Ayşe Kulin

Yazar 8,0/10 · 6199 Oy · 33 kitap · 26812 okunma ·  1981 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

1.981 okur beğendi.
6.199 puanlama · 1.823 alıntı
9 haber · 33.586 gösterim
26.812 okur kitaplarını okudu.
5.938 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
289 okur kitaplarını şu anda okuyor.
259 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Ayşe Kulin'in Biyografisi

Ayşe Kulin (d. 1941, İstanbul), Türk yazar ve gazeteci.

Kariyeri

Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarılmıştır.

Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.

1984-1996 arası

Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracılarıadlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı.

1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı adı taşıyan kitabı Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı.

1997-2003 arası

1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da Iletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.

Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.

2004-Günümüz

2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı.

Ayşe Kulin'in Kitapları Kitap Ekle

8,1/ 10  (765 Oy) ·  3.691 Okunma
2. Veda (Esir Şehirde Bir Konak)
8,4/ 10  (563 Oy) ·  2.619 Okunma
8,4/ 10  (432 Oy) ·  1.978 Okunma
8,3/ 10  (418 Oy) ·  1.902 Okunma
7,5/ 10  (383 Oy) ·  1.572 Okunma
6. Umut (Hayat Akan Bir Sudur)
8,2/ 10  (304 Oy) ·  1.533 Okunma
8,4/ 10  (308 Oy) ·  1.457 Okunma
8,2/ 10  (290 Oy) ·  1.352 Okunma
9. Dönüş (3. Kitap)
7,2/ 10  (271 Oy) ·  1.301 Okunma
7,1/ 10  (207 Oy) ·  987 Okunma
7,8/ 10  (201 Oy) ·  945 Okunma
12. Handan (4. Kitap)
6,7/ 10  (259 Oy) ·  928 Okunma
13. Türkan (Tek ve Tek Başına)
8,9/ 10  (197 Oy) ·  820 Okunma
8,0/ 10  (308 Oy) ·  750 Okunma
7,4/ 10  (125 Oy) ·  600 Okunma
7,1/ 10  (112 Oy) ·  589 Okunma
20. Kördüğüm (Geçmişin kördüğümünü çözdüğünde, hayata yeniden başlarsın)
7,4/ 10  (153 Oy) ·  382 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Eşref Kebikeç, bir alıntı ekledi.
31 Mar 2015

Bir kızın en sevdiği şarkıyı iyi dinleyin, çünkü orada tüm söylemeye korktuğu şeyler gizlidir.

Ayşe KulinAyşe Kulin
Ezgi Eroğlu, bir alıntı ekledi.
 09 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Barış
"Savaş insana her şeyi öğretir. Bir de barış içinde yaşamayı öğretse keşke."

Sevdalinka, Ayşe Kulin (Sayfa 298)Sevdalinka, Ayşe Kulin (Sayfa 298)
Özlemnd, bir alıntı ekledi.
10 Oca 00:42 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

" Müziğini dinle, kitabını oku."

Füreya, Ayşe Kulin (Sayfa 248 - Remzi Kitabevi)Füreya, Ayşe Kulin (Sayfa 248 - Remzi Kitabevi)
Songülnd, bir alıntı ekledi.
21 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"..Ne tuhaf, insan her şeye alışıyordu..!"

Kanadı Kırık Kuşlar, Ayşe Kulin (Sayfa 74)Kanadı Kırık Kuşlar, Ayşe Kulin (Sayfa 74)
Rûhberûh, bir alıntı ekledi.
16 Nis 19:36

Bir süre sonra gözyaşları akamaz olur, insanın içi de dışı da kururmuş. İstese de ağlayamazmış artık.

Geniş Zamanlar, Ayşe KulinGeniş Zamanlar, Ayşe Kulin
Emire Nişli, bir alıntı ekledi.
19 Şub 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ters giden bir şeyler varken, hayat yolundaymış gibi nereye kadar yaşanabilir?

