Can Parası

Fakir Baykurt
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
246
Basım Tarihi:
Ocak 2015
İlk Yayın Tarihi:
1973
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
ISBN:
9789750406720
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·246 syf.··
Beğendi
·
2014 29. kitabı
Kitabı okuduktan sonra bu şiiri yazmıştım. İnceleme yerine bunu paylaşmak istiyorum. Derdine derman arar Cemile, İki çocuk var geride, Babasının sırtında, İnim inim inler Cemile. Diz çökmüş duvar dibine, Yanın da babası, Duvarlar sağır olmuş sesine, İnim inim inler Cemile. Devlet sırtını dönmüş, Cemile den önce millet ölmüş, Son nefesini bir han da vermiş, Gözleri açık gitmiş Cemile.
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
Puan vermedi·246 syf.··
2022 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2022 05:30
03.07.2022 Kitabın adı:Can Parası Yazarın adı:Fakir Baykurt Sayfa sayısı:256 Kitabımız Muğla taraflarında geçiyor. Bir babamız var. Kızı evlidir çocukları ve tabiki kocası vardır. Kızımız çok hastadır amma velakin kocası hiç ilgilenmez. Baba sırtına alır yola düşer. Yola dedimse öyle ahım şahım yol yoktur yol yoksa arabada yoktur mecbur yaya gider. Varırlar şehre. Hastaneye giderler. Paranız var mı yok o zaman muayene etmezler. Bir hana giderler kızı bir odaya yatırır kendi çıkar . Nereye gider tabiki para bulmaya ama yok yok kör olasıca par yoktur kız iniler başım çok ağrıyor babaaaaaa canım yanıyoooor. Offfff paranın gözü kör olsun sözde sağlık ücretsiz hani nerede...????
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
Ah şu garibanlık (Can Parası)
9/10
·246 syf.·
2026 249. kitabı
Can Parası kitabın içinde yer alan 21 kısa öyküden ilki. Fakir Baykurt her zaman olduğu gibi Anadolu halkının yoksulluk, eğitim, sağlık ve imkansızlıklar içerisinde ayakta kalma mücadelesini anlatıyor. Kitap yer yer köy halkının diliyle anlatılıyor. Geçmiş ve şimdiki zamanla arasında bir kıyaslama yapma imkanı sunuyor.
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
Fakir Baykurt
9/10
·246 syf.··
2020 6. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 19:46
Hikayelerinde yer verdigi dersler ve onlari kendine bicebilen okurların okuyabilecegi bir yazar. Fakir olmanin insan olmaya etkisi, parasi olanin insanligjni sorgulattigi yasama dair bir kitap..
Edebiyat
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
5/10
·246 syf.··
Beğendi
·
2006 56. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2006 00:00
1972 yılında okuyup özetini çıkarmıştım.Sömestre ödevimiz idi.Çok duygusal bir hikaye olduğunu ve okurken zaman zaman gözlerimin yaşardığını hatırlıyorum.Acaba şimdiki çocuklar bu hikayeyi okuduklarında duygulanırlar mı?Merak etmekteyim.
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
7/10
·246 syf.··
Beğendi
·
2018 233. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2018 13:17
Yazarın bu kitabında,başta kitaba adını veren öykü olmak üzere 21 öykü bulunuyor.Kitabın yazılmış olduğu döneme ait çeşitli olaylar anlatılmış... Sağlık sorunu nedeniyle Ankara'ya yapılan yolculuk ve hastahanede yaşananların anlatıldığı ' Can Parası' adlı öykü gerçekten duygulandırıcı.. O yılların Türkiye'sini anlatan bu kitabı tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
Puan vermedi·246 syf.··
2024 3. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 11:15
Merhaba, Fakir Baykurt tam bir sanatçı... Tam bir şaheser kitap daha yazmış. Anadolu insanı anlatırken gerçekten yoksulluk gerçekten perişanlık bilgisizlik gerçekten iyi niyet ve temiz yürekli olduğunu görüyorum. Yazar bir köy dostu köylünün kapı komşu resmen. Kitaplarında Anadolu'nun hep resmetmiştir. Sizde okuyun lütfen eminim çok şey hissedeceksiniz.
