Emma Donoghue

Emma Donoghue

Yazar
8.2/10
28 Kişi
·
76
Okunma
·
0
Beğeni
·
688
Gösterim
Adı:
Emma Donoghue
Unvan:
İrlandalı yazar
Doğum:
Dublin, İrlanda, 24 Ekim 1969
1969'’da Dublin'’de doğan Emma Donoghue, çağdaş ve tarihsel kurmaca yazarı. Ayrıca sahne ve radyo oyunları ve edebiyat tarihi yazıyor. Hayat arkadaşı ve iki küçük çocuğuyla birlikte Kanada’'nın Ontario eyaletindeki London kentinde oturuyor.
" Ben bir kekten yapılsaydım, başka biri yemeden önce kendi kendimi siler süpürürdüm. "
Emma Donoghue
Sayfa 35 - Doğan Kitap
" Dışarısı'nın her şeyi var. Kayaklar veya havai fişekler ya da adalar veya asansörler yahut yoyolar gibi bir şeyi her düşündüğümde, bunların gerçek olduğunu, Dışarısı'nda hep birlikte var olduklarını hatırlamam gerekiyor. Bu düşünce başımı yoruyor. Ve insanlar da, itfaiyeciler öğretmenler soyguncular bebekler azizler futbolcular ve her çeşit insanlar, hepsi gerçek olarak Dışarısı'nda varlar. Ama ben orada değilim, ben ve Anne, orada olmayan bir tek biziz. Biz gene de gerçek miyiz? "
Emma Donoghue
Sayfa 75 - Doğan Kitap
“Ama ben bir şeyi isteyince hep istiyorum, çikolatalar gibi, çikolataları asla çok fazla kez yemiş olmuyorum”
Emma Donoghue
Sayfa 61 - DK
“ Dünyada kişilerin her zaman gergin olduklarını ve hiç zamanları olmadığını fark ediyorum. Büyükanne bile sık sık söylüyor bunu, ama onun ve Cicidede’nin işleri yok, bu yüzden işleri olan kişilerin hem işlerini yapıp hem nasıl yaşayabildiklerini bilmiyorum. Oda’da ben ve Anne’nin her şey için zamanımız oluyordu.”
Emma Donoghue
Sayfa 261 - DK
“Ona örümcek ağını anlatmıyorum. Anne’nin değil benim olan bir şeye sahip olmak garip. Başka her şey bizim. Sanırım bedenim ve kafamdaki düşünceler benim. Ama hücrelerim onun hücrelerinden yapılma bu yüzden ben bir çeşit ona aidim. Ayrıca ne düşündüğümü söylediğim zamanlar o da bana ne düşündüğünü söylüyor, birimizin fikirleri öbürünün kafasına sıçrıyor, tıpkı sarının üstüne mavi pastel sürüp yeşil yapmak gibi.”
Emma Donoghue
Sayfa 21 - DK
296 syf.
Tanıtımına aldanarak okuduğum kitaplardan birisi daha.. Kaçırılan bir genç kızın bir odada yaşamaya mahkum edilmesi , doğurduğu çocuğu sayesinde kurtuluşu anlatılıyor. Ama heyecanla başlayan kitap beklenilenden daha da basit bir sonla noktalanıyor..
296 syf.
·39 günde·Puan vermedi
Tez yazma sürecinde olduğumdan kitap okumaya istediğim kadar vakit ayıramıyorum maalesef. Yine de bir şeyler okumak istediğim için okuması nispeten kolay, akıcı bir dille yazılmış olduğunu düşündüğüm bu kitabı seçtim. Bu yüzden beklentilerimi karşıladı diyebilirim. Oldukça sürükleyici, özellikle başlarda insanın empati yapmaktan kaçınmak isteyeceği bir hikaye. Esas kahraman Jack'in gözünden olayları takip etmek ise zaman zaman hüzünlü, zaman zaman ilginç bir deneyim oldu benim için. Tavsiye ediyorum..
296 syf.
·Beğendi·9/10
Annenin 5 senelik odayla mücadelesi,Jack'in ise 5 yıl sonra gerçek dünyayla mücadelesi. Okurken o odada onlarla yaşayıp, sıkıntıya düşebilirsiniz. Bu sıkıntı Jack'in bakış açısıyla mükemmel bir şekilde bize aktarılıyor. Filmi çekilmemesine de hayret ettim doğrusu.
296 syf.
·Beğendi·10/10
Bir anne olarak kitabı okuduktan sonra bu kadar çok imkan,bu kadar çok oyuncak,bu kadar çok yiyecek çeşidi varken çocukları nasıl doyumsuz yetiştirdiğimize kahrolduğum bir kitap.Tavsiye ediyorum.
296 syf.
·12 günde·10/10
Beş yaşındaki Jack için "Oda" bütün dünyadır. Onun yuvasıdır. Ama annesi için orası 7 yıldır tutsak edildiği bir zindandan başka bir şey değildir. Daha 19 yaşındayken Yaşlı Nick (anne ve çocuk adamı böyle adlandırıyorlar) tarafından kaçırılmış ve bu odaya hapsedilmiş. Defalarca Yaşlı Nick tarafından tecavüze uğramış ve sonucunda da Jack dünyaya gelmiştir. Ama kadın hiçbir zaman Jack'e babasının Yaşlı Nick olduğunu söylemiyor, hatta Yaşlı Nick'in çocuğu görmesine bile izin vermiyor. Derken Jack 5 yaşına giriyor ve annesi Büyük Firar'ı gerçekleştirmeleri için Jack'i ikna ediyor. İşte asıl kaos bu firardan sonra başlıyor onlar için.
Tüm olaylar Jack'in ağzından anlatılıyor. Muazzam bir eser.
296 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir yıl önce haberlerde duymuştum olayı, kan donduran türdendi. Daha sonra  konuyu işleyen bir kitap buldum. Kitabın her bir sayfasını okurken oradasınız ve farkında olmadan kalp atışınız konuyla birlikte atmakta. Duygu yoğunluğuyla birlikte derin psikolojik bir etkiyle sizi etkiliyor. Hele birde kadın ve anne olunca her şey iki katı oluyor. Yazar olay örgüsünü çok güzel işlemiş. Özellikle betimleme kısmı büsbütün okuyucuyu olayın içine çekmekte. Kitabın dili oldukça akıcı ve açık. Dinlemek, görmek başka ama okumak çok başka oluyor.