Veda, Ayşe KulinVeda, Ayşe Kulin
Dr. Elmyra, bir alıntı ekledi.
09 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Huzur bulunmuyor bugünlerde. Karaborsaya düşmüş.

Kanadı Kırık Kuşlar, Ayşe Kulin (Sayfa 23)Kanadı Kırık Kuşlar, Ayşe Kulin (Sayfa 23)
Songülnd, bir alıntı ekledi.
20 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Ne uykusu! Yatağımda uzanıp kitap okuyacağım."

Kanadı Kırık Kuşlar, Ayşe Kulin (Sayfa 41)Kanadı Kırık Kuşlar, Ayşe Kulin (Sayfa 41)
Bütün Alıntıları Göster

Polisiye kitapları okumayı sevmiyorum. Belki işimi mesai saatleri bitiminde hayatıma taşımak istemediğimden olsa gerek diye düşünsem de, asıl mesele polisiye romanlarını okurken anlatımın bana çok komik gelmesinden kaynaklı. Hakikatten okurken çok gülüyorum. Yazarlar genellikle; Arka Sokaklar dizisinden esinlenerek karakterleri belirleyip olayları şekillendiriyorlar. Ama inanın ki o dizi ile uzaktan yakından alakamız yok. Hiç bir zaman bu denli aile birliği derecesinde iş arkadaşlarına bu kadar da anlayışlı üstlere sahip olmadım. Bir de Behzat Ç vardı ki, zannedersiniz teşkilatta hiç disiplin tüzük yok:)
Sayın Polisiye Roman Yazarları;
Tunceli'li olup; Elazığ'lıyım , Elazığ'lı olup Malatyalı'yım, Malatya'lı olup Sivas'lıyım diyerek batılı olmayı lütuf zanneden, buna rağmen ben Şafiiyim abdest aldığımda bana dokunma abdestim bozulur, aleviyim ramazan ayında oruç tutmam diyebilecek yürekte memurlarla çalıştım.
Para ödememek için WC lerde kimlik göstermeye kalkan hatta bunu verilmiş hak olarak kabul edip itiraz edildiğinde kavga çıkaran memurların yanı sıra, aldığı maaş ile hiç bir kanı bağı bulunmayan öğrencileri okutan bunun duyulmaması için elinden gelen gayreti sarf eden adam gibi adamlarla çalıştım.
Şirin gözükmek için gündemim gerektirdiği gazeteleri okumadıkları halde sırf tarafım bu işte demek için araçlarının ön camlarında sergileyen zavallıların gündem değişince birden bire sahte milliyetçilik ahkamlarına tanık olurken, Ahmet Kaya da dinlerim, Orhan Pamuk , Zülfü Livaneli de okurum ben neysem oyum diyerek ruhuna ihanet etmeyenleri de gördüm.
Saçlarım sarı olduğu için (boya aslında :)) ) ''ben amir karısıyım sadece benim saçlarım sarı olacak değiştir rengini'' diyen , eşleri bir rütbe alırken kendileri iki rütbe atlayan densiz amir eşleri ile de didiştim, çocuğum hasta olduğunda benimle birlikte hastanede sabahlayan halen dualarımda yer alan vefalı amir eşlerini ise her daim saygıyla andım.
Eskiden sadece hemşehricilik gruplaşmalarına maruz kalırken; ''toprağım, memleketlim '' korumalarını üzülerek seyrederken o günleri arayacak zamanları yaşadım.
İbadet etmeyen, eden, alkol alan almayan, işinden çıkıp hemen evine giden, gitmeyen kategorilerinin oluşturulduğu, birbirine zıt iki karakterin aynı ekip aracında düşmanlık beslediklerini iki tarafın da kişiliklere saygı duymadan açık arayarak kaba tabirle satışa getirme oyunlarından nefret ettim.
Bunları bilmiyorsunuz evet bilemezsiniz de. Yani yazmayın polisiye romanları.
Ayşe Kulin 'in her ne kadar kitabın türü polisiye olarak belirtilmemişse de konusunun belirlenmediği bir olay içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Casusluk, örgütler, polisler, tanık korumalar var. Ama dediğim gibi olay ne öğrenemedim. Bir iki yerinde bir kaç terör örgütü gündemi yazmak adına anlatılıyor ama inanın onu da anlamadım. Sayın Ayşe Kulin, sen biyografi yaz, Kardelenleri yaz, ama illa gündemde satış yapar kitaplarım diye düşünerek açıkça ifade edemediğin olayları polisiye kisvesi altında yazma lütfen.
Niye mi okudum? Bir yazarın bir çok kitabını okumuş isem diğerlerini de okumalıyım zaafından kaynaklı bir hata.
Okumanıza değecek hiç bir tema yok. Okudum hata ettim, okur musunuz bilemem. Gerisi size kalmış:)

