Birol Öztürk

Birol Öztürk

Yazar
8.6/10
257 Kişi
·
825
Okunma
·
40
Beğeni
·
3995
Gösterim
Adı:
Birol Öztürk
Unvan:
Yazar
43 yaşında olmasına rağmen 16 yıldır Ordu Ticaret Borsası Genel Sekreterliği’ni başarıyla sürdüren Birol Öztürk, bu süre içinde Ordu’nun tarihi ve kültür değerlerini, unutulmayan efsanelerini, türkülerden yola çıkarak yaptığı araştırmalarla ortaya çıkardığı ilginç olayları romanlaştırdı. Karadeniz Bölgesi’ni ilgilendiren yakın siyasi tarihi ve isimleri ile sanatçılarını da kaleme alarak kitaplaştırdı.
Gazeteci Uğur Mumcu, aracına yerleştirilen bombanın infilak etmesiyle feci şekilde öldü.
Uğur Mumcu da, diğerleri gibi, sadece yazdı. Ne yumruk attı ne kurşun sıktı. Onun da affedilmez suçu buydu işte; yazmak.
"Beni sağcılar sevmez. Beni, solcular sevmez. Beni İslamcılar sevmez. Peki kardeşim, kim bu, benim albümlerimi alan milyonlarca insan? Kim bu, konserlerime gelen on binler?"

Ahmet KAYA
Birol Öztürk
Sayfa 46 - Gece Kitaplığı
Zulüm her zaman vardı, işkence hep ve her yerde vardı.. Zaman değişti, şartlar değişti, isimler değişti, şekil değişti zulüm ve işkence hep oldu...
Zalimin olduğu yerde zulüm de olacaktır.
Derler ki; aşkını ilk itiraf edenin kaybetme riski daha yüksekmiş. Ahmet Kaya, insanların adını söylemekten çekindikleri bir dönemde ülkesine olan aşkını en yüksek ve en yürekten sesle söylemişti.
Birol Öztürk
Sayfa 26 - Gece Kitaplığı
Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…
288 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
16 Kasım 2000...
Geçen onca yıla rağmen hâlâ seviliyor ve özleniyor olmak herkese nasip olmaz iki gözüm..
Hem seni anlamak hem de anmak adına çok samimi bir dille ve hasretle yazılan bu kitabı ruhuna atfediyorum.
mekanın cennet olsun.
305 syf.
·2 günde·9/10
Yazar sadece Yilmaz Guney in hayatini degil fikirlerini ve yaptigi isleride anlatiyor bu kitapta. Ilk sayfadan son sayfaya kadarda cok samimi bir dil kullanarak ustelik. Yilmaz Guney in yasadigi tarih ve gunumuzunde karsilastirmasini yapmis. Bir nefeste okudum diyebilirim :)
"Bana dunyada ulkem kadar yakin baska bir ulke yoktur"...
312 syf.
·Beğendi·10/10
Ne güzel bir kitap. Değeri çok sonradan anlaşılan güzel insan. Seni böyle şeylerle anmak ne güzel. Keşke sen yaşasaydın da biz hep kundakta kalsaydık.
312 syf.
·16 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ahmet Kaya efsanesi... Herkesin duyduğu ama çoğu insanın Ahmet Kaya’nın hikayesini bilmediği bir bir efsane.. Hayatını, şarkılarını, şarkılarının anlamlarını, düşüncelerini o kadar az biliyoruz ki ama sevmeye gelince hepimiz Ahmet Kaya seviyor ve dinliyoruz(!) Şarkılarını her zaman çok sevmişizdir evet. Kürtlerin son ses, ülkücülerin gizlice, solcuların kısık sesle dinlediği sestir Ahmet Kaya. O her düşünceden, her dilden, her dinden olan insanın gönlüne taht kurmuş bir adam. Çoğumuz şarkılarını aşkla yorumlayarak dinlerken aslında; şarkılarında çok daha öte şeylerden bahsedildiğini görebilmek gerek! Bir “kafama sıkar giderim” şarkısının sözleri bu ülkeden gitmeye mecbur bırakıldığı dönemdeki duygulara tercüman niteliğindedir. Ahmet Kaya ezilen halk için her daim sesini çıkartmış, onun için ses çıkarılması gereken zamanlarda sessizlikle yalnız kalmış ama kendisi için de ses çıkartmaya devam etmiştir. Bunu en iyi aktaran şarkılarından biri de “başkaldırıyorum” dur.
“Ahmet Kaya şarkıları, bu ülkenin sosyo-kültürel ve politik-psikolojik halinin kronolojik dökümüydü! “ diyor Birol ÖZTÜRK bu kitabında. Ve sizler Ahmet Kaya seviyorsanız, şarkılarına aşıksanız ya da şarkılarını sadece efkarlı olduğunuzda dinliyorsanız, hepsini geçtim sadece bir kere bile Ahmet Kaya dinlemiş ve beğenmişseniz onu tanımak için bu kitabı okuyun derim. O’nun, sadece şarkılardan ibaret olmadığını bilmelisiniz ve dilden dile aktarılan kulaktan dogma bilgilerle değil de asıl gerçeklerle onu tanımalısınız. Keyifli okumalar :)
269 syf.
Ikinci kezdir elime aldığım bu güzel ve bi o kadar değerli kitabı çoğu yerinde üzülüp okurken, çoğu yerinde sinirlendim.
Kendi dilinde bir şarkı söyleyeceğim ve bunu da yayinlayacak cesaretli ınsanlar vardır diyen bir insana karşı linç girişiminde bulunup, onu kendi topraklarında sürgün edilmesine sebeb insanlar oldu.
Yalan yanlış montajlarla Ahmet Kaya'yi başka bir kimliğe veya partiye aitmiş gibi gösterdiler. Bunun vebali kim ödeyecek bilmiyorum ama umarım en ağır sekil de öderler.
Tarihe bakıldığı zaman yabancı devletlerle olan mücadelelerimiz gün gibi ortada o dillerde her yerde serbest bir sekil de şarkı dinlenip, söyleniyor.
Ama Türkiye adi altında yaşanan bir ırk ve dil bu kadar hor görüldü buna ne denir.
Evet Ahmet Kaya başlı başına dev bir sanatçıydı bunun gerçeğini kimse değiştirmeyecek.
O geceye gelirsek eğer;
Orda milli marşlar okuması kadar saçma bir şey yoktu. O marşlar hepimizindi, vatanın da bizim olduğu gibi.
Vatan kurtarıldı mi ?
Ahmet Kaya yok artık!
Bu güzel sözleriyle bitirmek istiyorum "Ben, klasik bir kadere teslim olmak istemiyorum ve öldükten sonra değil, şimdi anlaşılmak istiyorum."

