Atilla Özkırımlı

Atilla Özkırımlı

YazarÇevirmen
8.6/10
16 Kişi
·
34
Okunma
·
1
Beğeni
·
760
Gösterim
Adı:
Atilla Özkırımlı
Unvan:
Türk Edebiyat Tarihçisi ve Yazar
Doğum:
Konya, 1942
Ölüm:
İstanbul, 22 Ocak 2005
Atilla Özkırımlı (1942, Konya, Türkiye- 22 Ocak 2005 İstanbul, Türkiye), edebiyat tarihçisi ve yazar.

Özkırımlı ilk ve orta öğrenimini Adana'da, üniversite eğitimini ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı (1968). Kendisi bir süre Hacettepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak da çalışmıştır. Özkırımlı'nın ilk şiir ve öyküleri 1963-1964 yılları arasında Su ve Düzlem dergilerinde yayınlandı. Nesnel ölçülere bağlı edebiyat eleştirilerinin yanı sıra Türk edebiyat tarihine ilişkin araştırma ve incelemelerinde toplum yapısıyla sanat arasındaki ilişkiyi öne alan bir tutumu benimsedi. Özkırımlı, Nedim, Tevfik Fikret, Ahmet Haşim,Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Sabahattin Ali'ye ait eserlerin eleştirel basımlarını hazırlayarak Türkiye'de bu konudaki önemli bir boşluğu doldurmak amacıyla çalışmış ender yazarlardandır. Özkırımlı 22 Ocak 2005 tarihinde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde solunum yetmezliği nedeniyle vefat etti. Özkırımlı için Yedikule'deki Kürkçüoğlu Hacı Hüseyin Ağa Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Umut Özkırımlı'nın babasıdır.
Meğer ben ne kadar boş şeylere ağlamışım;
Kalbim hakikat diye bir ihtimale tapmış.
Ne manasız şeylere meğer bel bağlamışım;
Meğer benim peşinde koştuklarım serapmış...
464 syf.
·Beğendi·9/10
Sabahattin Ali'nin benim için özel bir yeri vardır. Türk edebiyatına ilgi duymamı ve barışmamı sağladığı gibi yazdıklarını okudukça, yaşamına dair birikim yaptıkça yeri daha da pekişti. Sadece bir yazar değildir Sabahattin Ali benim için, ileri görüşlü bir aydın, bir düşünür ve hepsinden öte müthiş bir gözlemcidir ve bu gözlemlerini yine muhteşem bir dil ile aktarabilmiştir. Ne yazık ki sıkıntılar ile geçen ve erken bir şekilde sonlandırılan yaşamı daha nice eserlerinden bizleri mahrum bırakmıştır. Onun eşine ( yazıldığı dönemde nişanlısı ) yazdığı aşağıdaki mektup sanki insanlığa yazılmıştır ve duygu ve düşünceleri itibari ile benimle fazlaca örtüşmektedir.

28/02/1935
Herkeslerden sevgili Aliye,

İnsanların hepsi bir değildir. Senin anlattığın Selma'nın nikahlısı gibi insanlar da bulunur. Viyolensel hikayesindeki gibi insanlar da. Ben kendim iyi insan olmağı isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam. Hatta kızmam bile, ancak kötülükleri bana taalluk ederse kendimi müdafaa ederim. Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki, insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır.Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek, kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. Hayatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu almak lazımdır; Bize yakın veya uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak... Aliye, benim altın kalpli Aliyeciğim, bu hususlarda ne kadar beraber olduğumuzu bilerek sana bunları yazıyorum. Mektupların senin göğsünde ne kadar temiz ve insan bir kalbin çarptığını bana gösteriyor, bu kalp bundan böyle benimki ile beraber çarpacağı için dünyanın en bahtiyar insanıyım.

Mektubunu bekler, güzel gözlerinden hasretle öperim.

Sabahattin Ali
464 syf.
·Beğendi·9/10
sabahattin ali yi tanıyacağınız en iyi kaynak bana göre.Türkiye tarihinde başarılı yazarlarımızın neden erken öldükleri ya da suikaste kurban gittikleri soru işareti mi hala ? diye düşündüren kitap. Kitabın 2. kısmında sevdiğimiz kitaplarına ait incelemeleri ise başarılı buldum
464 syf.
Son zamanlarda yazdıklarından Kürk Mantolu Madonna arkadaşları tarafından, "fazla romantik, anlamsız bir yapıt olarak eleştirildi. Şöyle yanıtladığını anımsıyorum, "Ne yapayım, bu eser benim kafamın içinde yıllar öncesinden hazırlanmıştı, yazıya dökmemek imkansızdı." bu cümle den kitapla ilgili düşünmek istediğiniz herşeyi alabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Atilla Özkırımlı
Unvan:
Türk Edebiyat Tarihçisi ve Yazar
Doğum:
Konya, 1942
Ölüm:
İstanbul, 22 Ocak 2005
Atilla Özkırımlı (1942, Konya, Türkiye- 22 Ocak 2005 İstanbul, Türkiye), edebiyat tarihçisi ve yazar.

Özkırımlı ilk ve orta öğrenimini Adana'da, üniversite eğitimini ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı (1968). Kendisi bir süre Hacettepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak da çalışmıştır. Özkırımlı'nın ilk şiir ve öyküleri 1963-1964 yılları arasında Su ve Düzlem dergilerinde yayınlandı. Nesnel ölçülere bağlı edebiyat eleştirilerinin yanı sıra Türk edebiyat tarihine ilişkin araştırma ve incelemelerinde toplum yapısıyla sanat arasındaki ilişkiyi öne alan bir tutumu benimsedi. Özkırımlı, Nedim, Tevfik Fikret, Ahmet Haşim,Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Sabahattin Ali'ye ait eserlerin eleştirel basımlarını hazırlayarak Türkiye'de bu konudaki önemli bir boşluğu doldurmak amacıyla çalışmış ender yazarlardandır. Özkırımlı 22 Ocak 2005 tarihinde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde solunum yetmezliği nedeniyle vefat etti. Özkırımlı için Yedikule'deki Kürkçüoğlu Hacı Hüseyin Ağa Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Umut Özkırımlı'nın babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 71 okur okuyacak.