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
10/10
·246 syf.··
2023 22. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2023 10:55
Fakir Baykurt ile bu yaşta tanışmış olduğuma üzülüyorum. Ne zaman bu kadar iyi bir yazarla ilk defa karşılaşsam üzülüyorum ama sanırım bu iş elli yaşımda da böyle olacak. Okumanın cilvesi, her şeyi aynı anda okuyamıyor insan. Fakir Baykurt'un kalemi çok güçlü. Duyguyu okuyucuya geçirmekte çok başarılı. Hikayeleri genelde dramatik özellikte. Kenarda köşede kalmış, kimsenin bilmediği insanların hikayelerini ustaca anlatmış. Okumak çok keyifliydi, bitmesini istemedim. Bu incelemeyi yazdıktan sonra Fakir Baykurt'un bütün kitaplarını satın alacağım. Okumadıysanız bence mutlaka okumalısınız.
Edebiyat
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
Puan vermedi·246 syf.··
2022 25. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2022 23:55
Köyü, köylüyü, insanı öyle güzel betimlemiş ki yazar. Anadolu insanını, Anadolu nun diliyle sıkmadan yormadan anlatmış. En dikkat çekici tarafı da diğer kitaplarında olduğu gibi kişi üzerinden topluma dokundurmalarda bulunmuş. Şuan bile yaşadığımız toplumsal sorunlara ustalıkla patmak basmış kendi devrinde. Diğer eserleri gibi tek bir roman olarak değil, kısa hikayelerle buluşturmuş okuyucularını. Örf adet geleneklere bağlı, kültürmüüzün özünü çok seven biri olarak ben çok beğendim bu içimizden hikayeleri.. Okumanızı tavsiye ederim.
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
Puan vermedi·246 syf.·
2024 443. kitabı
"Köylüler dostları... Ama yoksul insanlar... Ağanın ve doğanın karşısında ne kadar güçsüzler! Ne kadar kolay kandırılıyor, çabuk uyutuluyorlar... Genel olarak çok geç ayıkıyorlar!.Başlarken Hikaye okumayı mı? Dinleme yimi? Seversiniz ben ikisinde severım dinleniyorum okurken duru bır dille yazılmış dakince okunan bir kıtap oldu.. Can Parası bir öykü kitabı. Fakir Baykurt, salt romancı kimliğiyle değil, öykü yazarı kimliğiyle de “Köy Enstitülü” yazarlar kuşağının öncülerinden. "Can Parası bir öykü kitabı. Fakir Baykurt, salt romancı kimliğiyle değil, öykü yazarı kimliğiyle de “Köy Enstitülü” yazarlar kuşağının öncülerinden "öykülerinde köy yaşamının sertliği, yoksulluk, cahillik, taassup, batıl inanç, sömürü gibi sorunları ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasını toplumsalcı ve gerçekçi bir bakıştan işliyor. Gözlemlerden, canlı tanıklıklardan yola çıkan yazar, günlük konuşma dilini öyküye taşıyarak zaman zaman mizahi bir dil kullanıyor; bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran "sıradan insanı", yaşadığı yerin atmosferiyle birlikte çarpıcı bir biçimde betimliyor. Fakir Baykurt, Türk yazar ve sendikacı. Köy hayatını anlatan Yılanların Öcü adlı romanı, Türk edebiyatının klasikleri arasına girmiş bir eserdir. Eserleri Bulgarca ve Rusça başta olmak üzere birçok dile çevrilmiştir.. "1973'de yapılan ve 1974 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan Can Parası'nı bde siz okuyın #Buyurun Can Parası
Hikaye (Öykü) Edebiyat