DUA, Handan'ı inceledi.
 22 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Büyük bir istekle çok kısa zamanda okuyup bitirdiğim ilk üç kitabın yanına yakışmayan serinin son kitabıdır. Handanın hikayesi diğer kitapların birine sıkıştırılabilirdi. Sırf konu uzasın, kitap şekline dönüşsün diye anlamsız olaylar katılmayabilirdi. Serinin iki karakteri vardı onlarında hikayeleri ayrı ayrı kitaplarda anlatılmıştı. Handan benim için bu seride yan karakterdi ve ayrı bir kitaba sığacak kadar hikayesi olmadığından yabancı memleketlerden yiğen ithal edilip onun hikayesine dönüşmüştü. İllede gezi olayları anlatılacaksa farklı bir karakterle seriden bağımsız bir kitap oluşturulabilirdi. Serinin güzelliğini bozmaya hakkın yoktu Ayşe Kulin.

DUA, Dönüş'ü inceledi.
 22 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitaptan Ayşe Kulinin üçlemesi diye bahsedilse de aslında seri 4 kitaptır. Final bölümü Handan olsa da asıl final Handan değildir. Seride İlhami, Derya, Bora ve Handanın hikayesi konu edilir.

Serinin üçüncü kitabına gelmişseniz eğer bir spoileri hakettiniz demektir.

Pek spoiler sayılmaz aslında. Derya ilhaminin kızıdır. Handan evli olan ilhamiye, Deryada babasının çalışanı Boraya aşıktır. Ama gizli anlarda yaşanan ilişki bambaşkadır. Bu ilişkinin bitmesi sonucu bambaşka bir hayata karışan ilhamiyi kızı deryanın geri döndürme çabaları anlatılır.

DUA, Gece Sesleri'ni inceledi.
 28 Eki 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Eski Türk filmleri tadında bir hikaye daha. O aslında onun oğluymus. O da onun babası imiş. Her ne kadar roman tanıtımında anne kız ilişkisi denilse de, başında ve sonunda bir kaç diyalog harici anne kız ilişkisi göremedim. Daha çok zengin bir konakta yaşanan çarpık ilişkiler konu edinilmiş. Klasik Türk dizilerindeki konak hayatı anlatılmış. Asmalı konakta Seymen ağa evin hizmetlisi Dicleden çocuk yapmıştı. Evet sanırım her konakta aynı hikaye yaşanıyor.

DUA, Bora'nın Kitabı'ı inceledi.
 22 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Karakter yorumu:
Ah be Bora sende istemezdin değil mi annenle sınanmayı, hayata darılmayı, oradan oraya savrulmayı, Baba ile kızı arasında sıkışıp kalmayı. Toyluğun ve cesaretine hayran kaldım.

Kitap yorumu:
Ayşe kulin'in biyografiler hariç her kitabını okuyan birisi olarak içlerinde en mükemmel bulduğumdur. İkinci olarak serinin ilk kitabı diyebilirim. Tarzı farklı oluşu sebebiyle sanırım.

