Her şeyden önce kitaptan nasıl haberim oldu, onunla başlayayım. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit film serileri ile tanınan Peter Jackson'ın Aralık ayında gösterime girecek olan son filmi "Mortal Engines" Yürüyen Kentler roman serisinin ilk kitabının uyarlaması. Film trailerlardan gözlemlendiği kadarıyla filmin görsel bir şölen olduğu ve en azından bu bağlamda sinema tarihindeki yerini alacağı söylenebilir. Fantastik olarak tanımlanan türü hariç bırakırsak Hollywood sinemasından pek haz eden bir insan olmadığımı söyleyebilirim. Film trailerlarında yer alan görseller beni heyecanlandırmadı der isem yalan olur. Yani filmi görmeye gideceğim. Hollywood sektöründe üretilen pek çok üründe olduğu gibi bu metninde deformasyona uğrama tehlikesi var. Her uyarlama birebir metne kalacak diye bir kural olmamakla beraber -ki zaten bu sanatın doğasına aykırıdır- işaret ettiğim deformasyon, metnin içinin boşaltılıp boşaltılmamasına yönelik bir endişe olarak tanımlanabilir. İşte bu bağlam içerisinde Philip Reeve'e ait yeni tanıştığım bu metni okunacaklar listemde ön sıraya aldım. İyi ki de öyle yapmışım. Distopik bir eser olan metnin anlatısının bir action kurguya dönüştürülme ihtimali çok yüksek. Çevirisinin iyi yapıldığını düşündüğüm metin akıcı bir olay kurgusuna sahip. Distopik bir manzara çerçevesinde tasvir edilen ve fantastik bir yanının da bulunduğu söylenebilecek dünya düzeni, romanın hemen başında içerisine çekiyor okuyucusunu. En azından bende öyle oldu diyelim. Satırlar ilerledikçe ve alt metni okudukça romanın salt bir distopya olmadığını fark ediyorsunuz. Spoiler vermemek adına karakterlere ve epizotlara değinmeden metnin kendisini kapitalist sisteme dayayan emperyalizm ideolojisi ile küreselleşen dünya alegorisi ve eleştirisi olduğunu söyleyebilirim. Yazar sistem