Can ParasıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2015291 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Fakir BaykurtYazar · 55 kitap
Fakir Baykurt (Asıl adı Tahir'dir) Türk yazar, sendikacıdır. Çocukluğu Fakir Baykurt (Asıl adı Tahir'dir) Burdur'un Yeşilova ilçesine bağlı Akçaköy'de doğdu, Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber şu sözleri ile 1929 yılında haziran ortası olduğu varsayılmaktadır; "1929 doğumlu olduğum doğru. Ay, gün bilinmiyordu. Anamla konuştuk. Köyde orak mevsimi. Tarlada sancılanıp eve gelmiş. Haziran ortasıdır..." Tahir Baykurt'un annesinin adı Elif ve babasının adı Veli'dir. Doğduğunda ona savaşlarda vurulup geri dönmeyen Amcasının adı olan Tahir adı verilir. Tahir 1936 yılında Akçaköy İlkokulu'na başlar ve iki yıl sonra babasını kaybeder. Babasının ölümünden sonra dayısı Osman Erdoğuş tarafından Balıkesir iline bağlı Burhaniye köyüne götürülür ve orada dayısının yanında dokumacılık yapmaya başlar. II. Dünya Savaşı'nın başlaması ile dayısı askere alınır ve Tahir Akçaköy'e dönerek okula devam etme imkânı bulur. 1942 yılında ağır bir sıtma geçirir bu dönem aynı zamanda şiir yazmaya başladığı dönemdir. Köy Enstitüsü yılları İlkokulu bitirdikten sonra Isparta Gönen Köy Enstitüsü'ne yazılır. Köy enstitüsü yıllarında özellikle şiire olan ilgisi artar, kendini okumaya verir. Bu dönemde özellikle Türkçe'ye çevrilen klasikleri okur. Fakir Baykurt Köy enstitüsündeki yıllarını ve kendisine kazandırdıklarını şu şekilde anlatmıştır; "...Köy enstitüsü benim için olağanüstü bir fırsat oldu. İlkokulu bitirdikten sonra gidebileceğim başka hiçbir okul yoktu. Ailemin gücü yetmezdi. Ben okumak istiyordum enstitü benim gibi köy çocuklarını çağırıyordu..." "...Klasiklerin en iyi okuru enstitülü gençlerdi. Ceplerimizi ona göre yaptırırdık, kitap sığsın. Kız arkadaşlarımız koyun kuzu gütmeye giderken, torbaya azıkla birlikte kitap da katardı..." Bu yıllarda Bursa Cezaevi'nde olan Nazım Hikmet'in şiirleri ise gizli gizli yayılmaktadır. Tahir Baykurt da bu dönem Nazım Hikmet'in şiirlerini bulur ve gizli gizli okumaya başlar. "...Kitaplıkta Nazım Hikmet'in kitapları yoktu. Yasaklandığını öğrenince Çivril'in bir köyüne gidip onları buldum. Nazım'ın yedi kitabını kendi yaptığım defterlere kitap harfleri ile yazıp defalarca okudum." Köy enstitüsü yıllarında ilk şiiri Fesleğen Kolum Eskişehir'de çıkan Türke Doğru dergisinde çıkar. Edebiyata olan ilgisinden dolayı enstitüde de kitaplığın yönetimine seçilir ve daha fazla okuma fırsatı bulur. 1947 yılında Köy Enstitüleri ve Kaynak Dergisi'nde şiirleri çıkar ve bu yıllarda önce şiirlerinde daha sonra tüm yazılarında Fakir Baykurt adını kullanmaya başlar. Köy enstitüleri üzerindeki baskıların artması ile birlikte tüm enstitülere daha baskıcı yönetimler atanmaya başlar. Bu dönemde enstitüler daha önceki bir çok özelliğini yitirmeye başlarken eski öğrencilerin yaşam alışkanlıkları da bu yeni yönetimlerce sorun olmaya başlar. Fakir Baykurt da yeni atanan müdürle sorunlar yaşar ve defalarca kovuşturmaya maruz kalır. Ancak 1947 yılında Köy enstitüsünü başarı ile bitirir ve Yeşilova'nın Kavacık Köyü'ne öğretmen olarak atanır. Öğretmenlik ve yazarlık yılları 1951 yılında ölene kadar birlikte olacağı Muzaffer Hanım'la evlenir. Bu yıl ayrıca körbağırsağı patlar ve iki kez amelliyat olur. Öğretmenliği Dereköy'e aktarılır. Üzerindeki baskılar devam eder, savcılıkça evine baskın yapılır ve koğuşturma geçirir. 