Yıllarca tıptaki geleneksel görüş şuydu: Bir kez erişkinliğe ulaştığımızda, nöronlarımızın sayısı artmaz, giderek azalır ve beynimizin beyin esnekliği olarak bilinen yeni zorluklara uyum sağlama becerisi sona erer.
Daha yakın tarihli araştırmalar, bunlardan hiçbirinin doğru olmadığını ortaya koyuyor. Beyinlerimiz, koşullar gerektirdiğinde ileri yaşlara dek yeni nöronlar oluşturmaya son derece elverişlidir ve beyin esnekliği yaşla birlikte sona ermez.
Microsoft ve Google, başarılarının insan sermayesine dayalı olduğunu çok iyi biliyorlar. İki şirket de, işe aldıkları kişilerin keskin zekâsıyla ve işe başvuranlara uyguladıkları son derece katı testleriyle ünlü. Bill Gates, en zeki yirmi kişi çıkarılırsa, Microsoft'un sıradan bir şirket haline geleceğini söylüyor ayrıca şirkettekilere kurumlarının temel becerisinin ne olduğunu sorarsanız, yazılımla ilgili herhangi bir şey söylemezler size. Bu becerinin işe alma olduğunu söylerler.
Kıt kaynağın hangisi olduğunu bilirler.
Fransa'daki INSEAD İşletme Fakültesi'nden ve ABD Deniz İhtisas Okulu'ndan araştırmacılar bu olguya "deneyim tuzağı" adını veriyorlar. Bu araştırmacilarin anahtar bulguları şöyle; şirketler tipik bir tutumla deneyimli yöneticilere önem verirken, titiz araştırmalar genellikle "deneyimli yöneticiler"in "daha üstün sonuçlar elde etmediklerini" gösteriyor.
Deneyim değilmiş. Çevremizde son derece deneyimli olup hiçbir biçimde üstün başarıya ulaşmamış insanların olması bir yana, birçok alanda bazı kişilerin bir işi yıllarca yaptıktan sonra aslında o işi daha kötü yapar hale geldiklerine ilişkin kanıtlar da gördük.