DUA, Gizli Anların Yolcusu'yu inceledi.
22 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kahramanımız daha doğrusu kahramanlarımız iki erkek ve aralarındaki ilişkinin başlangıcı. Bir kadın olarak erkeklerin gizli anları, gizli duygu ve düşünceleri çok güzel yazılmış. Ayşe kulinin hiç bir kitabında ben bu serinin ilk iki kitabındaki kadar güzel bir akıcılığa rastlayamadım. Okuyalı iki üç sene olmuştur. Tekrar okumayı düşünmüyor değilim.

Songülnd, Gizli Anların Yolcusu'yu inceledi.
09 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Toplumumuza o kadar yabancı ki, okurken insanın hayretler içinde kalmaması ve yadırgaması mümkün değil. Ama yazar dilini o kadar akıcı ve ustaca kullanmış ki, başladıysanız bırakmayacağınız bir kitap. Konusu; "Eşcinsel bir aşk". Hikayesi; Hayatın insana ne zaman nasıl bir oyun oynayacağını hiç bilemiyoruz bir anda hayatımız alt üst olabiliyor.
Olmayacak gibi gözüken şeylerin bile mümkün olabileceğini güzel bir şekilde gösteriyor. Yine emeğe saygı diyor yazarına teşekkür ediyorum. Yüreğine sağlık. Her şeye rağmen güzel bir kitaptı. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)

Nur-AL, Dönüş'ü inceledi.
17 Şub 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Ayşe Kulin'in "Dönüş"ünü geçen yıl Aralık ayında okumuştum, ve bu yazarın okuduğum ilk kitabı idi. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki "Dönüş" Ayşe Kulin'in diğer kitaplarını da okumam için yeterince etki bıraktı bende.

Yazar "Dönüş"de; parçalanan aileler, evlat acısı ve özlemi, aldatma ve aldatılma, cinsel seçimler (eşcinsellik), toplumsal önyargılar, hatalarla gelen hayat dersleri gibi konulara deyinmiş. "Dönüş" ile hem psikolojik, hem sosyolojik hemde toplumsal mesajlar veren yazar, bu kitabı ile okurların "doğru" ve "yanlış"ı kendi içlerinde sorgulamasına neden oluyor. Doğru; kime göre ve neye göre doğrudur..? Yanlış; kime göre ve neye göre yanlıştır..? Herkesin seçimleri ve doğruları, kendi seçimleri ve doğrularıdır! Kimsenin kimseye doğrularını dayatmaya hakkı yoktur. Koruma içgüdüsü ile dayatılan "doğrular" bazen hata yapılmasına neden olabilir, işte tamda bu noktada yazar bizlere şunu bir kez daha gösteriyor ki; insanız, kusurluyuz, bu nedenle de hata yapma lüksüne sahip olmalıyız, başka türlü (hayatı) öğrenemeyiz.
Hata yapma lüksüne sahip olmamız ne kadar gerekiyorsa aynı şekilde yüce gönüllü olmayı öğrenip affetmeyi de bilmemiz gerek, çünkü karşı tarafı affetmek aslında insanın kendisini içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarması, özgür bırakması demektir. Yazar, kitabın sonunda bundan dolayı olsa gerek affetmenin aslında karşı tarafa değil insanın kendisine yaptığı bir iyilik olduğunu anlatmaya çalışmış. Ve yine bu konuda önemli olan ise; geç kalmadan affetmeyi bilmektir..

Yazarın yalın (sade) anlatımı ve değindiği konular kitabın akıcı olmasına neden olan en etken unsurlar olmuş. Başarılı bir anlatım, başarılı bir kurgu ve bir çok ders alınacak konular içermekte kitap..

Her ne kadar mutlu son tercih edilsede bir çok okur tarafından, bu kitapta öyle bir son ne yazık ki yoktur, bu kötü mü...? Elbetteki değil, belkide sonunun bu şekilde olması da anlatılan öykünün inandırıcılığını korumasına neden olmuştur.. Zaten mutsuz bir son da yoktur, sadece yapılan bir tercih ve o tercihin sonucunda yaşanması gerekenler vardır... Daha açık yazmak isterdim bunu ama o zaman okuyacak okurlar için kitabın gizemi kalmayacaktır...