1953 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’ne girer ve bir sene sonra bu sefer Gayret Dergisi'nde çıkan bir yazısı nedeni ile yargılanır. 1955 yılında Gazi Enstitüsü'nü de başarı ile bitirirerek Hafik'de açılan ortaokula atanır. Aynı yıl ilk kitabı olan Çilli yayınlanır. 1957 yılında askere alınır ve Ankara Piyade Yedek Subay Ortaokulu'na öğretmen olarak atanır. İlk kızı Işık da bu yıl dünyaya gelir. 1958 yılında ilk romanı Yılanların Öcü Cumhuriyet Gazetesi'nin açtığı Yunus Nadi Roman Ödülleri'nde birinci olur. Ancak roman nedeni ile hem Baykurt hem Cumhuriyet koğuşturma geçirir. Baykurt bu dönemden sonra Cumhuriyet Gazetesi'nde yazmaya başlar. Askerlikten sonra Şavşat Ortaokulu'na öğretmen olarak atanır ve ikinci kızı Sönmez dünyaya gelir. Yılanların Öcü adlı romanı da Remzi Kitapevi tarafından basılır. Ardından Köy ve Eğitim Yayınları tarafından Efendilik Savaşı adlı kitabı yayımlanır. Cumhuriyet'teki bazı yazıları yüzünden öğretmenlikten alınıp Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yapı İşleri Bölümü'nde görevlendirilir. Sürüp giden yazıları ve Yılanların Öcü romanı yüzünden Bakanlık buyruğuna alınarak cezalandırılır. Altı ay açıkta kaldıktan sonra 27 Mayıs 1960'da Ankara İlköğretim müfettişliğine atanır ve aynı yıl Efkar Tepesi adlı kitabı basılır. 1961 yılında yazarın Yılanların Öcü adlı romanı tiyatroya ve filme uyarlanır. Tiyatro gösterimi yasaklanır, film ise ancak Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in konuya el koyması ile gösterime girer ancak filmin gösterimi sırasında olaylar çıkar. Bu yıl ayrıca yazarın Onuncu Köy, Karın Ağrısı, Irazca'nın Dirliği kitapları yayımlanır. Bir sene sonra yazarın oğlu Tonguç dünyaya gelir. Baykurt Amerika'ya giderek, Bloomington'daki Indiana Üniversitesi'nde göze kulağa hitap eden ders araçları ve yetişkinler için yazma öğrenimi görür. 1963 yılında yurda dönerek Ankara İlköğretim müfettişliği görevini sürdürür. Onuncu Köy Bulgarca'ya çevrilir ve kitapları Bulgaristan'da Türkçe olarak da basılır. Yılanların Öcü ile Irazca'nın Dirliği de Almanya'da, "Die Racheder Schlangen" adıyla basılır. Yılanların Öcü Rusça'ya çevrilir. Türkiye Öğretmenler Sendikası 1965 yılında TÖS'ün kuruluşuna katılır ve genel başkan seçilir. 1966 yılında İlköğretim müfettişliğinden uzaklaştırılarak yeni kurulan Milli Folklor Enstitüsü'nde uzman olarak atanır. Kaplumbağalar ve Amerikan Sargısı romanları yayımlanır. 1967 yılında Onuncu Köy adlı eseri de Rusça'ya çevrilir. Yazıları ve TÖS'teki çalışmaları yüzünden sık sık kovuşturma geçiren Baykurt Gaziantep'in Fevzipaşa bucağına sürülür. TÖS "Devrimci Eğitim Şurası"nı düzenler. Bir yıl sonra da TÖS "Büyük Eğitim Yürüyüşü"nü bir sene sonra da "Genel Öğretmen Boykotu"nu düzenler. Bu faaliyetlerinden sonra tekrar görevden alınarak bakanlık emrine alınır ancak Danıştay kararı ile görevine geri döner. 