Ahmet KAYA
305 syf.
·7 günde·Beğendi·6/10
Kitap yanlı bir bakış açısıyla oluşturulmamış. Bu bakımdan kitap okuyucuya doğru bir bakış açısı kazandırıyor. Yer yer gazete küpürleri ve fotoğraflar da okuyucuya sunulmuş. Fakat kitap yeterli değil. Yılmaz Güney'in sözlerinin sunulduğu kısma herhangi bir kaynakça sunulmamış ve kitabın editörü özellikle bu kısımda birçok yerde hatalar yapmış. Sözlerin arasından sitelerin linki silinmeden cümleler yerli yersiz bölünmüş.
235 syf.
·Puan vermedi
Yarin yanağından gayri herşeyi bölüşelim.
Yağmur çiseliyor, serezin esnaf çarşısında, bir bakırcı dükkanın karşısında
Bedrettinim bir ağaça aslıdır....
...Nazım Hikmet....
208 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Deli kadınlar iyidir.
Çünkü ne kahkahaları tutsak,
Ne gözyaşları sınırlı,
Ne arzuları mahpus,
Ne öfkeleri prangalıdır."

Çok başarılı bulduğum bir biyografi kitabıdır, Ahmed Arif’in değinilmeyen yönlerine değinmişsiniz tebrikler...
305 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Tanıştığımıza memnun oldum Yılmaz Güney. Çok severek okududuğum bir kitap oldu hem Güneyin hayatını öğrenirken hemde yazarın kendi düşüncelerini dile getirmesi kitaba ayrı bir lezzet katmış. Ülkenin geçmişteki siyasi özetide çok güzel yapılmış. Dünden bu güne ülkede hiç bir değişiklik olmadığını tüm çıplaklığı ile gördüm kendi adıma.
Hayatım boyunca ilke edip unutmayacağım sözlerden bir tanesi “ kuyunun dibindeki kurbağalar, gökyüzünü kuyu ağzı kadar sanırlarmış… Öyledir işte, herkesin gökyüzü, tepesindeki kuyunun ağzı kadardı. Bu yüzdendir insanları fütursuzca eleştirmeniz. Olaylara sadece kendi gökyüzünüzden bakmanız.
288 syf.
·Beğendi·10/10
Yazar, Ahmet'i şarkı şarkı, biyografi olarak ele almış. Kitabın son sayfasını geçip, kapağını kapattığımda, dilimde "Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor" ezgisi vardı... Ahmet'in bir konserine gidememiş olmanın ağırlığı çöküyor insanın içine. Bir hayvan ciğeri kadar ağırdır bu duygu inanın!
- Kancık zihniyetin, su gibi harcadığı bu insanın özlemi hiç dinmeyecek... Memleketinin dağına, taşına, göğüne hasret göçtü bu Ahmet!
Özlemlerimize, sevdamıza, öfkemize ve kadehlerimize yoldaşlık etti hep. Ediyor ve etmeye devam edecek!

Yazarın biyografisi

Adı:
Birol Öztürk
Unvan:
Yazar
43 yaşında olmasına rağmen 16 yıldır Ordu Ticaret Borsası Genel Sekreterliği’ni başarıyla sürdüren Birol Öztürk, bu süre içinde Ordu’nun tarihi ve kültür değerlerini, unutulmayan efsanelerini, türkülerden yola çıkarak yaptığı araştırmalarla ortaya çıkardığı ilginç olayları romanlaştırdı. Karadeniz Bölgesi’ni ilgilendiren yakın siyasi tarihi ve isimleri ile sanatçılarını da kaleme alarak kitaplaştırdı.

Yazar istatistikleri

  • 40 okur beğendi.
  • 825 okur okudu.
  • 41 okur okuyor.
  • 476 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.