Kitap konusunu, yaşanmış bir olaydan almakta. Olaylar bir çocuğun gözüyle anlatılmaktadır.

On dokuzunda bir üniversite öğrencisiyken kırk-elli yaşlarında biri tarafından köpeğim hasta yalanıyla kandırılıp kaçırılan  genç bir kız,bir bahçede müştemilat tarzı bir yerin zamin katı özel bir şekilde tasrlanarak oluşturulmuş bir yere hapsedilir ve  bedeninden yararlanılmaktadır. Bu esnada iki çocuğu olur ilk çocuğu - kız-kordon dolanmasıyla ölür ve ikinci çocuğu Jack dünyaya gelir. Havasız bir ortamda çocuk büyüten annenin elinden geldiğince onu her bakımdan büyütmeye ve eğitmeye çalışması. Daha sonra kaçış ve sonrasında yeniden yaşama tutunması anlatılıyor.
Kitabın en can alıcı noktası ses geçirmez izolasyonlu, çelik levhalar ve mantar ahşaplarla etrafı kapatılmış, ışık görmeyen karanlık bir odada beş yaşına gelmiş bir çocuk büyütmek.
296 syf.
·10 günde
Ben kitabın İngilizce halini okudum. Hikayelerden sonra, İngilizce'mi geliştirmek için okuduğum ilk roman oldu. Okunuşu kolay bir kitap. Kullanılan dil ağır değil. Benim gibi sadece İngilizce'sini geliştirmek için okuyacaklara önerebilirim ama zaten İngilizce'ye hakimseniz bunun yerine diğer kitaplara yönelin derim. Evet olay örgüsü güzel olabilir ama yazar detaylara ve betimlemelere biraz fazla yer vermiş. Benim için bir yerden sonra sıkıcı oldu açıkçası.
296 syf.
·22 günde·7/10
Hikaye kaçırılan bir kızın bir odaya kapatılıp 7 yıl boyunca orada çocuğu ile verdiği mücadele...konusu 2006 yılında ABD 'de bir babanın öz kızını kaçırıp 24 yıl tecavüz edip birde öz kızından 7 çocuk yapmasından esinlenilmiş sanırım ..Yazar çocuğun bakış açısıyla anlatmış konu itibariyle değişik bir kitaptı ...Ama benim için birşeyler eksik gibiydi daha bir gerilim daha bir heycan daha bir dramatik beklemiştim Herşey olması gerektiği rutinde ard arda oluverdi sonunda olması gereken şey sanki en başta oldu Onun için çokta istediğimi alamadım ama anlatımı yalın hızlı giden bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Emma Donoghue
Unvan:
İrlandalı yazar
Doğum:
Dublin, İrlanda, 24 Ekim 1969
1969'’da Dublin'’de doğan Emma Donoghue, çağdaş ve tarihsel kurmaca yazarı. Ayrıca sahne ve radyo oyunları ve edebiyat tarihi yazıyor. Hayat arkadaşı ve iki küçük çocuğuyla birlikte Kanada’'nın Ontario eyaletindeki London kentinde oturuyor.

Yazar istatistikleri

  • 76 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 38 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.