1970 yılında Fevzipaşa'dan Ankara'ya Ortadoğu Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Yayın Müdürlüğü görevine getirilir. Anadolu Garajı ve Tırpan kitapları yayımlanır. Tırpan ve Sınırdaki Ölü ile TRT Ödülleri'ni kazanır. Ardından Onbinlerce Kağnı adlı kitabı yayımlanır. Sıkıyönetim yılları 1971'de ordunun yönetime el koyması ile başlayan sıkıyönetim döneminde Baykurt iki kere gözaltına alınır. Aynı yıl Tırpan ile Türk Dil Kurumu Ödülü'nü kazanır. Kitaplarının yeni basımları yapılırken yazar askeri tutukevinden Ankara Merkez Cezaevi'ne aktarılır. 1973 yılında Can Parası ve Köygöçüren basılır. Baykurt'un yurt dışına çıkışı da yasaklanmıştır. 1974 yılında İçerdeki Oğul basılır. Keklik romanını yazar. Can Parası ile Sait Faik Ödülü'nü kazanır. Askeri Yargıtay'da TÖS Davası'ndan beraat eter. Sınırdaki Ölü ve Keklik kitap olarak basılır. 1976 yılında Sakarca basılır. Emeklilik Yılları Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan emekli olan Baykurt Madaralı Roman Ödülü'nün kuruluşuna yardımcı olur. 1977 yılında İsveç'te öğretmen yetiştirme çalışmalarına katılır ve Yayla romanı basılır. Frankfurt Uluslar arası Kitap Fuarı'na katılır ve Almanya, Hollanda ve İsviçre'ye geziler yapar, göçmen işçilerle iletişim kurar. 1978 Yılında Sakarca sahneye uyarlanarak İstanbul Şehir Tiyatroları'nca oynanır. Kara Ahmet Destanı ile Orhan Kemal Ödülü'nü kazanır ve Kültür Bakanlığı'na danışman olur. 1979 yılında Tırpan adlı eseri de tiyatroya uyarlanır. Devlet Tiyatrosu tarafından İzmir, Ankara ve Antalya'da oynanır. Baykurt, göçmen işçi konusunu incelemek üzere tekrar Almanya'ya gider. Duisburg şehrinde yaşamaya başlar. Yandım Ali kitap olarak basılır. Bu dönemde ODTÜ'de öğrenci olan oğlu Tonguç da tutuklanır. 1980 yılında Tırpan İstanbul Şehir Tiyatroları'nca da sahneye konulur ve iki mevsim oynanır. Tırpan'dan ötürü Baykurt ve Taner Barlas, "Avni Dilligil En Başarılı Yazar" ödülü kazanırlar. Suna Pekuysal da "En Başarılı Oyuncu" seçilir. Rur Havzası'nda Türk işçi çocukları için başlatılan RAA programında görev alır ve bir İngiltere gezisi yapar. Kızı Işık da bu yıl tutuklanır. Baykurt, Taner Barlas ve oyunda rol alan sanatçılar "İsmet Küntay Ödülü" kazanırlar. Tırpan'daki oyunu nedeniyle Suna Pekuysal "Ulvi Uraz Ödülü"nü kazanır. 1981'de "Sakarca" İsveç'te çizgi film yapılır ve Macarca'ya da çevrilir. DDR'de bir inceleme gezisi yapar. Öyküleri Gürcistan'da da kitap olarak basılır. "Kaplumbağalar" filminin senaryo çalışmalarına katılmak üzere İsviçre'nin Neuchatel şehrine gider. Almanya'daki göçmen işçilerin yaşamını konu alan öyküleri "Gece Vardiyası" adıyla basılır. İşçi çocuklarının yaşamını dile getiren öyküleri de "Barış Çöreği" adıyla basılır. Kitaptan yapılan seçmeler Almanya ve Hollanda'da iki dilli olarak yayımlanır. 1983 yılında "Yüksek Fırınlar" kitap olarak basılır. Oğlu Tonguç'la birlikte Sovyetler Birliği gezisi yapar. Moskova, Bakü, Batum ve Leningrad şehirlerine ve Yasnaya Poliana'ya giderek Tolstoy'un Yurtluğu'nu ziyaret eder. 1984 yılında Berlin Senatosu Çocuk Yazını Ödülü'nü kazanır. Gece Vardiyası ve Kara Ahmet Destanı Almanca, Yılanların Öcü ile Irazca'nın Dirliği Bulgarca basılır. Türkiye'de "Barış Derneği İkinci Davası"nda sanık olarak aranır. 1985 yılında Gece Vardiyası ile Alman Endüstri Birliği BDI'nin Yazın Ödülü'nü alır. Dünya Güzeli ve Saka Kuşları adlı Kitapları Türkçe ve Almanca olarak basılır. 1986 yılında Duisburg'ta öğretmenliğe başlar ve yurt dışında oluşan Türkiye Aydınlarıyla Dayanıma Girişimi'nin yönetiminde görev alır. "Duisburg Treni" adlı eseri basılır. Kopenhag'ta Dünya Barış Kongresi'ne katılır aynı yıl Koca Ren basılır. 1987 yılında Keklik romanı 20 öyküsüyle birlikte Rusça’ya çevrilip basılır. Londra’ya bir gezi yaparak Highgate’te Karl Marx’ın gömütünü ziyaret eder. Aynı yıl aralarında birçok yabancı dile çevrilen kitabının da bulunduğu 19 kitabı Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Aziz Nesin, Halikarnas Balıkçısı, Mihail Şolohov, Ernest Hemingway, İvan Gonçarov, Tolstoy, Gogol, Panait Istrati gibi yazarlarla beraber gerekçe göstermeden yasaklanır. Aynı yıl Sakarca adlı eseri de Hollandaca ve Almanca olarak basılır. Türkiye – Yunanistan Dostluk Gelişimi’nin Avrupa’da kuruluşunda görev alır. Tiflis’te İlaya Cavcavadze’nin 150’nci doğum yıldönümü konferansına katılır. 1988 yılında İçerdeki Oğul’u oyun olarak tekrar yazar. A. Çetinkaya ile birlikte Fridan Halvaşi’nin şiirlerini Türkçe’ye çevirir; Kitap Eninde Sonunda adıyla Almanya’da basılır. 1989 yılında Kuru Ekmek romanını yazar. İçerdeki Oğul, Amersfoort Halk Tiyatrosu’nda oynanır. Şiirleri de Bir uzun yol adıyla basılır. Moskova’ya yeni bir gezi yaparak Nâzım Hikmet’in evinde ve arşivinde çalışır. Baykurt ders vermeyi Pestalozzi Okulu’nda sürdürür. Şiirleri Hollanda’da “Vuurdoorns – Ateşdikenleri” adıyla basılır. 1991 yılında Ortaokul öğrencileri için, “KALEM – Schreiber” dergisini çıkarmaya başlar aynı yıl boynundan bir ameliyat geçirir. 1992 yılında, bugün Literaturcafé Fakir Baykurt adıyla varlığını sürdüren Duisburg Edebiyat Kahvesi'ni kurar. Bir Uzun Yol’un Almanca’sı “Ein langer Weg” adıyla çıkar. Yazar bu yıl bir de Çin gezisi ertesi yıl da Avustralya gezisi yapar. 1995 yılında Almanya’da öğretmenlik yaptığı çalıştığı Pestalozzi Okulu’ndan emekliye ayrılır. Öykü Kitabı bizim İnce Kızlar basılır ve 7 kitaptan oluşan Özyaşam öyküsünü bititir. 10 Mart'ta Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Yardımlaşma Vakfı tarafından “Fakir Baykurt’a Saygı Gecesi” düzenlenir. Bu yıl Yarım Ekmek romanı da yayımlanır. 1998 yılında Telli Yol öykü kitabı ile birlikte, “Özyaşam” dizisinin ilk cildi “Özüm Çocuktur” yayımlanır. Gezi yazılarının bir bölümünü Dünyanın Öte Ucu (Avustralya Gezi İzlenimleri) adıyla yayımlanır. Benli Yazılar deneme kitabıyla birlikte “Özyaşam” dizisinin ikinci ve üçüncü ciltleri (Köy Enstitülü Delikanlı; Kavacık Köyünün Öğretmeni) çıkar. 1999 Nisan genel seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi İzmir milletvekili Adayı olur. 11 Ekim 1999 Pazartesi günü tedavi gördüğü Almanya’da Essen Üniversitesi Kliniği’nde pankreas kanserine yenik düşerek ölmüştür.