hakkını ihlal etmişimde şikayet etme ihtiyacı duymuş? Telif Hakkına mı girmişim? Beğeni sayısını mı düşüreceğim? Arkadaşlar benim beğeni almak gibi bir kaygım yok beğeni almak için alıntı paylaşmıyorum, beğeni almak için kitap okumuyorum ve kitap yorumlamıyorum. Kitap okumayı sevdiğim için bu platformda varım. Belki yorumlarım yüzeysel kalır, kitabı tam anlatamaz. Bende takip ettiğim bazı arkadaşlarım gibi kitapları güzel yorumlamak isterim.Ama elimden gelen bu. Tabiri caizse sekiz beş mesaisi olan bir çocuklu bir anne olarak elimden geldiğince kitap okumaya, okuduğum kitapları yorumlamaya çalışıyorum. Yetersiz kalıyor olabilirim. Beğenmeyen okurlar takip listesinden çıkarabilir ve kolaylıkla paylaşımlarımı ve
Irem E.
Bir de şu an var olan uygulamayı bilmemekle birlikte okuduğumuz kitapların %10'una yorum yapmazsak okuduk sayılmıyordu. O yüzden yapılan "kural dışı" yorumlar. Benim de pek çok yorumum silindi. Gerçekten bu kadar kuralın varlığı rahatsız edici ancak böyle olmak durumunda sanırım...
Bu etkinliği yeniden yapalım. Sana en yakın kitabı al, sayfa 105'i aç, 7. cümleyi paylaş.
Irem E.
"Doldur Katerina!" diye haykırdı. "Bir kez daha doldur, kinci kızım benim!" Üç Novella - Dostoyevski
Bilmem yalnızlık efendi ile aranız nasıl? Benim oldum olası iyidir. Severim kendisini, zannımca o da benden memnundur. Yalnızlık efendi uzunca boylu, titiz, temiz, ve bakımlıdır. Çok yakışıklı sayılmaz belki, fakat hayli alımlıdır. Kıyafetlerini nerede diktirir bilmem, ama giyimi kuşamı farklıdır. Hayatımda tanıdığım en donanımlı, en kültürlü, ayakları en çok yere basan varlıklardan biridir. Okumayı düşünmeyi ve hayal etmeyi sever; haftada en az 3 kitap bitirir. Tefekkürü de bilir, Tevekkülü de. Özgüveni yüksektir, kendi kendine yeter. Kimseye yalakalık etmez, hesap kitap yahut pazarlık ve çıkar işlerinden haz etmez. Elalemin nabzına göre şerbet vermez, kula kulluk etmez. Vefalıdır. Sadıktır. Kendisine yapılan iyilikleri asla unutmaz, ama kötülüklere gelince hafızası balıkların hafızasına döner; kinleri çabuk unutur. Kimseyle düşmanlığı yoktur. Kancıkları sevmez, dedikodu etmez. Başkasının gölgesine muhtaç olmadan tek başına yaşayan hür ve gür bir ağaç gibidir. Canı sıkılınca duvarında asılı eski bir yazıya bakar; kim bilir hangi mahir hattatın elinden çıkma yazıda şöyle yazar: ”Bu Da Geçer Ya Hu” Yalnızlık efendi yazıyı okurken gülümser. Ne zaman ona insanlardan ya da dış dünyanın çarkından şikayet etmeye kalksam, eliyle savuşturur sözlerimi. ”Boş versene ya hu” der. ”yalnız geldik bu dünyaya sanki yalnız gitmeyecek miyiz? ” Gerçi şahidim, zaman zaman onun da içinin daraldığı olur. Yalnızlık efendi en çok başkalarıyla karıştırılmaktan rahatsızdır. Yalnızlık ”ıssızlık” demek değildir. Issızlık efendi başka mahallede yaşar. Biraz huysuz bir tiptir. Hani bahçesine kaçan topları kesmeye kalkan aksi ihtiyarlar var ya, onlardandır. Bizimkiyle ara sıra selamlaşırlar o kadar. Keza yalnızlık, ”kimsesizlik” demek de değildir. Kimsesiz Efendi şehrin dışında bir mağarada yaşar.
Edebiyat
Irem E.
Firarperest kitabı Elif Şafak'ın daha önce yayımlanan eserlerinden de alıntılar içermektedir. bu yüzden iki kitapta da var ama asıl kaynağı Siyah Süt :)