Herkese keyifli okumalar...

Güler Ayata, Veda'yı inceledi.
16 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

işte gerçek bir Ayşe Kulin romanı...Acı dolu yıllar...Bir Osmanlı paşasının aile dramı ve Osmanlının hazin sonu...Kitabın son sayfalarında ağladım..

Sevda ALTUNTAŞ, Sevdalinka'yı inceledi.
18 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 6/10 puan

Kitap , Osmanlı öncesinde dini nedenlerle Haçlı Orduları tarafından , 1992 Savaşı’nda ise Sırplar ve Hırvatlar tarafından , Birinci ve İkinci dünya Savaşları sonrasında da sürekli soykırıma tabi tutulan ama asla yok edilemeyen Boşnak halkının acılarını anlatıyor.
"Büyük Sırbistan" hayalleri kuran Bosnalı Sırp'lar , Sırbistan'dan aldıkları askeri yardımlarla Bosna'da bir Sırp Cumhuriyeti kurduklarını ilan ettiler.
Kendi bölgelerinde bulunan Müslüman Boşnaklardan da bu bölgeyi terk etmelerini istediler. Bunu hızlandırmak içinse sistematik bir soykırıma başvurdular.

Hareket eden her şeyi vurma emri veren bir zihniyet düşünün...
Kadın,erkek,bebek,çocuk,yaşlı ayırmayan bir yöntem düşünün...
Şehre giriş ve çıkışın yapılmadığını,gıdanın bittiğini,elinizdeki ürünlerin tükendiğini...
Temiz su şebekelerinin yok edildiğini , elektriğin olmadığını , yakacak odun ve kömürün bittiğini ...
Bebeğinizin,anne babanızın ya da en yakın dostunuzun gözlerinizin önünde bakımsızlıktan ve açlıktan öldüğünü düşünün...
Bebeğiniz ağladığı için Sırp askerleri tarafından pencereden fırlatılarak atıldığını !!!
BM , yardım gönderiyoruz diye 30 yıl öncesine ait konserveleri ve pirinç paketlerini sizlere yolladığını düşünün...
En acısı da etnik temizliğin bir parçası olan ve sırp askerlerinin kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz ettiğine şahit olduğunuzu düşünün.

Bir hafta süren katliam 2. Dünya Savaşı'ından sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak tarihte yerini aldı.

Ratko Mladiç ; ülkemi ve milletimi koruyordum , diyerek çıkarıldığı mahkemede soykırım suçlamalarını reddetti. Ama ele geçirilen günlüğünde ;
''Müslümanları öldürmek sorun değil , 1 günde 50 bin kişiyi de öldürürüz...
Ancak onlar yine doğururlar. Önemli olan onları bu topraklardan tamamen sürmektir.'' yazıyordu.

Kitap başlarda çok sıkıcı ilerliyor.Gereksiz detaylarla da konunun çok fazla uzatılmış olduğunu düşünüyorum.Birçok yerde de oldukça fazla devrik cümle vardı ve bu da okuyucunun okurken sıkılmasına sebep oluyor. Açıkcası kitabın sadeleştirilip tekrar basılması gerektiğini düşünüyorum.
Sevdalinka ' nın , Sırpların Saraybosna’da yaptığı vahşetin ve soykırımın ne boyutta olduğunu anlayabilmek için , 1395 gün kuşatma altında kalan Boşnak halkının acılarını bir nebze de olsa anlayabilmek ve acılarına ortak olabilmek için okunması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.

İnsan onurunun tamamen ortadan kalktığı , vicdanın yok olduğu ve insanlığın kaybolduğu onurlu şehir Bosna ...
Sevdalinka kitabıyla acınızı bir kez daha paylaştım.

Bütün İncelemeleri Göster