Merhabalar, ****spoiler içerir!!! Lütfen ona göre okuyunuz . Ayrıca kitabı iki yarı şeklinde yorumlamış bulunmaktayım.
1. Yarı
• Hermia, Lysander, Helena, Demetrius: Bu dörtlü tam bir kaostu. Hele ormana kaçtıklarında büyü yüzünden olaylar iyice çığırından çıkıyor diyebilirim. Puck'ın büyüyü yanlış kişilere yapması, kitabın tam olarak tuzu biberi olmuş. Puck'ın büyüsü, anlayabildiğim kadarıyla aşkın kör ve irrasyonel olduğu gerçeğini gözümüzün önüne getirmek amaçlı oyuna konulmuş gibi. Her an değişebilen, ince bir buzun üstünde yürümek gibi bir şey... Ufacık bir açı farkı bile var olan sevgiyi nefrete dönüştürebilmekte.
• Hermia'nın babasına gelecek olursam: "Ya dediğimi yaparsın ya da kara toprağınsın" davranışını hiç beğenemedim, çok acımasızca geldi. Aralarındaki kuşak çatışmasının yanında, Hermia'nın üzerinde aşırı bir otorite kurmaya çalışıyormuş gibiydi. Bu durum okuyucuyu da ister istemez Hermia'nın tarafını tutmaya ikna ediyor; en azından benim için durum bu şekildeydi.
• Helena'nın durumu ise iç acıtıcı. Keşke kendini biraz daha bir birey olarak fark edebilseydi. "Beni döv, yok say, yine de peşinden gelirim" demesi durumun vehametini gösteriyor. Aşkın gözü gerçekten kör; bunu sağlıklı bir davranış olarak kabul edemedim.
• Bottom'ın ise o hafif cahil cesaretini sevmedim desem yalan olur. Bazen bizlere gereken tam olarak da bu. Tabii ki bizler için gerçek yaşamda dozu ayarında tutturabilmek en önemlisi.
2. Yarı
Eserin ikinci yarısında Shakespeare, hem aşkın hem de büyünün ne kadar kırılgan ve yanıltıcı olduğunu ustalıkla bizlere anlatmış. Ormanda yaşanan kaos, duyguların akıl ve iradeyle değil; tesadüf, kıskançlık ve büyüyle şekillendiğini bizlete göstermiş; dört genç arasındaki kargaşa, aşkın özünde ne denli mantıksız bir güç barındırdığının bir
10 numara 5 yıldız kitaplardann #1 Tozlu Pembe 2
Gercekten harikaydı 1. Kitapla kıyaslandığında 1 daha ustun aslında ama bu kitapmtam bir yaz kitabı :)) Bir sey daha ekleyecegim cok ciddiyim kitapta basrol ciftten daha cok begendigim bir cift vardı: Melike ve Yavuzzz, gercekten bu kadar sert gorunen bir komiserin icinden nasıl utangac ve minnos bir karakter cıkıyor hala şaşkınım. Ya da sadece Melikeye ozeldir :))) Yavuz Komiser favorilerime buyuk bir hızla giris yaptıı, ayrıca o sivas muhabbetlerini bir sivaslí olarak cok sevdim (Dedi daha once hic Sivasa gitmemis Sivaslı ) Ayperi ve Omer cifti tam yemelik, Canım Alazımdan hemen sonra okuyunca agzım acık kaldı (Her incelemeye Alaz koymadan yapamıyorum ;D Seviyorum ama ne yapabilirim :(( ) Neyse bu kadardı hazır da yaza girmisken seriye baslayın derim
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Merhabalar, ben Sülde.
Asar'ın Evlatları yazardan okuduğum ilk kitap dolayısıyla bu kitap, yazarla tanıştığım kitap oldu.
İncelemelerim SPOILER a.k.a SÜRPRİZ BOZAN içerir daima. Bunu bilerek lütfen bu incelemeyi okuyun.
Beş Çayına Bir Kitap formatında kitabı neredeye bir saat boyunca konuştuğum podcast'e ulaşmak için linke tıklayınız;
Video: youtube.com/watch?v=YOauDKJ...
Kanal adım: benSülde
Ayrıca kanalımda kitap *yerme* ve *övme* videoları da mevcut!
1) TÜRK MİTOLOJİSİ AUUUUU!!!
*Yine döner yüce günler*
*Hun’un Tanrı ömrünü ver*
*Ayrılığa düşmeyelim*
*Bir olalım, birleşelim*
(yoğun gırtlak müziği eşliğinde uluyarak dans etti)
Her inceleme yazımda, her videomda *'TÜRK MİTOLOJİSİ İLE İLGİLİ BİR FANTASTİK NEDEN YAZMIYORSUNUZ?!'* diye cırlayan benim için soğuk bir bardak su gibi oldu bu kitap. Birisi geldi, sıcak bir yaz gecesinde bana böyle soğuk bir bardak su verdi.
Yazar, türk mitolojisini gayet iyi anlamış, tanrıları, canavarları, hayvanları, mitolojik ögeleri o kadar iyi kullanmış ki çok sevdim. Türk mitolojisindeki anlayışa göre tanrıların göğün katlarında yaşıyor olduğu inancını almış ve kitapta, tanrıların çocuklarını dağın katlarına koyarak bunu çok güzel bir şekilde yedirmiş mesela.
Kaynak sıkıntısı çeken (en azında ben çekiyorum) bir mitoloji adına, mitolojik ögelerinin güzelce kullanılmış olması beni çok memnun etti. Yazar dersini çalışmış ve kitapta meyvelerini vermiş.
2) Kitaptaki Bazı Harika Seçimler
Barış'ın kırmızı sevdası, neredeyse mest oluşu (videoda bahsetmedim ama alt metni almadım sanmayın, cıks :), öfke + savaş üzerinden işlenen alt metin, karakterlerin İSİMLERİ (Böke! Öyke! BAYILDIM!!!!) gibi kitapta çok güzel tercihler var ki beğenmekten başka bir çareniz kalmıyor resmen.
Kalbimi çaldı bu roman,gözümü doldurdu,yüzümü güldürdü,yazmak konusunda yine haddimi bildirdi.Ne kadar güzeldi yahu ,herkes okusun, kalbi sıcacık olsun
UYANIŞ
KATE CHOPIN
196 SAYFA
Nedensiz yere mutsuz olduğu günler vardı, sevinmeye de üzülmeye de değmezdi sanki hiçbir şey için, yaşamak ya da ölmek farketmezdi. Hayat tuhaf ve korkunç bir kargaşa, insanlarsa kaçınılmaz yok oluşa doğru körlemesine ilerlemeye uğraşan kurtçuklar gibi görünürdü gözüne.
Evli ve iki çocuk annesi Edna Pontellier, dönemin sosyal ve toplumsal kuralları gereği kusursuz bir eş ve anne olmak zorundadır. Bu kusursuzluk çabası içinde yaşadığı hayat onu sıkmakta ve mutsuz etmektedir. Fakat toplumun dayatmalarına boyun etmiştir genç kadın.
Ailesi ile gittiği bir yaz tatilinde Robert Lebrun adında genç bir adamla tanışır. Bu tanışma zamanla yakınlaşmaya döner ve genç kadın hem duygusal hem fiziksel açıdan kendini anlamaya başlar. Dayatmalara baş kaldıracak, bağımsız olabilecek, mutlu olma yolunda adımlar atabilecekler.
İkili ilişkilerdeki baş kaldırısı yanında sanata da yönelir. Resim yapmaya başlar. Resme duyduğu bu ilgi bağımsız olmak, birey olmak çabasından başka bir şey değildir aslında.
Konu itibariyle Gustave Flaubert'in Madam Bovary romanına oldukça benzeyen bir hikayeydi Uyanış. Sevgili Zeynep ile okuduk. Eşlik ettiğin için teşekkür ederim tatlım Her iki eserde evli kadınlara toplumun biçtiği rol, yaşadıkları boğucu evlilikler, kusursuz eş-anne olma dayatmalarına karşı bir uyanışı ve isyanı anlatıyor. Madam Bovary beni daha fazla etkilemişti diye ufacık bir kıyaslama yapayım izninizle.
Hiçbir söz o sessizlik anlarından daha anlamlı, arzunun ilk kez hissedilen ve nabız gibi atan kabarışından daha fazla bir şeylere gebe olamazdı.
Benliğinin (şimdiki benliğinin) eski benliğinden farklı olduğunu biliyordu yalnızca. Artık çevresine başka gözlerle bakıyor ve içindeki, onu değiştiren, renklendiren yeni koşullarla tanışıyordu.
Hatırladığı,
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,441 okunma
Dedim ya, bende her şeyi bırakacak ve hayatımda bir kez olsun, cesurca ve saçma bir hareket yapacak cesaret yoktu….. Syf 342
Bir yaz sıcağında buram buram Ege denizi kokan bir kitap.Boşvermişliğin hayatı olduğu gibi yaşamanın anlatıldığı bir eser.Hayattan hiçbir şey ummayanların kitabı.Her bir satırında kendinden bir şeyler bulabileceğin bir eser.Şu hayatı az biraz Zorba gibi yaşayabilseydik daha özgür ,daha mı mutlu olurduk ne?
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma