Arthur Conan Doyle

Arthur Conan Doyle

Yazar
8.5/10
12.871 Kişi
·
50.276
Okunma
·
2.094
Beğeni
·
31553
Gösterim
Adı:
Arthur Conan Doyle
Tam adı:
Arthur Ignatius Conan Doyle
Unvan:
İskoç Yazar, Doktor, Sör
Doğum:
Edinburgh, İskoçya, 22 Mayıs 1859
Ölüm:
Crowborough , Doğu Sussex , İngiltere, 7 Temmuz 1930
Arthur Ignatius Conan Doyle, (22 Mayıs 1859 – 7 Temmuz 1930) İskoç doğumlu bir yazardır. Suç hikâyelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilimkurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düzyazılar vardır.

Hayatı

Arthur Conan Doyle 22 Mayıs 1859'da, Edinburgh, İskoçya'da doğmuştur. Babası bir İngiliz olan Charles Altamont Doyle, annesi ise İrlandalı Mary Foley'di. Soyadı "Conan Doyle" ise de, bu bileşik soyadının kökeni bilinmemektedir. Kaynaklardan biri, Arthur ve ablası Annette'in bileşik soyadlarını büyük amcaları olan usta gazeteci Michael Conan'dan aldığını yazmaktadır. Aynı kaynak 1885 yılında, evinin dışarısındaki pirinç levhada ve doktora tezindeki imzada adının "A. Conan Doyle" olarak geçtiğini belirtmektedir. Fakat 1901 Nüfus Kaydı gibi diğer kaynaklar Conan Doyle'un soyadının "Doyle" olduğunu, ve ancak yıllar sonra "Conan Doyle" olarak kullandığını yazmaktadır. Conan Doyle'un babası da kardeşleri (içlerinden bir tanesi illüstratör Richard Doyle'du) ve babası gibi bir ressamdı. Conan Doyle, dokuz yaşındayken St Mary's Hall Katolik Cizvit Stonyhurst hazırlık okuluna gönderildi. Daha sonra Stonyhurst Koleji'nde öğrenimine devam etti, fakat Hıristiyanlığı reddederek 1875 yılında bir agnostik olacaktı.

1876'dan 1881'e kadar Edinburgh Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü, bu eğitimin bir kısmında şimdi Birmingham'ın bir parçası olan Aston şehrinde çalıştı. Öğrenimine devam etmekteyken kısa hikâyeler yazmaya başladı; 20 yaşından önce Chambers's Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikâyesi yayımlandı. Üniversitedeki yıllarının ardından Batı Afrika sahillerine gemi hekimi olarak yolculuk etti, arkasından 1882 yılında Plymouth kentinde kendi muayenehanesini açtı. Doktorasını 1885 yılında "Tabes Dorsalis" üzerine yaptı.

1882'de Portsmouth'ta hekimliğe başladı. Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı. İlk önemli eseri, 1887 yılında "Beeton's Christmas Annual"da basılmış olan "Kızıl Dosya" isimli hikâyeydi. Bu hikâye Sherlock Holmes'un ilk kez göründüğü hikâye olma özelliğini taşımaktadır ve karakter kısmen üniversitedeki profesörlerinden bir tanesi olan Joseph Bell'e benzemektedir. Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı. Garip bir şekilde, İngiliz yazar Rudyard Kipling de başarılarından ötürü Conan Doyle'u kutladı ve "Acaba bu karakter arkadaşım Joe olabilir mi?" diye sordu. Joseph Bell'e olan benzerlik gözünden kaçmamıştı. Fakat Sherlock Holmes için, Bell'den çok, Edgar Allan Poe'nun karakteri C. Auguste Dupin'i model almıştı. Southsea şehrinde ikamet etmekteyken Portsmouth Futbol Kulübü adlı amatör bir futboltakımı için top koşturdu.

1885 yılında Louisa (veya Louise) Hawkins ile evlendi. "Touie" diye hitap ettiği Louisa vereme yakalandı ve 4 Temmuz 1906'da vefat etti. 1907'de, 1897 yılında tanışıp aşık olduğu fakat eşine olan sadakatinden dolayı hislerini açılamadığı Jean Leckie ile evlendi. Conan Doyle'un ikisi ilk eşinden, üçü ikinci eşinden toplam beş çocuğu oldu.

1890 yılında Conan Doyle Viyana'da göz üzerine araştırmalar yaptı; 1891'de optalmolog olarak Londra'da bir muayenehane açtı. Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı. Bu onun yazarlığa daha fazla zaman ayırmasına fırsat verdi; Kasım 1891'de annesine, "Holmes'u öldürmeyi düşünüyorum... hikâye bitsin gitsin istiyorum. Aklımı daha iyi şeylerden çeliyor anne" diye yazacaktı. Annesi şöyle yazdı: "Sana nasıl uyuyorsa öyle yap, ama insanlar bunu pek hoş karşılamayacaktır." 1893'de, daha "önemli" eserlere (örneğin tarihi romanlarını yazmak için) öncelik vermek için böyle yaptı.

"Son Sorun" isimli hikâyede Holmes ve ezeli düşmanı Profesör Moriarty bir şelaleden birlikte düşerek ölüyorlardı. Karakterin ölmesine isyan eden okurları dinleyerek Sherlock'u tekrar hayata döndürdü; Holmes, "Boş Ev Macerası" isimli hikâyede geri dönüyordu, verilen açıklama ise sadece Moriarty'nin düştüğü, ama Holmes'un diğer tehlikeli düşmanları da olduğundan kendisini de ölmüş gibi gösterdiğiydi. Holmes toplamda 56 kısa hikâye ve 4 Conan Doyle romanında yer almaktadır (bu süreden sonra pek çok kez diğer yazarların hikâye ve kitaplarında da gözükmüştür).Güney Afrika'daki İkinci Boer Savaşı'nı takiben 20. yüzyılın başlarında, Birleşik Krallık'ın bölgede olan idaresine olan eleştirilere cevaben Conan Doyle, Krallık'ın Boer Savaşı'ndaki rolünü haklı çıkartan kısa bir kitapçık yazdı ve yayınladı. "The War in South Africa: Its Cause and Conduct (Güney Afrika'daki Savaş: Nedeni ve İdaresi)" isimli bu kitapçık pek çok dile çevrilecekti.

Conan Doyle, 1902 yılında şövalye ve Surrey'nin "Deputy Lieutenant" (Teğmen Vekili) olarak ilan edilmesinin nedeninin bu kitapçık olduğunu düşünmekteydi. 1900 yılında daha uzun bir kitap olan "Büyük Boer Savaşı" isimli kitabı da yazmıştı. 20. yüzyılın başlarında Sir Arthur Parlamento'ya iki kez aday oldu, dikkate değer oylar almış olsa da ikisinde de seçilemedi.

Conan Doyle, başını gazeteci E. D. More ve diplomat Roger Casement'ın çektiği Kongo'nun Özgürleştirilmesi Kampanyası'na destek veriyordu. 1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı. Morel ve Casement ile arkadaş oldu, 1912 yılındaki "Kayıp Dünya" isimli kitabındaki baş karakterlerden ikisi için onlardan ilham alacaktı.

İkisiyle de arkadaşlık bağları daha sonra koptu: Sol görüşleri olan Morel I. Dünya Savaşı sırasında pasifist hareketin liderlerinden biriydi; Casement ise İrlanda milliyetçiliğinden dolayı hapishanedeyken İngiltere'ye ihanet etmişti. Conan Doyle, Casement'ın delirmiş olduğunu söyleyerek onu ölüm cezasından kurtarmaya çalıştı, fakat başarısız oldu.

Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı. Sayesinde bu iki davada mahkûm edilmiş iki kişi salındı. İlk davanın sanığı 1906'da iddiaya göre tehdit dolu mektuplar yazan ve hayvanlara işkence yaptığı söylenen yarı-İngiliz, yarı-Hintli George Edalji isimli bir avukattı. Polis Edalji'yi hapse tıktı, halbuki hayvanların gördüğü işkence şüphelinin hapse girmesinden sonra da devam etmişti.

Temyiz Mahkemesi'nde bu davadan çıkan karar 1907'de yürürlüğe girdiğinde Conan Doyle sadece George Edalji'ye yardım etmiş olmuyordu, çalışmaları adaletin başarısız olduğu diğer noktaları düzeltmekte de büyük rol oynadı. Julian Barnes'ın 2005'te yazdığı roman "Arthur & George"da Conan Doyle ve Edalji'nin hikâyesi kurgusal olarak anlatılmaktadır.

İkinci davanın sanığı 1908'de Glasgow'da 82 yaşında bir kadını sopayla dövmekten ieçeride olan Alman Yahudi kumarhane işletmecisi Oscar Slater'dı. İddia makamının öne sürdüğü savdaki tutarsızlık ve birinin onu ispiyonlamış olduğu hissi Conan Doyle'da merak uyandırmıştı.

1906'da karısı Louisa'nın, ve oğlu Kingsley, kardeşi, iki kayınbiraderi ve iki yeğeninin I. Dünya Savaşı'nda ölümünden sonra Conan Doyle bunalıma girdi. Ruhaniyet ve bu düşüncenin sağladığı ölümden sonra yaşamın güya bilimsel kanıtına destek vererek biraz huzur buluyordu.

Kingsley Doyle, 1916'daki feci Somme Çarpışması sonrasında yara aldıktan sonra iyileşmekte olduğu sene, Ekim 1917'de zatürreden öldü. Baba Doyle Ruhaniyet ile öyle ilgilenmişti ki karakteri Profesör Challenger'ın bir romanı olan "Sis Diyarı" tamamen bu konu hakkındaydı. Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı. Cottingley perileri fotoğraflarının gerçekliğine öylesine inanmıştı ki, bunlara ve ayrıca perilerin ve ruhların doğaları ve varlığı konusunda sunduğu teorilere kitabında yer verecekti.

Bu konuda yazmış olduğu yazılar kısa hikâye antolojilerinden biri olan Sherlock Holmes'un Maceraları'nın 1929'da Sovyetler Birliği'nde yasaklanmış olmasının nedenlerinden biriydi. Bu yasak daha sonra kalkacaktı. Rus aktör Vasili Livanov, Sherlock Holmes'u başarılı bir şekilde canlandırmasından dolayı İngiliz İmparatorluğu Nişanı'na layık görülecekti.

Conan Doyle bir süre Amerikalı sihirbaz Harry Houdini ile arkadaş oldu; 1920'de annesinin ölümünden sonra Houdini de Ruhani hareketin öncü aleyhtarlarından biri olmuştu. Houdini, Ruhani medyumların numara yaptığında ısrarcı olmasına rağmen, Conan Doyle Houdini'nin kendisinin de doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmekteydi; bu görüşünü "The Edge of the Unknown" isimli kitabında yazacaktı. Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi. Bu da iki arkadaş arasında herkesin bildiği buruk bir uzaklaşmaya neden oldu. Doyle, Houdini baş parmağını çıkarıp tekrar yerine koyduğunda şaşkınlığına engel olamamıştı.

Amerikalı bir bilim tarihçisi olan Richard Milner, Conan Doyle'un 1912'de ortalığı kasıp kavuran Piltdown Adamı aldatmacasını başlatan kişi olabileceğini iddia etti. Bu sahte hominid fosili bilim dünyasını 40 yıl boyunca kandırmıştı. Milner, Conan Doyle'un en sevdiği medyumlardan birinin adının lekelenmesinden ötürü intikam arayışında olduğunu ve yazarın bu aldatmacadaki rolünün "Kayıp Dünya" eserinde fark edilebileceğini söylemekteydi.

Samuel Rosenberg, 1974 tarihli kitabı "Naked is the Best Disguise (Çıplaklık En İyi Kamuflajdır)"da Conan Doyle'un yazıları sayesinde akıl sağlığının bastırılmış ve gizli yönlerine nasıl açık ipuçları bıraktığını yazmaktadır.

7 Temmuz 1930'da Conan Doyle aile bahçesinde elini göğsüne bastırmış bir şekilde bulundu. Hemen sonra kalp krizinden öldü, ve New Forest,Hampshire, İngiltere'de Minstead'deki kilise bahçesine gömüldü. Son sözlerini karısına söylemişti: "Sen harikasın." Mezar taşında şu sözler yazar

STEEL TRUE (YAMAN ÇELİK)
BLADE STRAIGHT (KESKİN BIÇAK)
ARTHUR CONAN DOYLE
ŞÖVALYE
VATANSEVER, DOKTOR VE EDEBİYATÇI

Londra'nın güneyinde Hindhead'de Conan Doyle'un inşa ettiği ev Undershaw'da hayat en az bir on yıl kadar daha devam etti; arkasından 1924'ten 2004'e kadar otel ve restoran olarak işletildi. Daha sonra bir müteahhit tarafından satın alındı; çevreciler ve Conan Doyle hayranları buranın korunması için savaşmaktadır. Ev şu an boş.

Doğu Sussex'te, Crowborough'daki Crowborough Cross'ta Sir Arthur Conan Doyle'un onuruna bir heykel dikildi. Sir Arthur burada 23 sene yaşamıştı. Edinburgh, İskoçya'da, Conan Doyle'un doğduğu eve yakın Picardy Sarayı'nda Sherlock Holmes'un da bir heykeli bulunmaktadır.
288 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle bu kitabı bu ortamda okuyan altmışbeşinci kişi olarak kendimi şanslı hissediyorum :) Bir kaç cümleyle açıklayacak olursam , sevgili dostumuzun zekayı pratiğe dönüştüren yetenekleri kitabı akıcı kılıyor.Sanırım bir günde okudum , zaman benim elimde olsaydı sonunu görmeden bırakmazdım.Sıra esrarengiz yaşamı seven siz dostlarımızda :)
186 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
İncelememi iki kısım olarak yapacağım.
I. Kısım:
Sherlock Holmes duymayanız yoktur sanırım. pek çok filmi ve dizisi mevcut. 1887'de başlayan ve tüm dünyanın tanıdığı meşhur dedektif Sherlock Holmes ve doktor Watson maceralarının ilk kitabı.
Polisiye kitaplara başlamayı düşünenler için iyi bir başlangıç olabilir. Holmes ile Watson'un nasıl bir araya geldiklerini öğrenecek ve Holmes'un kendine öz sezgisel yeteneğiyle küçük ayrıntılardan çıkardığı isabetli tahminlere hayranlık duyacaksınız. Su gibi akıp gidecek okuduklarınız.
II. Kısım
Birdenbire ne oluyoruz Sherlock Holmes nerede gibi şaşkınlık geçirdiğimiz Mormonlar bölümü. Bir an durup ben başka bir kitabımı okuyorum diyebileceğiniz kitabın ikinci kısmı. Kitabın kapağına bakıyorum, kitap doğru ama bu Mormonlarda nerden çıktı. Bana Sherlock Holmes'i geri verin. Aslında konu fena değil, bir başka kitap olsa zevkle okuyacağım bir konu. Fakat ben Sherlock okumak istiyorum. Bu yüzden kitabın bu sayfalarında okurken zorlanmadım dersem yalan olur. Neyse ki olaylar Sherlock Holmes'a bağlandı da rahatladım.
Son olarak Sherlock Holmes kitaplarına başlamak isteyenlerin başlangıç kitabı bu kitaptır.

Keyifli Okumalar...
299 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Sherlock kitaplarinin incelemeleri zordur
Niye mi? Çünkü çok sayıda Sherlock kitabı var ve bir tanesini incelediniz mi olay bitiyor zaten bir başka Sherlock kitabı incelemek aynı şeyi tekrar etmek gibi bir şey. Ya aşırı spoiler vereceksin ya da, ya da, ya da
Bulamadım bir şey ama ben bugün beni etkileyen bir kısmı buraya geçriceğim
Nasıl küçük şeylerden devasa sonuçlar çikartılıyor onu sahneleyeceğim sana şimdi

Bakıyorsunuz ama göremiyorsunuz. Aradaki fark çok açık. Örneğin, evin girişinden buraya kadar olan merdiveni defalarca görmüşsünüzdür.

"Defalarca."

"Kaç defa Örneğin?"

Sanırım birkaç yüz defa."

" Öyleyse söyleyin bakalım, merdivenlerde kaç basamak var?"

"Kaç basamak mı? Şey... Bilmiyorum."

"Gördünüz mü işte? Kaç kere merdivenlerden inip çıktığınız halde, doğru dürüst gözlem yapmamışsınız. Oysa ben on yedi basamak olduğunu biliyorum. Çünkü hem baktım, hem gördüm.
172 syf.
·Puan vermedi
Holmes bey'i tv ekranlarından bilirdim.Yazılı olarak ilk adımımdır bu kitap , sonda olmayacak duruyor sevgili dostlar.Çoğumuzun bildiği bu karakterin özelliği, küçük görünen ayrıntılara büyük anlamlar yüklemesidir.Zincir halkalarını birleştirme görevini akıllıca ve zekice yapıp olayları çözümleme yeteneğine sahip Holmes bey.Bakmak ile görmek arasında ki farkı gözümüze hissettirmeden sokar beyefendi :)
300 syf.
·1 günde·10/10
Sherlock Holmes-Mavi yakut

Sherlock Holmes ve Doktor Watson yeni bir olayla suçun peşinde olmaya devam ederler. Suçla mücadele etmeyi çok seven ve kanunlardan yana çalışarak geçimini sağlayan Sherlock, dedektif olarak tümden gelim kurallarını çok iyi uygulayan ve sorduğu sorulara cevap bulan bir kişidir. Doktor Watson ise zekası ve gücüyle ona yardım etmektedir.

Mavi yakut, bir hırsızın eline geçer. Bu hırsızın peşinde olan iki arkadaş onun suçunun ortaya çıkması için mücadele verir. Fakat suçu kabul etseler de onu teslim etmek noktasında karmaşık düşünceler içinde yer alırlar. Daha çok onu korkutmayı ve bir daha suça bulaşmaması gerektiğini söyleyecek şekilde olaylar yaşamaları muhtemel olacaktır.

Hırsızın kıyafetlerinden, tavrından onun nasıl biri olduğunu, yakutu nerede sakladığını, ne zaman ve nerede işler yaptığını çok iyi kavrayan ikili, mavi yakutu kurtarmayı da başarırlar. Böylece bir olayı daha tamamlayarak suçla mücadeleyi etmeyi başarırlar. Suçluların cezasını bulması ve masumların haklarının korunması için polisiye olayları takip eden ikili Sherlock’un eşsiz zekası sayesinde çok başarılı olurlar.

Hırsızın kılık değiştirirken başka masum kişileri de şüpheli gibi göstermesi olayları karmaşık hale getirse de dedektif Sherlock ve Doktor Watson olayların üstesinden gelmeyi başarmıştır
176 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sherlock Holmes kitaplarına önceden önyargılıydım ve hiçbir güç beni bu kitapları okutmaya zorlayamaz, kesinlikle okumam diyordum.Onu okuduğumu hayal ediyordum ama hayal etmesi bile bana sıkıcı geliyordu. Nasıl diyeyim sizlere beni en iyi Sherlock okumayanlar anlayabilir diye söyleyebilirim. Belki de bazılarınızın okumaya başladığı ilk kitaplardan belki de bazılarınızın hiç okumadığı, gereksiz bulduğu, vakit kaybı olarak düşündüğü kitaplardan diyebiliriz.
Sizden biri olarak yani şu hayatında hiç Sharlock okumayanlar kısmı olanlardan biri olarak ben şunları söylemek istiyorum:
GEÇ KALMIŞIM keşke daha önceden başlasaydım bu tür kitapalara. Ben de bilginin direk mutlak bir şekilde verildiği kitapları seviyorum ama daha sonra fark ettim ki fazla kalıcı olmuyor, beynimden bir süre sonra uçup gidiyor. Sharlock kitapaları ise bilginin dolaylı yoldan ve olaylar çerçevesiyle süsleyerek vermesi şahsen beynimde daha kalıcı etki bırakıyor. Oda arkadaşım da önyargılıydı benim gibi ona da tavsiye ettim, biraz direndi, hafif biraz reklamını yaparak kitabı biraz daha çekici kıldıktan sonra okumaya başladı ve bitirdikten sonra yorumunu aldım, nasıldı ama dedim,
Fena değildi dedi
Yani etkilendin dedim
Eh işte dedi, ben onun yüzünden anladım ki baya etkilenmiş. Yeni Sherlock kitabı aldığımda eee ne zaman başlıyorum dedi ben oooo hani okumazdım diyordun dedim
Yaa ne yalan söyleyeyim baya güzel
Şunun filmini de izlesek mi baraber dedi
Bu aralar Sharlock filmini merak ediyoruz bakalım izleyeceğiz, umarım güzeldir.


Tabi bunun yanında kitaptan da hafif bahsedip incelemeyi kapatacam.

Ben sizlere bir dahiden bahsedicem. Evet yanlış duymadınız bu kadar karmaşa olayı çözüme kavuşturabilen bir adam bir dahi değilde nedir peki.
Herkes bir yere odaklanırken o her yere odaklanır. Herkes suçluyu tahmin ederken o herkesi tahmin eder. Biliyor ki bir olay diğer bir olaydan bağımsız olmayabilir. Her kılığa girebilen hem bir oyuncu hem bir yönetmen. Çünkü o hem oynar hem de yönetir. Onu sevmeyen kişiler, onun yaptıklarına hayran kalıp gözlerine far tutmuş tavşan gibi dinleyip izliyorlar.Bir insan sarrafı, tabi akıllı olmakla da bitmiyor iş, kendisi akllı olduğu kadar da bilgili, Tiptan tutun biyolojiye her türlü alandan bilgili biri. Ileri görüşlü, her adımı hesaplayan sabırlı ve kurnaz biri...

Okuduğunuz için teşekkür ederim arkadaşlar.
Bence denemelisin
Biraz böyle takıl ::)))))
232 syf.
·Beğendi·10/10
Evet, benim için Sherlock efsanesi bu kitapla başladı. Daha ilk sayfalardan etkisine öyle bir kapıldım ki... Bence açık ara en güzel, yaratıcı ve zeki kurgulanmış bir yapıt (genel olarak Sherlock'un tüm hikayelerini kasdediyorum).
Bu kitaba gelicek olursak bildiğimiz gibi Holmes serisi 5 büyük roman (Mavi yakut, Dörtlerin yemini, Kızıl dosya ve Korku Vadisi) ve 59 küçük hikayeden oluşuyor. Baskerviller'in köpeği ise o 5 roman arasında da en büyük olanı.
Eserin başlangıcı klasik-Sherlock'la doktorumuz Watson o meşhur adresimizdeki-Baker sokağı 221B-evlerinde beklerken başlıyor. Her zamanki gibi telaşlı biri Sherlock'dan yardım istemek için onun evine geliyor ve o daha ağzını bile açmadan dedektifimiz onun hakkında her şeyini ortaya koyuyor. Aslında bu kısım bir çox Sherlock sever için sıradan bir şey olsa da, benim gibi Holmes okumaya bu kitapdan başlamışsanız inanılmaz etkileceğinize şüphem yok (özellikle gazete yazılarını incelediği yerde çok etkilenmiştim).
Dedektif gelen konuğun hikayesini gerçekten ilginç bulduktan sonra işe koyuluyor ve tek dostuyla maceraya atılıyor.
Evet, bu kitapda neleri bulacağınızı söyleye bilirim- yaratıcı senaryo, zeki düşman, suçsuz seri katil (gerçekten ilginç değil mi?), bilim, gizem, gerçek bir canavar (özellikle aslında yalan olmasını beklediğimiz canavarın gerçekliği) ve beklenmedik ters köşeler. Eğer polisiye seven biriyseniz bence, bu kadarı sizin bu kitabı okumanız için yeteri kadar ilginizi çekmiştir. Baştan sona hiç sıkımayacağınızın da garantisi benden, hadi vakit kaybetmeyin başlayın artık
İYİ OKUMALAR
207 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Bugün güzel bir keşif yaptığım için oldukça mutluyum. Bay Sherlock Holmes'i tanıdım çünkü. Daha önce birkaç polisiye kitabı okudum ama oldukça saçma hikayelerle ya da merak uyandırdıktan sonra şaşırtmayan sonuçlarla karşılaştım. Sherlock Holmes'in ilk kitabını denemek için aldım ve neredeyse bir solukta bitirdim. Kitap hakkında söyleyebileceklerim aslında polisiye ilgili profesyonel olmadığım için sınırlı. Fakat hikaye ilgi çekici, sürükleyici, çevirisi gerçekten güzel. Sherlock Holmes'in olaylara bakış açısı, bilgisi, ön sezileri ilgi çekici ve okurken hem keyif hem heyecan veriyor. Hikayenin geçtiği yerlerle ilgili coğrafi bilgilendirmeler yapılmış ve öğretici. Ayrıca bir ara Mormonlar ile ilgili bir kısım anlatılmaya başlayınca kitapta başka bir bölüme geçildiğini zannettim ama o bile rahatsız etmedi, keyif verdi. Sonrasında, işin öyle olmadığını ve kitabın bir bütün olarak söz konusu hikaye etrafında birleştiğini anladığım an büyük bir lezzet aldım. Şu an Sherlock Holmes'in en az birkaç tane kitabını daha tereddütsüz kütüphaneme ekleyeceğim. Daha önce polisiye okumamış olanlara ve okumayı düşünenlere mutlaka tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Arthur Conan Doyle
Tam adı:
Arthur Ignatius Conan Doyle
Unvan:
İskoç Yazar, Doktor, Sör
Doğum:
Edinburgh, İskoçya, 22 Mayıs 1859
Ölüm:
Crowborough , Doğu Sussex , İngiltere, 7 Temmuz 1930
Arthur Ignatius Conan Doyle, (22 Mayıs 1859 – 7 Temmuz 1930) İskoç doğumlu bir yazardır. Suç hikâyelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilimkurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düzyazılar vardır.

Hayatı

Arthur Conan Doyle 22 Mayıs 1859'da, Edinburgh, İskoçya'da doğmuştur. Babası bir İngiliz olan Charles Altamont Doyle, annesi ise İrlandalı Mary Foley'di. Soyadı "Conan Doyle" ise de, bu bileşik soyadının kökeni bilinmemektedir. Kaynaklardan biri, Arthur ve ablası Annette'in bileşik soyadlarını büyük amcaları olan usta gazeteci Michael Conan'dan aldığını yazmaktadır. Aynı kaynak 1885 yılında, evinin dışarısındaki pirinç levhada ve doktora tezindeki imzada adının "A. Conan Doyle" olarak geçtiğini belirtmektedir. Fakat 1901 Nüfus Kaydı gibi diğer kaynaklar Conan Doyle'un soyadının "Doyle" olduğunu, ve ancak yıllar sonra "Conan Doyle" olarak kullandığını yazmaktadır. Conan Doyle'un babası da kardeşleri (içlerinden bir tanesi illüstratör Richard Doyle'du) ve babası gibi bir ressamdı. Conan Doyle, dokuz yaşındayken St Mary's Hall Katolik Cizvit Stonyhurst hazırlık okuluna gönderildi. Daha sonra Stonyhurst Koleji'nde öğrenimine devam etti, fakat Hıristiyanlığı reddederek 1875 yılında bir agnostik olacaktı.

1876'dan 1881'e kadar Edinburgh Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü, bu eğitimin bir kısmında şimdi Birmingham'ın bir parçası olan Aston şehrinde çalıştı. Öğrenimine devam etmekteyken kısa hikâyeler yazmaya başladı; 20 yaşından önce Chambers's Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikâyesi yayımlandı. Üniversitedeki yıllarının ardından Batı Afrika sahillerine gemi hekimi olarak yolculuk etti, arkasından 1882 yılında Plymouth kentinde kendi muayenehanesini açtı. Doktorasını 1885 yılında "Tabes Dorsalis" üzerine yaptı.

1882'de Portsmouth'ta hekimliğe başladı. Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı. İlk önemli eseri, 1887 yılında "Beeton's Christmas Annual"da basılmış olan "Kızıl Dosya" isimli hikâyeydi. Bu hikâye Sherlock Holmes'un ilk kez göründüğü hikâye olma özelliğini taşımaktadır ve karakter kısmen üniversitedeki profesörlerinden bir tanesi olan Joseph Bell'e benzemektedir. Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı. Garip bir şekilde, İngiliz yazar Rudyard Kipling de başarılarından ötürü Conan Doyle'u kutladı ve "Acaba bu karakter arkadaşım Joe olabilir mi?" diye sordu. Joseph Bell'e olan benzerlik gözünden kaçmamıştı. Fakat Sherlock Holmes için, Bell'den çok, Edgar Allan Poe'nun karakteri C. Auguste Dupin'i model almıştı. Southsea şehrinde ikamet etmekteyken Portsmouth Futbol Kulübü adlı amatör bir futboltakımı için top koşturdu.

1885 yılında Louisa (veya Louise) Hawkins ile evlendi. "Touie" diye hitap ettiği Louisa vereme yakalandı ve 4 Temmuz 1906'da vefat etti. 1907'de, 1897 yılında tanışıp aşık olduğu fakat eşine olan sadakatinden dolayı hislerini açılamadığı Jean Leckie ile evlendi. Conan Doyle'un ikisi ilk eşinden, üçü ikinci eşinden toplam beş çocuğu oldu.

1890 yılında Conan Doyle Viyana'da göz üzerine araştırmalar yaptı; 1891'de optalmolog olarak Londra'da bir muayenehane açtı. Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı. Bu onun yazarlığa daha fazla zaman ayırmasına fırsat verdi; Kasım 1891'de annesine, "Holmes'u öldürmeyi düşünüyorum... hikâye bitsin gitsin istiyorum. Aklımı daha iyi şeylerden çeliyor anne" diye yazacaktı. Annesi şöyle yazdı: "Sana nasıl uyuyorsa öyle yap, ama insanlar bunu pek hoş karşılamayacaktır." 1893'de, daha "önemli" eserlere (örneğin tarihi romanlarını yazmak için) öncelik vermek için böyle yaptı.

"Son Sorun" isimli hikâyede Holmes ve ezeli düşmanı Profesör Moriarty bir şelaleden birlikte düşerek ölüyorlardı. Karakterin ölmesine isyan eden okurları dinleyerek Sherlock'u tekrar hayata döndürdü; Holmes, "Boş Ev Macerası" isimli hikâyede geri dönüyordu, verilen açıklama ise sadece Moriarty'nin düştüğü, ama Holmes'un diğer tehlikeli düşmanları da olduğundan kendisini de ölmüş gibi gösterdiğiydi. Holmes toplamda 56 kısa hikâye ve 4 Conan Doyle romanında yer almaktadır (bu süreden sonra pek çok kez diğer yazarların hikâye ve kitaplarında da gözükmüştür).Güney Afrika'daki İkinci Boer Savaşı'nı takiben 20. yüzyılın başlarında, Birleşik Krallık'ın bölgede olan idaresine olan eleştirilere cevaben Conan Doyle, Krallık'ın Boer Savaşı'ndaki rolünü haklı çıkartan kısa bir kitapçık yazdı ve yayınladı. "The War in South Africa: Its Cause and Conduct (Güney Afrika'daki Savaş: Nedeni ve İdaresi)" isimli bu kitapçık pek çok dile çevrilecekti.

Conan Doyle, 1902 yılında şövalye ve Surrey'nin "Deputy Lieutenant" (Teğmen Vekili) olarak ilan edilmesinin nedeninin bu kitapçık olduğunu düşünmekteydi. 1900 yılında daha uzun bir kitap olan "Büyük Boer Savaşı" isimli kitabı da yazmıştı. 20. yüzyılın başlarında Sir Arthur Parlamento'ya iki kez aday oldu, dikkate değer oylar almış olsa da ikisinde de seçilemedi.

Conan Doyle, başını gazeteci E. D. More ve diplomat Roger Casement'ın çektiği Kongo'nun Özgürleştirilmesi Kampanyası'na destek veriyordu. 1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı. Morel ve Casement ile arkadaş oldu, 1912 yılındaki "Kayıp Dünya" isimli kitabındaki baş karakterlerden ikisi için onlardan ilham alacaktı.

İkisiyle de arkadaşlık bağları daha sonra koptu: Sol görüşleri olan Morel I. Dünya Savaşı sırasında pasifist hareketin liderlerinden biriydi; Casement ise İrlanda milliyetçiliğinden dolayı hapishanedeyken İngiltere'ye ihanet etmişti. Conan Doyle, Casement'ın delirmiş olduğunu söyleyerek onu ölüm cezasından kurtarmaya çalıştı, fakat başarısız oldu.

Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı. Sayesinde bu iki davada mahkûm edilmiş iki kişi salındı. İlk davanın sanığı 1906'da iddiaya göre tehdit dolu mektuplar yazan ve hayvanlara işkence yaptığı söylenen yarı-İngiliz, yarı-Hintli George Edalji isimli bir avukattı. Polis Edalji'yi hapse tıktı, halbuki hayvanların gördüğü işkence şüphelinin hapse girmesinden sonra da devam etmişti.

Temyiz Mahkemesi'nde bu davadan çıkan karar 1907'de yürürlüğe girdiğinde Conan Doyle sadece George Edalji'ye yardım etmiş olmuyordu, çalışmaları adaletin başarısız olduğu diğer noktaları düzeltmekte de büyük rol oynadı. Julian Barnes'ın 2005'te yazdığı roman "Arthur & George"da Conan Doyle ve Edalji'nin hikâyesi kurgusal olarak anlatılmaktadır.

İkinci davanın sanığı 1908'de Glasgow'da 82 yaşında bir kadını sopayla dövmekten ieçeride olan Alman Yahudi kumarhane işletmecisi Oscar Slater'dı. İddia makamının öne sürdüğü savdaki tutarsızlık ve birinin onu ispiyonlamış olduğu hissi Conan Doyle'da merak uyandırmıştı.

1906'da karısı Louisa'nın, ve oğlu Kingsley, kardeşi, iki kayınbiraderi ve iki yeğeninin I. Dünya Savaşı'nda ölümünden sonra Conan Doyle bunalıma girdi. Ruhaniyet ve bu düşüncenin sağladığı ölümden sonra yaşamın güya bilimsel kanıtına destek vererek biraz huzur buluyordu.

Kingsley Doyle, 1916'daki feci Somme Çarpışması sonrasında yara aldıktan sonra iyileşmekte olduğu sene, Ekim 1917'de zatürreden öldü. Baba Doyle Ruhaniyet ile öyle ilgilenmişti ki karakteri Profesör Challenger'ın bir romanı olan "Sis Diyarı" tamamen bu konu hakkındaydı. Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı. Cottingley perileri fotoğraflarının gerçekliğine öylesine inanmıştı ki, bunlara ve ayrıca perilerin ve ruhların doğaları ve varlığı konusunda sunduğu teorilere kitabında yer verecekti.

Bu konuda yazmış olduğu yazılar kısa hikâye antolojilerinden biri olan Sherlock Holmes'un Maceraları'nın 1929'da Sovyetler Birliği'nde yasaklanmış olmasının nedenlerinden biriydi. Bu yasak daha sonra kalkacaktı. Rus aktör Vasili Livanov, Sherlock Holmes'u başarılı bir şekilde canlandırmasından dolayı İngiliz İmparatorluğu Nişanı'na layık görülecekti.

Conan Doyle bir süre Amerikalı sihirbaz Harry Houdini ile arkadaş oldu; 1920'de annesinin ölümünden sonra Houdini de Ruhani hareketin öncü aleyhtarlarından biri olmuştu. Houdini, Ruhani medyumların numara yaptığında ısrarcı olmasına rağmen, Conan Doyle Houdini'nin kendisinin de doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmekteydi; bu görüşünü "The Edge of the Unknown" isimli kitabında yazacaktı. Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi. Bu da iki arkadaş arasında herkesin bildiği buruk bir uzaklaşmaya neden oldu. Doyle, Houdini baş parmağını çıkarıp tekrar yerine koyduğunda şaşkınlığına engel olamamıştı.

Amerikalı bir bilim tarihçisi olan Richard Milner, Conan Doyle'un 1912'de ortalığı kasıp kavuran Piltdown Adamı aldatmacasını başlatan kişi olabileceğini iddia etti. Bu sahte hominid fosili bilim dünyasını 40 yıl boyunca kandırmıştı. Milner, Conan Doyle'un en sevdiği medyumlardan birinin adının lekelenmesinden ötürü intikam arayışında olduğunu ve yazarın bu aldatmacadaki rolünün "Kayıp Dünya" eserinde fark edilebileceğini söylemekteydi.

Samuel Rosenberg, 1974 tarihli kitabı "Naked is the Best Disguise (Çıplaklık En İyi Kamuflajdır)"da Conan Doyle'un yazıları sayesinde akıl sağlığının bastırılmış ve gizli yönlerine nasıl açık ipuçları bıraktığını yazmaktadır.

7 Temmuz 1930'da Conan Doyle aile bahçesinde elini göğsüne bastırmış bir şekilde bulundu. Hemen sonra kalp krizinden öldü, ve New Forest,Hampshire, İngiltere'de Minstead'deki kilise bahçesine gömüldü. Son sözlerini karısına söylemişti: "Sen harikasın." Mezar taşında şu sözler yazar

STEEL TRUE (YAMAN ÇELİK)
BLADE STRAIGHT (KESKİN BIÇAK)
ARTHUR CONAN DOYLE
ŞÖVALYE
VATANSEVER, DOKTOR VE EDEBİYATÇI

Londra'nın güneyinde Hindhead'de Conan Doyle'un inşa ettiği ev Undershaw'da hayat en az bir on yıl kadar daha devam etti; arkasından 1924'ten 2004'e kadar otel ve restoran olarak işletildi. Daha sonra bir müteahhit tarafından satın alındı; çevreciler ve Conan Doyle hayranları buranın korunması için savaşmaktadır. Ev şu an boş.

Doğu Sussex'te, Crowborough'daki Crowborough Cross'ta Sir Arthur Conan Doyle'un onuruna bir heykel dikildi. Sir Arthur burada 23 sene yaşamıştı. Edinburgh, İskoçya'da, Conan Doyle'un doğduğu eve yakın Picardy Sarayı'nda Sherlock Holmes'un da bir heykeli bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2.094 okur beğendi.
  • 50.276 okur okudu.
  • 1.082 okur okuyor.
  • 14.698 okur okuyacak.
  • 389 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları